dublaj

1 /
anosias anosias
genellikle yabancı filmlerin, kendi dilimizde seslendirilmesi olarak kullanılmasına rağmen, aynı zamanda çekimi sessiz olarak gerçekleştirilen filmlerde de sonradan montaj aşamasının akabinde, oyuncuların stüdyoya kapanarak filme ses vermesi de dublajdır. genellikle ingilizce filmlerin dublajlı versiyonlarının izlenmesi, izleyiciler tarafından tercih edilmese de, hakim olunmayan bir dildeki filmi dublajlı izlemek, altyazılı izlemekten çok daha zevklidir.

dublaj konusunda türkiye çok ileri bir konumda bulunsa da, dublaj sanatçıları hak ettikleri kadar para alamadıkları için yakınmaktadırlar. örneğin shrek, garfied gibi animasyonların dublajları, dünyada yapılmış en iyi dublajlar olarak nitelendirilmektedir. buna rağmen, üstüne eğilinmesi gerekirken, daha ucuza seslendirme yaptıkları için tiyatro oyuncuları dublaj için tercih edilmekte ve kalite gittikçe düşmektedir.
fitnefücur fitnefücur
herkesin "ben de yapabilirim ne var ki?" diye düşündüğü ama aslında hiç de göründüğü gibi hatta duyulduğu gibi olmayan bir iştir. hem iyi bir diksiyona, hem iyi bir sese, hem iyi bir kulağa hem de oyunculuk yeteneğine ihtiyaç var. sesle oynayabilme kabiliyeti oldukça güç bir iştir. bu bir taklitten öte, tamamen oyunculuktur. dublaj, bir çeşit duysal tiyatrodur. ses verilen karakterle bir bağ kurmalı, o ağlarken aynı şeyleri hissedip ağlamalı, o gülerken aynı keyifle eğlenip gülebilmelidir seslendirmeci. uzun saatler havasız bir ortamda kalmaya dayanıklı olmalıdır. gece veya gündüz hazır olmalıdır konuşmaya. ve bir aşktır dublaj. emek isteyen, zaman isteyen, vermedinmi seni terkedebilen bir sevgili gibidir dublaj. türkiye'de çok kaliteli yapılan bir işti. fakat son yıllarda sadece önem verilen animasyon yapımlarda bu özeni görebiliyoruz. bunun da nedeni, ucuza çalıştırılmak istenen insanlar. konservatuar tiyatro bölümünden yeni mezun olmuş kişi nasılsa ucuza çalışır düşüncesi yerleşti. oysa her tiyatro bölümü mezunu yetenekli mi sayılmalı acaba? hal böyle olunca iş kalitesi düşmeye başladı. dublaj sektörü ciddi bir yatırım gerektirir. sadece cihazlar değil sanatçıya ödenecek bedeller de işin içine girmelidir. istanbul ve ankara'da bu işi gerçekten hakkını vererek yapan sanatçılara teşekkür ederim ama ucuza insan çalıştırmaya çalışan ve işin bokunu çıkaran kişilere de buradan selam ederim.
uçuçböceği uçuçböceği
çoğu kişinin kolay sandığı ama doğru düzgün şekilde yapılabilmesi için özel bir yetenek ve çaba gerektiren bir olaydır.
işi beceremeyenler komik duruma düşerken, hakkıyla yapanlara saygı duyulur.
palmira palmira
mahşer i cümbüş grubunun kendi televizyon programları içinde geçen bir bölüm olup doğaçlama olarak yaptıkları seslendirmedir.gerçekten takdire şayandır.
misuf misuf
seslendirme sırasında alıştığımız, karakterlerle eşleştirdiğimiz seslerin değişmesinin, seyredileni ne kadar etkilediğini fark ettirmiştir. alt tarafı jetgiller seyrediyorum ulan, bu kadar da etkilenilmez ki bir george jetson'ın, elroy'un sesinin alıştığımız sesinden farklı olmasından.
adrian adrian
vaktiyle başka ülkelerde ne derece kaliteli yapıldığınıda araştırmış biri olarak söyleyebilirim ki türkiye de gerçekten iyi icra edilen iş.
herkes öyle dediğin için değil, gerçekten öyle olduğu için.
hatta kendimce en iyi sanatçılardan bir demet sunmak isterim,
öncelikle;

