düzce

2 /
hazy hazy
yerel gazetelerin pek okunmadığı bu ilde 6 tane yerel gazete vardır. trajları oldukça düşük, hatta yaptıkları işe değmeyecek seviyede ama yine de bu gazeteciler burada mesleklerini icra etmekten memnunlar.
ağır hasarlı ağır hasarlı
benim memleketimdir.düzce hakkında yazacak çok şey var saolsun azwepsa herşeyi çok güzel anlatmış.
düzceye küçük istanbul diyebiliriz.gerek içinde barındırdığı etnik guruplar gerekse pilot bölge seçilmesi ile büyüme hızının artması ve göç almasıyla istanbul gibi büyük şehirlerle benzerlik gösterir.ancak halen sosyal faaliyet ve eğitim kalitesi açısından yetersizdir.
ninca ninca
go kart cenneti go-kart.. istanbul'da gittiğim bol makyajlı go-kart merkezleri önünde diz çöküp ağlasın. yimpaş'ın dibindeki o mis gibi asfalt pist, o eğimli virajlar, dur işaretlerine uymayıp sinirden sigaraları ucuca yaktırdığımız hayrettin abi.. allahım! gidin, içinizdeki kıroyu ortaya çıkarın, çarpışan oto gibi kullanın arabaları. yalnız yusuf hoca varsa dikkat, adamın belasını siker. eğitimci kökenli bir insan kendisi ve türkiye'de dayaksız eğitim olmaz diyenlerden. ilk dayağını 1972'de necmi'ye attı ama necmi'nin karateci olduğunu bilmiyordu derken.. giri ertem şener tadında devam ediyor.. son.

go-kart yapın.
azwepsa azwepsa
her köşesinden sanat fışkıran bir sanat şehridir. misal dere* kıyısında, ki biz o dereye çocukken boklu dere derdik resim sergisi var. şimdi bok yok. melen'e akıyor diye iski sıçtırtmıyor. kenarları falan da güzel janjanlı yapıldı. dere yatağının yan duvarlarına soyut resimler asıldı. yaklaşık bir yıldır türkiye'nin ilk açık hava soyut resim sergisi olarak duruyor. lakin insanlar hala benim gibi o dereyi "boklu dere" bildikleri için pek rağbet olmadı.

son olarak da şehir açık hava soyut heykel sergisine döndü. yeni dikilen "güdük atatürk" heykeli hariç 4 yeni heykel gördüm. daha da vardır üç beş tane.

sanata doyuyoruz.
rushmo rushmo
çok enteresan bir belediye başkanı vardır. * düzceye geldiğinizde her yerde bu adamın fotoğraflarını görürsünüz. enteresan olan bu değil tabi.bu gayet normal.
(bkz: şehri kendi fotolarıyla donatan belediye başkanı)

fotoğraflara baktığınızda, adamın yüz ifadesinin hiç değişmediğini görürsünüz. her zaman gülen smiley. şu (:

adamın normal hali böyle heralde.yüyürken, konuşurken, uyurken.. ken.. ken..
(bkz: olur öyle)
azwepsa azwepsa
gündüz vakti havai fişekli açılış kutlamaları yapılan bi yer. kesinlikle şehirde artan karadenizli nüfusla alakası yoktur. sadece parayı saçacak yer bulamıyoruz.
azwepsa azwepsa
gelen kış mevsimi ile beraber yeniden silent hill'e dönen şehirdir. sis sarıyor her yeri akşamdan... şu an sokağın karşı tarafı görünmüyor. geçen kış üç gün boyu kalkmayan kalın sis rekorumuzu bu sene egale edeceğiz kısmetse.
azwepsa azwepsa
türkiye'nin en zengin şehridir. komple şehir tac mahal gibi bir yerdir. elalemin mutfak tezgahına, olmadı pencere denizliğine kullandığı mermeri biz sokaklara ve kaldırımlara kaplıyoruz. çok şık, afili oluyor. kışın üzerine kar yağınca, don yapınca millet çanağı çömleği kırıyor ama şu şıklığa değer. geçen gün çinli'nin biri görmüş. "vuuuuu, abooooo" demiş. peheeey bu bile yeter.
shedreamtshewasabulldoser shedreamtshewasabulldoser
bir kiçlik (bkz: kitch) abidesi görmek isterseniz, hemen şehrin göbeğinden geçen asar suyu içine (evet, resmen içine) şehri güzelleştirme çabaları kapsamında yapılmış olan yanar-dönerli ışıklı yapay ağaçlara bakmanız kafidir.. epey süre idare eder yani..
mukemwell mukemwell
akpnin en yüksek oy aldığı yerlerden biri olmasına rağmen chp mhp ve saadet partisinin güçlü adaylarla seçimlere girmesi ve düzce milletvekili metin kaşıkoğlunun allem edip kallem edip kendi çocukluk arkadaşını akp adayı yapmasıyla seçimlerin çok çekişmeli geçmesi muhtemel ildir
meramise meramise
depremden sonra büyük bir "lütuf"la il yapılmış kent. elbet aksini savunanlar vardır, olacaktır ama bu benim söylediğim şeyi temellendirmeme engel değildir. temellendirelim o halde.

