duaların kabul edilmemesi

1 /
publius cornelius scipio africanus
kabul edilmeme sebebi insanın kendisidir. eğer bir şeyler "almayı" utanılacak bir şey, zayıfça bir davranış olarak görüyorsanız dualarınızın önüne set çekersiniz. bir şey isterken şarta bağlamayın, "şu olursa şunu istiyorum" yerine direkt "şunu istiyorum" deyin. duanız kabul olmuş gibi düşünün, "olursa şöyle yaparım" hayali değil; "zaten oldu, şunu yapıyorum" şeklinde imgelemek... duanız kabul olmuş gibi düşünmekle kalmayın, bu bilinci tam olarak yaşayabilmek için dua gerçekleşmiş gibi yaşayın. isteğiniz paraysa para harcayın, bilinçaltınız "benim param var" mesajını almaya devam eder. bilinçaltınız değişirse realiteniz değişir.

son olarak, şükredin...
son bizans imparatoru
şartlarına uygunsa dua kabul olur. hadis-i şerifte, (rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten haya eder, edilen duayı kabul eder) buyuruldu. (tirmizi)

duanın kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [deylemi]

yapılacak işlerden bazıları şöyledir:
önce günahlara tevbe etmeli, istigfar okumalı, sadaka vermeli, imanını düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, iki diz üzerine kıbleye karşı oturup, duaya başlarken, sübhane rabbiyel aliyyil a'lel vehhab demeli, euzü besmele çekip hamd ve salevat okumalı, duayı üçten fazla söylemeli! kabul olmadı diyerek ümit kesmemeli, kabul olana kadar uzun zaman tekrar etmelidir! (feraid)

hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(siz, kabul edileceğine yakînen inanarak, allah'a dua ediniz. allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [tirmizi]

(emr-i marufu bırakırsanız dualarınız kabul olmaz.) [bezzar]

(bid'at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz.) [deylemi]

(kızını fâsıkla evlendirenin duası kabul olmaz.) [şir'a]

farzları yapmayanın, mesela namaz kılmayanın duası kabul olmaz.
haramlardan sakınmayanın duası kabul olmaz. ebülleys-i semerkandi hazretleri, (haram yiyenin, gıybet edenin ve haset edenin duası kabul olmaz) buyuruyor. hadis-i şerifte de, (duanın kabul olması için, yenilen ve giyilen helal olmalıdır) buyuruluyor. (tergib-üs-salât)

ihlaslı ve salih olmaya çalışmalı. kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(ihlaslı olarak dua edin!) [mümin 14, 65]

(allahü teâlâ, ancak takva sahiplerinin [salihlerin amellerini, dualarını] kabul eder.) [maide 27]

evliyayı vesile ederek, dua etmeli. buhari'deki hadis-i şerifte, duanın kabul olması için, peygamberleri ve salihleri vesile etmek gerektiği bildirilmektedir. (hısn-ül-hasin)

mesela silsile-i aliyyenin isimleri okunup onların hürmetine dua edilmeli.
din kardeşine gıyabında dua etmeli. hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(müminin din kardeşi için, arkasından yaptığı hayır dua kabul olur. bir melek, allah bu iyiliği sana da versin der. meleğin duası reddedilmez.) [ibni ebi şeybe]

beş vakit namazı doğru ve severek kılmalı ve sonra dua etmeli. hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [buhari]

yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(allahü teâlâ buyuruyor ki: büyüklenmeyen, gününü allah'ı anmakla geçiren, [allah'ın razı olduğu işleri yapan] günahta ısrar etmeyip istigfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. böyle bir kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse, dualarını kabul ederim.) [darekutni]

(gizli-açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin.) [ibni mace]

(allahü teâlâ, duanızı kabul eder. dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! allah'tan çok isteyiniz! çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [buhari]

(kim, yunus aleyhisselamın balığın karnında iken ettiği duayı okursa, duası kabul olur.) [tirmizi]

(birinize dert ve bela gelince, yunus peygamberin duasını okusun! allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. dua şudur: "la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin") [tirmizi]

(duasının kabul olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!) [ibni ebiddünya]

(istigfara devam eden, her türlü sıkıntıdan ve geçim darlığından kurtulur, ferahlığa çıkar, ummadığı yerden rızka kavuşur.) [nesai]

(sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen kimse, refahta iken çok dua etsin!) [tirmizi]

(sıkıntılı veya borçlu bir kimse, bin kere "la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [şir'a]

sual: evlilik için dua ettim, kabul olmadı. sebebi nedir?
cevap
evlenmeyi istemek normaldir. ancak her evlilik mutlaka hayırlı olur mu? çok az da olsa, evlilik bir kimsenin dünya ve ahiret felaketine sebep olabilir. ne olursa olsun evlenmeyi değil de, mutlaka hayırlı olanını istemelidir. hayırsız bir evlilik yerine bekârlığı tercih etmelidir!

esas hayat, ahiret hayatıdır. muhteşem bir hayat sürülse de, dünya geçicidir. akıllı, ahiretini düşünüp, (ya rabbi evlilik hakkımda hayırlı ise nasip et) diye dua eder. kur'an-ı kerimde, (dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise (rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten haya eder) buyuruldu. (tirmizi)

(duam kabul olmadı) demek yanlıştır. hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükafatını bulur.) [deylemi]

allahü teâlâ, kıyamette, duası dünyada kabul edilmeyen kula (dünyada ettiğin duana karşılık şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (keşke dünyada hiçbir duam kabul edilmeseydi) diyecektir. (t.gafilin)

allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. duanın faydaları çoktur. hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(dua, işlenen günahlara kefarettir.) [ibni hibban]

(dua, bela gelirken korur.) [şir'a]

allahü teâlâ, isteyene verir. dua etmenin, istemenin de şartları vardır. bu şartlara riayet eden arzusuna kavuşur. hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(allahü teâlâ, sabra gayret edeni muvaffak kılar, iffet talep edeni de iffetli, istigna edeni de gani kılar.) [hakim]

(hayır isteyen hayra kavuşur. şerden sakınan da korunmuş olur.) [hatib]

demek ki, sabreden başarır, namuslu olmak isteyen ve insanlara muhtaç olmak istemeyen arzusuna kavuşur. arayan mevlasını, azan belasını bulur.

sevilen kulun duası gecikir mi?
sual: allahü teâlânın, sevdiği kulunun dua etmesini sevdiği için, duasını geciktirdiği doğru mudur?
cevap
öyle durumlar da olabilir. peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle anlatıyor:
(allahü teâlâ bir kulunu severse veya onun sevgili bir kul olmasını isterse, üstüne bardaktan boşanırcasına musibet yağdırır, onun üzerine ardı ardına belalar gönderir. bu kimse dua ederse, cebrail aleyhisselam der ki:
— ya rabbi bu sevgili kulun istediğinin verilmemesinin hikmeti nedir ki?
allahü teâlâ buyurur ki:
— ben onun sesini dinlemeyi seviyorum. bırakın, duaya devam etsin!

kul, ya rabbi der, allahü teâlâ lebbeyk der, (senin her istediğini vereceğim ve memnun edeceğim. izzetime yemin ederim ki, ne dua edersen kabul edeceğim, ne istersen vereceğim; ancak bu isteklerini ya dünyada veya ahirette veririm. ahirette verirsem daha üstününü verir, daha büyük belaları üzerinden def ederim) buyurur.

kıyamet günü, teraziler kurulur, namaz ehli getirilir, karşılığını tam alırlar. oruç tutanlar getirilir, karşılığını tam alırlar. zekât ehli getirilir, onlar da karşılığını tam alırlar. hac ehli getirilir, onlar da karşılığını tam alırlar. belaya, musibete uğrayanlar getirilir, onlar için terazi kurulmaz, ücretleri, mükâfatları tartısız bol bol verilir. bunlara verilen sevabların büyüklüğünü görenler, (keşke bizim de dünyada vücutlarımız makaslarla doğransaydı da, biz de böyle büyük nimetlere kavuşsaydık) derler. işte şu mealdeki âyet-i kerime bunu bildiriyor:
(ey îman eden kullarım, rabbinizden [emir ve yasaklarına riayetsizlikten] korkun. bu dünyada [allahü teâlâya itaat ederek] iyi iş yapanlar için, [ahirette] bir güzellik [cennet] vardır. allah'ın toprağı yeryüzü geniştir. [kâfirler içinde daraldığınız zaman, başka ülkelere hicret edebilirsiniz.] ancak [ibâdete, taate, belâlara ve vatanından ayrılıp hicretin güçlüklerine] sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir.) [zümer 10] (dürr-ül mensûr – imam-ı süyûti)

