dut ağacı boyunca

nickimdedegil nickimdedegil
sabaha karşı çalınan ve bana uykuda tebessüm ettiren azeri türküsü. ezginin günlüğü de güzel yorumlamış lakin emin igüsten dinlemek daha bir işliyor insana. ayrıca sözleri de şöyledir azeri türkümüzün;

dut ağacı boyunca
dut yemedim doyunca
yari halvette gördüm
danışmadım doyunca

menim balam kime neyler
körpe balam kime neyler
menim balam ay balam
körpe balam ay balam

kızıl üzüm siyahladı
verdim anam sahladı
anama kurban olum
meni tez adahladı

menim balam kime neyler
körpe balam kime neyler
menim balam ay balam
körpe balam ay balam

gedirdim yavaş yavaş
ayağıma değdi taş
senden mene yar olmaz
gel olah bacı gardaş

menim balam kime neyler
körpe balam kime neyler
menim balam ay balam
körpe balam ay balam.
sayenizde sayenizde
yeni farkına vardığım bir azeri türküdür ve bu yüzden kendimi silsilelerle kınadığımı beni tanıyanlar tahmin edeceklerdir.
sözlerini tekrar tekrar okudum ciğeri tam isabet eden satırlar yok değil hani, ama ille de o melodi/ezgi... o insana yapışan melankoli hali, dinlerken yaşanan anı baskını, hala dinmeyen göz yaşlarım... "bu kadar dokunacağını bilseydim dinlemezdim" i tabiiki demiyorum. aksine yıllardır ağlayarak dinlemişliğim olan bütüüün şarkı/türkü/ilahi/şiir vs. ne varsa hepsini buradan yeniden kutsuyorum ama dut ağacını totem ilan ediyorum. ezginin günlüğü'nde ayrı bir lezzet, grup eylül de ona keza, en orijinali olan azeri formatında ayrı bir lezzet var ama, tesadüfen dinlediģim burçin yorumunu özellikle tavsiye edeyim de tam olsun.
ha bir de unutmadan: bana azeri türküleri daha çok sevdiren can, sana da selam ve hasret!

beatricekarova beatricekarova
iki sesli olarak korolarda icra edilen parçadır. ama orda sözleri daha naiftir.

dut ağacı boyunca ( ooynanaynay)
dut yemedim doyunca ( ooynanaynay)
ben sana gömlek aldım ( ooynanaynay)
kendi boyun boyunca ( ooynanaynay)