devlet baba, çocuğuna harçlık veren aile babası edasıyla kimi zaman bir şeyler lutfediverir ve vatandaş nezdinde varolan meşruiyetini pekiştirir. sonra devlet, bazen kanunlar ve bütçe sınırları içinde kalmak koşuluyla bazı kararlar alır, bazı tasarruflarda bulunur ve bu yolla görünen sorunları görünmezleştirir. misal, varolan görünür işsizliğin devlet eliyle görünmezleştirilmesi mümkündür. öyle ki devlet personel ihtiyacı olmasa da bu işsizleri kamuda istihdam eder ve bu yolla, gizli işsiz* yaratmak ve kamu sektörünü şişirip hantallaştırmak pahasına, azalan marjinal verim kanununu da görmezden gelerek adına işsizlik denen bu "görünen sorun" u gayet kurallara ve bütçeye uygun şekilde hasır altı eder. tabi bu türlü sorunları da beraberinde getirir. kırtasiyeleşme, bürokraside gereksiz kademeleşmeler filan, işin sakıncalarındandır ama bir yandan da sistemdeki görünür işsizlik azaltıldığı için, halkta görece bir ferahlama, devlete yönelik bir güven artışı da oluşmuştur ki tüm bu görünmez sakıncalara karşı bu görünür olumlu neticeler devlet tarafından "üstün değer" olarak görülmekte ve bu sebeple tercih edilmektedir.

keza, kimi zaman devlet bazı üstesinden gelemediği konularda kendisiyle sorunu bulunan vatandaş grubuna sözümona bir lütufta bulunarak, o vatandaş grubunun tepkisini azaltmayı hedefler ve genellikle hedefine de ulaşır. örneğin, bir olağanüstü durum karşısında kriz yönetimini başarıyla yürütemeyen devlet, o krizin yaşandığı yere kasaba ise ilçelik, ilçe ise illik vererek sözümona oranın halkını düşündüğünü gösterir. tabi kendisine uzun zamandır beklediği il sıfatı derhal verilen halk da susar. devlet daha ne yapsındır artık. elinden geleni ardına koymamaktadır çünkü halkı için.

düzce, bazı idari sorunlar nedeniyle il olmayı çoktandır hakediyor olabilirdi. il olmasına yönelik talep defalarca dillendirilmiş, dilekçe halinde ilgili makamlara da sunulmuştu belki. ama bu deprem olmasaydı, devlet dara düşmeseydi ve meşruiyetinin temelini sağlamlaştırmak endişesine garkolmasaydı, düzce'nin il oluşu daha bir süre daha ertelenirdi bence. bu bir kozdu devletin elinde olan, oynandı. halk da bir süreliğine de olsa devletin neden bu depremin yaralarını sarmakta bu denli aciz kaldığını sorgulamadı.

bir yeri il yapmak, siyaseten kabul edilmiş önemli bir silahtır. illiği geri almak da keza. özal'ın kendisine az oy veren "il" malatya'yı "ilçe" yapmaya kalktığını hatırlayanımız olacaktır elbet.

düzeltme: bir önceki paragrafta özal dedim demesine de, hatırladığım üzere malatya'yla husumet içine giren özal değildi. bunu yapan demokrat parti idi. menderes yani. düzeltmiş olayım dedim.
2 /