(bkz: sezai aydın)
seslendirdiği isimle bütünleşen sanatçılardandır.
fred çakmaktaş tan sylvester stallone a, robert de niro dan, joe dalton a kadar çok sayıda tv karakterine ses vermiştir. dublaj dendiği vakit ilk aklıma gelen isimlerdendir diyebilirim. inanılmaz başarılı işleri vardır. en basitinden fred çakmaktaş duş alırken söylediği ''su gelir güldür güldür'' türküsüne bile aralıksız bir saat gülersiniz. bugün türkiye de yapılan dublaj işine bok atanların sezai aydın ın rocky serisindeki ve iyi kötü çirkin deki performansını bir kez daha izlemesini rica ederim. rocky karısına öyle bir ''addriiiannnnn'' diyorki hala ismimi gören yazarların ilk hatırladıkları şey bu.. sırf o performans yüzünden işte bu.

the good the bad and the ugly de çirkin karakterini öyle seslendirmiştir ki eli wallach gibi müthiş bir tiyatrocu bile kendini öyle seslendiremezdi.. adım gibi eminim buna.

(bkz: arda aydın)
sezai aydın ın oğlu, ''yeni nesil'' dendimi eline su dökecek kimseyi tanımam. mükemmel bir ses tonuna sahiptir. nasıl bir genetik anlamadım ama ''sezai aydın ın oğlu da ancak bu kadar harika bir sese sahip olabilirdi zaten'' diyorsunuz ilk duyuşunuzda..
yenilerden örnek vermek gerekirse, transformers ta oyunuculuğuyla parmak ısırtan başrol elemanına ses vermiştir en son.
eleman türkçe dublajını izleseydi filmin, kelimeleri anlamasa bile, uyuma şapka çıkarırdı.. iddia ediyorum.

(bkz: fatih özacun)
hani amerikan filmlerinde görüpte taklitlerini yaptığımız zenci elemanlar olur ya.. işte o elemanların %80 inin sesidir bu adam.
''hadiiii dostum senin problemin ne haaa'' veya
''senin lanet olası tek sorunun kıçının başından büyük olması dostum'' vs... gibi replikleri türk gençliğinin diline dolayan kişi budur işte.
birçoğunuzun aklına bile gelmez bir amerikan komedi filmini izlerken, ''hmm iyi sahneydi ama seslendirmen yedi canıım espriyiii'' fikri. çünkü bunu hissettirmez böyle üstadlar. filmden hiçbirşey çalmazlar.. aksine ruh katarlar...
onu da son dönemde ülker krispi reklamlarından hatırlar bilenler.
- bir çıtırtı mı duydun ?
+korkma, krispi bu..

ayrıca bir facebook muhabettimiz esnasında dublaj sanatının şu an geçtiği yolların ne denli sarp yollar olduğunu anlatırken vefasız izleyicidende şikayet etmişti. bence sonuna kadarda haklıydı.

(bkz: ziya kürküt)
sahrap soysal ile her eve lazım diye bir proğram yapıyor bu ara.
çizgi film karakterlerine ses veriyor genelde. catdog da köpeği seslendirirdi mesela. onun dışında lion king ve tarzan gibi çizgifilmlerden de hatırlanabilir.
ancak ben 25th hours taki performansına oldum olası hastayımdır. hele ki filmin henüz en başlarında, köpek hakkında '' halaaaa saldırgan diiiiil mi ?'' gibi bir repliği vardır ki, bir cümle ile insan işinde nasıl bir usta olduğunu ancak böyle ortaya koyabilir. üşenmeyin, açın izleyin.

(bkz: zekai müftüoğlu)
kaybettiğimiz ustalardandır. kurtlar vadisindeki akrep bekir dersem, hatırlayabilirsiniz. yine the good the bad and the ugly de 'kötü' karakterine ses vermiştir. bir insan ancak bu kadar dolu dolu bir ses tonuna sahip olabilir.. nasıl tarif ederim onu bile bilmiyorum... bence yaşasaydı bugün türkiye nin en iyi 3 dublaj sanatçısından biriydi tartışmasız..
tüm bunların dışında belgesel seslendirme konusunda da üstüne tanımam.
kendisi genelde polisiye belgesellere ses verirdi. bir cinayetin hikayesini iliklerinize işlerdi o ses. çocuk yaşta bile takib ederdim kendisini.
allah rahmet eylesin.

