ebu leheb ve ebu cehil

güse güse
birbiriyle karıştırılan iki kafir.

arkadaşlar ben bugün ebu cehil başlığında okuduğum bazı giriler sonucunda bu iki kişinin karıştırıldığını farkettim.

ebu leheb peygamberin öz amcasıydı ve en azılı düşmanıydı. karısıyla birlikte her gece kapısının önüne ve yürüyüş yoluna pislik, dışkı, diken döküyorlardı. o kadar çok düşmanlık yaptılar ki peygambere, bu ikisi için tebbet suresi indi.
peygamberin iki kızı bu adamın iki oğluyla evliydi ve peygamberimize peygamberlik geldikten sonra düşmanlığından iki kızı baba evine geri yolladı. hz osman hemen bu iki peygamber kızını nikahına aldı. bu yüzden kendisine zinnureyn yani çift nurlu lakabı takıldı. hz. osman peygamberi büyük üzüntüden kurtardı zira çok da zengindi. kızları rahat etti. o geri kalmış devirde bu tarz sebeplerle insanlar kadınları korumak amacıyla nikahlarına alıyorlardı. yani eşlerin çokluğu sapıklık sebebiyle değil. işinize geldiği gibi olayları eleştirmemek gerekiyor. buradan bu sonuç da çıkıyor.

sonra bu ebu leheb nasıl öldü biliyor musunuz? en zevkli kısmı bu.
vücudunda iltihaplı yaralar çıktı. git gide büyümeye patlamaya, irin akıtmaya başladılar. yerlerine yenileri çıkıyordu. o kadar kötü kokuyor ve görünüyordu ki çocukları bile yanına gitmiyordu. yemeklerini burunlarını tıkayarak kapıya bırakıp kaçıyorlardı.
bu şekilde tek başına geberdi. cenazesini bile kimse ellemek istemedi. kendilerine bulaşmasından korktular. böyle böyle izbelik oldu, orada çürüdü. şu anda da geberdiği, evinin olduğu yer umumi tuvalet.

ebu cehil ise peygamberin akrabası değildi. bilakis kendisini daha üstün buluyordu, soyu daha ünlü bir soydu bu sebeple küçük görüyordu peygamberi. edebiyatı da çok kuvvetliydi. kurandan çok etkileniyordu. geceleri gidip gizli gizli dinliyor ama iman etmiyordu. çok köleye zulmetti, müslüman oldular diye öldürdü. yetim hakkı yedi. maun suresi ebu cehil için inmiştir. (hikayesi için: bkz:#18161576) burada anlatılan kişi ebu cehildir. bu nedenle daha önce birkaç kez yazdığım üzere bedir savaşında kafası kesilerek öldürüldü. öldürülürken de son isteği kafasının gövdesine yakın kesilmesiydi. böyle olunca kesik baş daha heybetli gözükecekti…kibrinin boyutları bu derecedeydi.

peygamber çıkmış, insanları köle yapmış zulmeden zalimlere: kimse kimseye üstün değil, kızları gömmeyin, yetimin hakkını yemeyin, adil olun demiş. bakın bu söylenenler kötü şeyler mi? değil. ama iyiliğin düşmanı insanlar hep var. kabilden beri varlar. şimdi sadece bunları söyleyen bir adama bu kadar düşmanlık normal mi? değil. insan bu yüzden kafir oluyor işte. namaz kılmadığı, oruç tutmadığı için değil. namaz sonradan farz oldu. içki çok sonradan haram edildi. bunlar iyiliğe, doğruya, adalete karşı çıktıkları için kafir oldular. nazım hikmet düşman şiirinde bunları çok güzel anlatmış. (bkz:#18159259)

bilelim ve karıştırmayalım.
bu insanlar masal diye anlatılmadı. içinizde başka isimlerle yaşıyorlar. her birinizin hayatında vardır. düşünürseniz bulursunuz.

kolay gelsin.