dünyanın doğal kaynak problemi

hakiki tosun paşa benim hakiki tosun paşa benim
tanım : ilerde yaşanabilecek olası problemdir.
evet sözlük yazarları. amlı götlü başlıklardan anketlerden biraz kafamızı kaldıralım da geleceğimizin en büyük problemi hakkında biraz bilgi sahibi olalım.

dünyamız yaklaşık 4.6 milyar yıldan beri varlığını sürdüren ve üzerinde hunharca yaşadığımız ama bu gidişle ömrü fazla uzun olmayacak bir yer. 4.6 milyar yılda oluşan tüm doğal kaynakları ve zenginlikleri biz insanlık olarak sadece 150 yılda tüketme noktasına getirdik.

farkındamısınız bilmiyorum ama bize ait olmayan, gelecekteki nesillerimize de lazım olacak petrolü,doğalgazı,altını,bakırı durmadan usanmadan tüketiyoruz.

birleşik amerikayı baz alırsak 2012 yılı itibari ile bu ülkede ;

11 yıllık petrol
43 yıllık bakır
29 yıllık altın
10 yıllık kurşun
ve 1 yıldan az yetecek kadar platin var.

4,6 milyar yılda oluşan maddeleri ne kadar hunharca kullandığımızın bir yanıtıdır bu.

petrol tüm dünya genelinde 50 yıllık bir rezerve sahip. kapitalizmin insanlık üzerinde bıraktığı açlık dygusunu düşünürsek bu rezervler en kötümser tahminle 40 yıl daha dayanır.

sürekli tüketerek,geridönüşüm süresini kısa tutarak bu dünya üzerinde daha fazla yaşam hakkı talep edemeyeceğimizi önümüzdeki 30 yıl içinde farkedemezsek inanıyorum ki insanlık geri dönüşü olmayan bir yola girecek.

benim naçizane fikrim sosyalizmin gereği olarak insanlığın ortak kaynaklarına saygılı duyulması gereken bir dünya düzeni kurulmalı. gelecek nesillere ait olan şeyleri gaspetmeyi bırakmalıyız.

(sosyalizm görüşü): "gelin tüm üretim araçlarımızı, traktörlerimizi, tarlalarımızı, danışmanları ortak kullanalım. en uygun yerde ne yetişir, hangi üründen ne kadar ekmek gerekir, hasat edilen ürünleri nasıl ortaklaşa satarız? gibi konularda fikir birliği yapalım. böylece aynı işi çok daha verimli ve ucuza yapar, sonucunda da hepimiz daha mutlu oluruz. örneğin herkese ayrı ayrı 10 traktör yerine belki 2 traktör ile köyün bütün işlerini yaparız ve geri kalan 8 traktörün parasını paylaşırız."

(kapitalizm görüşü): "ben komşudan 3 kat fazla çalışıyorum. babamdan kalan tarla daha verimli ve büyük. hem daha da akıllıyım. 5 yıl sonra yan tarlayı da alır, 10 yıl sonra iki tarla daha alır ve buraları çalıştıracak işçiler tutarım. yani 15 yıl sıkı çalışsam sonra kazandıklarımla krallar gibi yaşarım. neden herkesle eşit olacakmışım ki? herkes kendi işine baksın, iyi olan kazansın."


umarım yarın hiçbir şey için geç olmaz..
makarna makarna
uzaydaki kaynaklara göz diken firmalar da var. başka ülkelerin de aynı kaynaklar üzerinde hak idda etmesi durumunda olacaklar benim için merak konusudur. söyleki göktaşındaki madenler kimin hakkıdır, vergisi kime verilir konularında hukuki altyapı yok...
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
petrolün bir alternatifinin bulunamayacağı az çok bellidir. ancak bu bizi felakete sürüklemez tabi bilimin yolundan gider ve hazırlığımızı yaparsak.