(bkz: murat şen)
tyler durden, constantine, legolas, jack sparrow, neo, harry potter da prof. quirrel gibi karakterlere ses vermiştir.
izlediğiniz her 3 filmin en az birinde kesinlikle bir payı vardır. yukarıda saydığımız isimler onu açıklıyor zaten, uzuuun uzun anlatmaya gerek bile yok aslında.
ancak şuna değinmeden geçmek olmaz, tyler durden performansı inanılmazdır. şahsen fight club ün türkçe dublajlısını orjinalinden daha çok seven biri olarak kendisine büyük hayranlık beslerim.
adam tyler ın, brad pitt ten eksik kalan yanlarını tamamlamış adeta. tyler a özgü bohem tarzı, yaşar gibi aktarmıştır izleyiciye.
gerçek tyler ile * tanıştıkları sahne, marla singer la ilk kez birlikte oldukları gecenin sabahında söyledikleri, fight club üyelerine hitaben anlattıkları şeyler, gibi hayranlık beslenen bir çok replikte onun payı çok büyük. bunu kabul etmek gerek.

(bkz: sungun babacan)
daha bir çok ustanın hakkını yemekten korkmasam bu adama türkiye nin en iyisi demekten hiç çekinmem. dünya da sayılıdır bana kalırsa öylesi bir ses. tam yaşını bilmiyorum ama 40 tan aşağı olduğunu sanmam. buna rağmen 20 lik çocuğu seslendirse ''niye seslendirmiş'' demem. herkese gidiyor adamdaki ses. çok acayip.
onun dublajını yaptkları içinde süpermen, duffy duck, kurbağa kermit gibi karakterler ilk aklıma gelenler.

sıradan bir zap esnasında bile onun sesine rastlamak çok olasıdır. hatta bu yüzden ilgisiz alakasız proğramlara takılmama bile sebep olur..
bazen düşünüyorum, öyle bir sese sahip olsam günlük hayatta filan ne biçim olurdu be...
bakkala '2 ekmek 1 marlboro verir misin?' desem, bakkal o sese kimbilir nerelerini verir ?

(bkz: yekta kopan)
sungun babacan dan bahsederken daha bir çok ustanın hakkını yemekten korkmama sebeb olan kişilerin başında gelir kendisi. ntv deki gece gündüz ile yüzü görünür oldu tv lerde. onun dışında hep sesi ile bilirdik bugune dek. iddia ediyorum, jim carrey türkiye de onun sayesinde bu kadar komiktir. şimdi;
bu adamı bilip tanıyıpta, jim carrey i nasıl seslendirdiğini hatırlayıpta, ''türkiye de dublaj çok rererö ıyk vıyk'' diyen adamın kulağına sıçmak lazım afedersiniz...

fight club ta edward norton u seslendirmiştir aynı zamanda. en çok aklımda kalan işlerinden bir diğeride budur mesela.

(bkz: ali düşenkalkar)
tv dizilerinde görürüz daha çok.
tv de ki wilco nun karavanında, x files ta dedektif mulder da, v for vendetta da v karakterinde duyarız sesini. mükemmel bir sese sahiptir yine.

(bkz: serkan altunorak)
bir dönem show tv de yayınlanan ve sonra gerizekalı kimi sebeplerle yayından kaldırılan sınıf dizisinde başroldeki umut karakteri idi kendisi.
yıllardır dilimize dolaşan bugs bunny repliklerinin çoğunu onun ağzından duymuşuzdur. ayrıca red kit in köpeği rin tin tin ve karayip korsanları 1 de orlando bloom u seslendiren kişidir. genç isimlerden izlediklerim arasında, en iyilerden diyebilirim. zira aklımda kalmış zaten.

(bkz: volkan ateş akyılmaz)
bizzat mel gibson un onayladığı ve genellikle mel gibson u seslendiren bir sanatçıdır. tam bilgi sahibi değilim ancak aktörler kolay kolay dublaj sanatçılarına bel bağlamıyorlar, gibson bu sese gerçekten güvenmiş olmalı..
bunun dışında, andy garcia richard gere gibi çok ünlü isimleride seslendirmiş bir sanatçıdır.
asmalı konak ta özcan deniz i seslendirmişti. hatırlayanlar için.

