dünyanın adaletsiz olması

1 /
çekirdekailem çekirdekailem
sosyal düzenlerin kötülüğünü gösteren yargıdır. aynı zamanda insan türünün bencilliğini, vurdumduymazlığını, acımasızlığını, kandırılmışlığını, çaresizliğini de anımsatır.
ve zamanın adaletten yana ilerleyeceği umudunu da içinde taşır.
alchemilta alchemilta
zilyon tane örneği bir kenara bırakıp arabeske bağladığım için sevgi üzerinden inceleyecek olursam;

hayvanı ne kadar severseniz o da sizi aynı oranda sever, denge şahane. karşılıklı sevgi nesnesi ve öznesi insan olduğundaysa negatif korelasyon hesabı genelde seven sevdikçe kaybeder, sevgisinin karşılığı olarak da daha az sevilir falan.. (bkz: 4s kuralı)

o halde dünyadaki adaletsizliğin sebebinin doğadaki düzenin aksine insan olduğu sonucuna varırım. aferin bana.
narsistm narsistm
herşeyi iyilere verseydi kimse kötü olmazdı,
herşeyi kötülere verseydi kimse iyi olmazdı,
kaos teorisi veya kelebek etkisi, her olay başka bir olaya sebep...
bay sıtkı sıyrıl bay sıtkı sıyrıl
"kaynağı adalet olan bir dünya, kaynağı merhamet olan bir dünyadan daha büyüktür." der halil cibran. bunun üzerine oturup bir şeyler yazardım sevgili arı lakin gözüm sol tarafta duran ve içinde rus kelimesi barındıran bir başlığa takılıyor. ben ona bir bakiyim en iyisi.
löwenzahn löwenzahn
bazıları milyon dolarlık arabalarla hız denemeleri yapıyorken diğerleri içecek su ,yiyecek ekmek bulamıyor.bazilari hak etmediği halde saraylarda yaşayabiliyorken diğerleri yine hak etmediği halde sokaklarda gazete kağıtlarıyla ısınmaya çalışıyor.ne kadar tuhaf değil mi..

çok üzülüyorum sözlük. çok üzülüyorum. yazıya bile dökemeyecek kadar çok..
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
kimse eşit doğmuyor ama eşit miktarda ölüyoruz.
diyelim ki afrika' da bir çocuğuz ve 5 yaşında üzerimizde yapılan ilaç denemeleri yüzünden ölüyoruz.
ya da amerika' da bir çocuğuz ve milyonda bir görülen rahatsızlık yüzünden, tüm imkanların seferber edilmesine rağmen en fazla 2 yaşına kadar yaşatılabiliyoruz.
diyelim ki türkiye' deyiz ve doğu' da boşaltılan köylerden birinde doğuduk ve köyümüz boşaltıldığında göçe zorlandık.
türkiye' deyiz ve üç büyük şehirden birinde yaşayıp en güzel üniversitelerden birinde okuduk ve hala aslında insanlar saraylarda oturuyor diyoruz.
olum, adalet dediğin şeyin hiç var olmadığını sırf insanlar birbirini boğazlamasın diye varmış gibi yapıldığını kavrayın artık.
insanın en doğal halidir, kabile savaşları ve birbirini boğazlaması. bu kadar farklılığa tahammül edebilmek için milyonlarca senaryo olduğunu düşüneceksin. bir de kaderini değiştirebilirsin diyenlere; 4 yaşından 10 yaşına kadar babasının tecavüzüne uğramış çocuk neyi, ne kadar değiştirebilir lan az mantıklı olun.
söylenmedik bir şey kalmasın söylenmedik bir şey kalmasın
beşeri adaletten söz edemiyoruz. ayrıca beşeri adalet algısıyla baktığımızda da adalet yok gibi geliyor.

sadece ''onda milyonlar var ben çulsuzum'' durumu değil farklılığa örnek. kimi 80 yaşına kadar yaşıyor kim 10 yşaına kadar. kimi sakat kalıyor kimi sapasağlam. kiminin çocuğu zalim oluyor kiminin halim. kimi mükemmel bir eş buluyor kimi bu konuda bahtsız.

adalet mekanizması eş çalışsaydı homojen bir dünya olsaydı robot olurduk. eşitsizlikten yana değilim ama adaleti maddiyatla eş değer görmek saçma geliyor.
1 /