duyar kasmak

1 /
ela gozlerimdeki renkli hikayeler ela gozlerimdeki renkli hikayeler
çok çirkin bir kelime, başından geçen bir olayı anlatınca ve buna duyar kasmak denilince daha da çirkinleşen ve hatta!

şurada sadece kız düşsün bilmem ne olsun diye yazan insanlar olmak çok saçma değil mi yahu?

babanı çok özlediğini 2-3 cümle ile yazmak duyar kasmak mı?

duygusuz, ruhsuz kalpsiz insanlara tanrıdan birazcık iyi niyet ve vicdan diliyorum, bu şekilde yaşıyor olmanız hakikaten çok acı.. üzülüyorum sizler için çoktan çok!
yakov petroviç golyadkin yakov petroviç golyadkin
medya iletişim araçlarının artmasıyla reklamcılığın en büyük mottosu "seks satar" idi.

bir dondurma reklamından, bir araba reklamına kadar şehvetli bakışlar atan kadınlar vardı, halen var. ama şu anda kitlelere ulaşmak için kadın bedeni eskisi gibi metalaştırılmıyor.

çünkü artık toplumsal bir konuda duyar kasmak firmaların, markaların daha çok üstüne gittiği bir yöntem.

şöyle ki geçen sene filli boya'nın 8 mart reklamından sonra 1 ay içerisinde satışları artmış.
geçen sene oysho adlı mağazada bir kedi ile karşılaşan biri mağazanın bu hareketini eleştiren bir tweet atmıştı. o tweet çok tepki aldı. oysho adlı mağaza da ürünlerinin arasında bir kedi resmi çekip twitter adresinden paylaştı. sonra insanlar gidip o mağazadan alışveriş yaptılar.muhtemelen ilk tweeti atan kişi ile beraber oysho bir viral hazırladılar bu da tuttu.

bunun gibi bir çok örnek verilebilir. insanlar önemsedikleri konularda kim duyar kasıyor ise gidip oradan alışveriş yapıyor, orada gidip yemek yiyor. insanların bu seçimlerinin elbette mantıklı bir tarafı var. ama o markalar bu duyarlarında samimiler mi ? işte bundan pek emin değilim.
ürkek ürkek
bu kelimeden kasıt tam olarak ne oluyor hala çözemiyorum. benim anladığımla, insanların anlayışı arasında fark varmış gibi hissediyorum bazen. duyarlılığı, duyar kasmak olarak nitelendirmeye başladığımız için kaybediyoruz belki de. duyarlılık güzel bir davranış değil mi? herhangi bir duruma karşı duyarsız kalmak bana çok fazla sığ düşünceymiş gibi geliyor.

insanların düşüncelerini ifade etmesini duyar kasmakla ilişkilendiren beyinler oldukça hiçbir zaman bir adım öteye gidemeyeceğiz sanırım. toplumda karşılaşılan sorunlarla ilgili düşüncelerini ifade etmenin suç olduğu şu dönemlerde duyarsız bir toplumun egemenliği altında kalmak kaçınılmaz sorunlardan biri. duyarsız bir toplum bireyi olarak tek hücreli canlı görevini görmektense, ön yargıların gölgesinde kalmayı yeğlerim.
bu sefer kesin bu sefer kesin
gerçekten tepki verenler değildir burada kastedilen.
olur olmadık mecralarda "ülke ne halde, siz bu paylaşımları yapmaya utanmıyor musunuz?!" diye yorum yapan, aklınca duyarlı mallardır, duyar kasan derken kastedilen.

mesela, instagramda bi sayfa, en magazin isminde, e isminden de anladığınız üzere magazin haberleri paylaşılıyor.
yorum yapan hesaplardan biri, "o kadar şehit veriyoruz siz sadece magazin haberi paylaşıyorsunuz" diyerek duyar kasıyor.
hayır bu malkoviç'in amacı gerçekten haber almak ise instagramda ve bu sayfada işi ne? değil ise, derdi ne?
elcordobez elcordobez
evet modern kıraathane ağzı ürünü bir nitelemedir. kıraathanede de öyle dayılar vardır, aslında hiç bir bok anlattığı yoktur ama öyle cümleler kullanır ki, yaşamın sırlarını zaten yemiş yutmuş, artık yaşamın ve hatta öbür dünyanın bütün çelişkilerini bile çözmüş sanarsınız. bu ''duyar kasma'' nitelemesi de, yeni çağ sığ insanına bu türden bir pelesenktir.
fakat, hiç beklemediğimiz arkadaşlar ağzında görünce bu pelensenki hala üzülüyoruz. bakın tekrar ediyorum, duyar kasmıyoruz, insanız biz, üzülüyoruz.
platonun ütopyası platonun ütopyası
uçmuş yazarlardan biri severdi bu işi.
hani tam olarak bu manada kullanırdı duyarı. her gün başka bir yazarın yazdığından ne m kapar mağdur olurdu.
sonu uçmağ olsun ama ortamın bereketini kaçırdı.
gibigibi gibigibi
eski bir karı düşürme yöntemi. bir arkadaşım bu sözlükte az ekmeğini yemedi. ben hastalık ve ilaç ekseninde takılıyorum. vahşi kadınlar istiyorsanız bu yöntemi siktir edin.
elcordobez elcordobez
günümüzde toplum hiç olmadığı kadar derin bir bok çukurunda yaşıyor. burnumuz da vahşice bu kokuya alış ve hatta müptelası olmuş sanki. kitlesel bir kalitesiz narsizm hepimizi zombileştirmiş.

kadına karşı şiddeten yoksulluğa kadar bu halde yaşanmaz, buna bir söylem, eylem gerçekleştirelim denildiğinde kendini bir bok sanan ukela müptezeller sürüsü tarafından önemli bir cümleyle göt edildiğini sanma önermesi olan durum.

evet modern kıraathane ağzı ürünü bir nitelemedir. kıraathanede de öyle dayılar vardır, aslında hiç bir bok anlattığı yoktur ama öyle cümleler kullanır ki, yaşamın sırlarını zaten yemiş yutmuş, artık yaşamın ve hatta öbür dünyanın bütün çelişkilerini bile çözmüş sanarsınız. bu ''duyar kasma'' nitelemesi de, yeni çağ sığ insanına bu türden bir pelesenktir.
fakat, hiç beklemediğimiz arkadaşlar ağzında görünce bu pelensenki hala üzülüyoruz. bakın tekrar ediyorum, duyar kasmıyoruz, insanız biz, üzülüyoruz.
1 /