dua kabul olur
sual: her dua kabul olur mu?
cevap
günah olmayan ve şartlarına uygun yapılan her dua kabul olur. allahü teâlâ kendisine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder. allahü teâlâ, (bana dua edin, kabul edeyim) buyuruyor. (mümin 60)

allahü teâlâ, kabul etmese böyle buyurur mu? (ben dua ediyorum, ama kabul olmuyor) demek yanlıştır. onunki de kabul olmuştur. mesela o kimse bir araba ister de, allahü teâlâ ona bir ev ihsan edebilir. o, arabayı alamadığı için duası kabul olmadı zanneder. duası sayesinde başına gelecek büyük bir bela önlenmiş olabilir. yahut dua sayesinde günahları affedilmiş olur veya âhirette çok büyük ihsanlara kavuşur. bu kabul edilme hususu, bir hadis-i şerifte şöyle açıklanıyor:
(meşru olarak dua eden mümin, şunlardan birine muhakkak kavuşur: kabul olur veya kabul edilmiş bir ibadet sevabı alır ve âhirette büyük nimetlere kavuşur. günahları affedilir veya iyilikleri artar yahut önlenmesini istediği o kötülüğün bir benzerinden, allahü teâlâ onu kurtarır. o hâlde dua etmeye devam edin! allah'ın ihsanı boldur. dünyada duası kabul olanlar, duası dünyada kabul olmayanlara, âhirette verilen nimetleri görünce, "keşke, bizim de dünyada dualarımız hiç kabul olmasaydı" diyeceklerdir.) [deylemî, hâkim]
1
son bizans imparatoru
dua bir ubudiyettir. bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.

bazen bir şey için dua edilir. fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. şayet istediğimiz şey elde edilse ve cenab-ı hak duamızı kabul etse nurun ala nur. ama zahiren kabul edilmese bile biz "duam kabul olmadı." demeyeceğiz. aksine "allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti." denilir.

hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

cenab-ı hak kur'an-ı kerim'de

"bana dua edin size cevap vereyim." (mü'min, 40/60)
buyurmaktadır. bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem allah "bana dua edin bende kabul edeyim" demiştir. neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette allah "cevap veririm" demektedir, "kabul ederim" dememektedir. nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen "ey hekim bana şu ilacı ver." elbette hekim sana cevap verir ve "buyurun." diye cevap verir. fakat istediğin şey ya hikmetsiz ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.

aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi cenab-ı hak bize ve dualarımıza cevap verir. ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:

- evvela, dua kabul çerçevesi dahilinde olacak.

- sonra, samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır.

- mümkünse, abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir.

- mübarek mevkilerde, özellikle mescit ve camilerde,

- mübarek zamanlarda, özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde,

- namazlardan sonra, özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi,
kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.

duanın çeşitleri var:

mesela sizin yarın bir imtihanınız var. bu imtihanın duası çalışmaktır. buna fiili dua denir.

çalışmayı yaptıktan sonra ellerinizi kaldırır "ya rabbi, bana hayırlısını nasip et." demeniz sözlü bir duadır. safi ve halis bir şekilde ve neticeye kanaat ederek dua etmek gerekir. çünkü, bazen istediğimiz bir şeyin hakkımızda hayırlı olmayacağını allah bilir fakat biz bilemeyiz. sonsuz rahmet sahibi allah'ımız da bunun hayırlı olmayacağını bildiğinden dolayı, farklı bir şekilde kabul eder.

hazreti meryem validemizin doğma vaktinde annesi o'nu mescide adar. ve o'nun erkek değil kız olduğunu görünce epey şaşırır ve üzülür. alimlerimiz bu durumu misal getirerek derler ki, allah muhakkak yaptığımız duaları kabul eder.

bazen daha farklı ve daha güzel bir surette kabul eder. işte hz. meryem yüz erkek değerinde bir kız. allah annesinin duasını kabul etmedi denilmemeli. aksine daha güzel bir surette kabul etti denilmelidir.

bazen de dünyada hiç kabul edilmedi zannedilir. fakat cennette daha ulvi ve güzel şekilde kabul edilir.
1
1 /