(bkz: birtanem coşkun candaner)
en bilindik kadın seslerden biridir. en çok güney amerikalı şarkıcı thalia nın oynadığı pembe dizilerden akılda kalmıştır sesi.
sanırım hollywood da seslendirmediği aktrist kalmamıştır.

(bkz: umut tabak)
genç nesilin yine en iyi isimlerinden birisidir. şahsen ben polat alemdar ile birlikte tanıştım kendisiyle, sık sık murat şen ile karıştırırdım kendisini. sonralardan türk dizilerindeki her üç kişiden birini seslendirir hale gelince alıştık, hatta sıkıldık diyebilirim.
beni seslendirse tohaf karşılamam artık. her taşın altından o çıkıyor nitekim.
bir süre inzivaya çekilmesini ve müthiş bir geri dönüş ile kulaklarımızdaki pası almasını temenni ediyorum.

(bkz: köksal engür)
spongebob squarepants te squid ward u seslendirmiştir ancak en bilinen işi tartışmasız redkit tir.
vizontele de televiyonu kasabaya getiren kişidir. bilmeyen orda hatırlayabilir.

(bkz: engin alkan)
şirin baba dan hatırlarsınız en çok. susam sokağındaki edi yi ve yüzüklerin efendisinde sam karakterini seslendirmiştir.
şahsen benim top 10 umda ilk 5 de kesin yer bulacak isimlerden biridir. aynen sungun babacan gibi, 40 lı yaşlarda olmasına rağmen (benim tahminim bu) 15 yaşında oğlanı seslendirir hiç kulağa batmadan.
daha uzun yıllar duymak istiyoruz sesini.

(bkz: rüştü asyalı)
gençliğinde incecik sesiyle, keloğlan ı oynamış ve seslendirmişti. ''keloğlan'' dendimi o gelir aklımıza bu yüzden. şimdilerde ise son derece kalın, doygun bir sesi var. belgesel seslendirme konusunda türkiye nin yine en iyilerindendir...



işte bu isimler türkiye nin en değerli dublaj sanatçıları arasından benim ilk aklıma gelenler.
yabancı filmlerde dublaja hayır başlığına istinaden yazdım bir nevi bu giriyi.
nasıl olurda böylesine kaliteli yapılan bir iş insanlarca kabul görmez anlamıyorum. daha belasını mı arıyor bu millet bilmiyorum.
robert de niro yu bir kez mi bile bir azeri, yunan yahut rus dublaj sanatçılarının elinden geçtikten sonra izlemediniz ? izleseydiniz sanıyorum milyon kez şükrederdiniz halinize...

edit: devam edelim yazmaya...

(bkz: arzu balkan)
bir ara tamer karadağlı ile bir evlilik filan yaşamıştı. oradan hatırlanabilir. christopher reeve li superman lerde louis lane'i seslendirmiştir ama şahsen benim favorim fight club'ta marla singer performansıdır.

(bkz: istemi betil)
sesinin mikrofonik (bu tabiri yeni öğrendim) olduğunu çok iyi bildiğim fakat fazla işini bilmediğim bir sanatçı.
gandalf en bilinen performansı sanıyorum.

gölgeningücü'ne teşekkürler.
adrian adrian
bu iş türkiye de kötü yapılıyor diyen arkadaşlar için devam;

(bkz: ahmet taşar)

kaç yaşında olduğunu bilmediğim ama 10 yaşında çocuğu bile seslendirebilecek bir sese sahip seslendirme sanatçısı.
leonardo di caprio nun değişmez sesidir kendisi. sayısız denebilecek filmde duydum sesini şahsen. ama ilk aklıma gelen örnek jarhead teki jake gylenhaal performansıdır.
ayakta alkışlanası isimlerden. keşke vaktiyle yazsaydım bir yere ses verdiği filmleri.

(bkz: onur kırış)

çok mikrofonik (bu tabiri yeni öğrendim) bir sese sahip olmasına rağmen filmlerde çok karşılaşmıyorum kendisiyle şahsen. üyesi olduğu grup 4yüz denen iğrenç müzik grubu ile çok meşgul sanırım bu aralar. hatırlayamayanlar için;
pokemon da baş karakter ash i seslendirmiştir.
1 /