madenlere gelirsek geri dönüşüm en büyük kurtarıcımız olacaktır. rakamlar aklımda olmadığı için soyut ifadeler kullanacağım. bir cevherin mesela alüminyumun topraktan çıkarılması ile geri dönüştürülmesi arasında çok büyük bir maliyet farkı var. geri dönüşüm yapılması inanılmaz derecede karlı bir yol. yanlış hatırlamıyorsam bir kola tenekesini geri dönüştürmek ile topraktan çıkarmak arasında 37 litre benzine ve tonlarla ifade edilen suya eşdeğer bir tasarruf var. madenlerin büyük çoğunluğu geri dönüştürülebiliyor. ve çöp olarak algıladığımız tüm metal, cam, plastik, kağıt, karton gibi atıklar inanılmaz paralar kazandırıyor ve daha da önemlisi tasarruf yaptırıyor ve dahi doğanın daha az zarar görmesini kaynakların daha az kirlenmesini sağlıyor.

elektirik keşfedildiği günden beri hayatımızın olmazsa olmazı. elektrik üretmenin ise çok fazla yolu var. isveç çöp ithal ediyor. adamlar kendi çöplerini minumum karbon salınımıyla yakıp enerji üretiyor. süreçte çıkan karbonu da filtre edip biriktiriyor ve ondan da başka bi şey üretiyorlar ne olduğunu hatırlayamadım isteyen baksın. kendi çöpleri bitince, komşu ülkelerden çöp ithal etmeye başladır. diğer ülkeler de çöplerin ayrıştırılması, depolanması, denetlenmesi için uğraşmaktansa isveç'e satıyorlar. herkes karlı çıkıyor bu durumdan. avrupa ülkeleri ve özellikle amerika ve çin geri dönüşümde tarih yazıyorlar. sınırlı kaynakların en verimli şekilde kullanılması budur. kaldı ki verimsiz arazilere güneş panelleri yerleştirip elektrik üretiyorlar bazı ülkeler göl ve deniz kenarlarına bile yani suyun üstüne panel döşeyip elektrik üretiyor. rüzgar, dalga enerjisi artık gırla hatta arabaları yavaşlatmak için kullanılan kasisler bile artık elektrik üretebiliyor.

elbette ki bunlar ne dünya geneldinde ne de bir ülke bazında yeterli değil. ama şimdilik... gelecek elektriğin tekelinde olacak ve birçok ülke ve firma buna adapte olmaya çalışıyor. yapılan araştırmalar, çalışmalar verimli elektrik üretimi için elbette sonuç verecektir ve petrol bi gün bitse bile alkol ve elektrik onun yerini rahatça dolduracaktır.

bir ülkenin doğal kaynaklara sahip olması tek başına onu zengin yapmaz aynı şekilde doğal kaynaklarının çok az olması ya da hiç olmaması da onu fakir yapmaz.

bakın arjantin'e petroldan bol bi şey yok ama ülke neredeyse iç savaşa sürükleniyordu, kimin yönettiği belli değil, güvenlik, devlet ile mafya arasında paylaşılamıyor, her kafadan bi ses çıkıyor ve kukla gibi oynatılıyor. kurumlar çalışamaz hale gelmişler hatta yozlaşmışlar.

iyi taraftan bakarsak,

japonya ve almanya buna güzel birer örnek teşkil eder.

japonyanın neredeyse hiçbir doğal kaynağı bulunmamaktadır ancak dünyanın en büyük ekonomilerinden birisidir. yanlış bilmiyorsam 3.'dür. teknoloji üreten bir çok şirket bulunmaktadır ve üretim için ihtiyaç duydukları neredeyse yüm maddeleri ithal edip katma değer yaratarak satmakta ve bununla zenginleşmektedir.

almanya içinse tek fark zengin kömür yataklarının olması. ancak almanya karbon salınımı ve endüstriyel emisyonlar konusunda son derece titiz davranmakta ve denetim altında tutmaktadır. en büyük 500 şirket arasında 37 alman firması var. yine katma değer üreterek büyük bir kazanç sağlamaktadır ve yanlış bilmiyorsam ihracat konusunda ilk 3'e girmektedir belki de 1.'dir.

peki ortak noktaları nedir bu iki ülkenin ? gelişmiş, adalet sistemi, bürokrasi, düzgün çalışan kurumları ve ülkelerinin durumuna göre sektörel dağılımların iyi koordine edilmiş olması.
2