eduardo galeano

1 /
joeninmemeucu joeninmemeucu
gölgede ve güneşte futbol kitabının yazarıdır.ayrıca biz hayır diyoruz adlı yazılarından oluşan kitabı metis yayınlarından bu sıralar basılmış satışa sunulmuştur.hatta bu kitabında zidane ve che için yazıları da bulunmaktadır.aslen latin amerika sosyologudur.tanıl bora nın latin versiyonu da denilebilinir.
vizzca vizzca
uruguay' da 1940 yılında doğan eduardo galeano, gençliğinde fabrika işçisi, biletçi, tabela boyacısı, kurye, daktilo ve banka memuru olarak çalışır. daha on dört yasındayken ilk makaleleri ve karikatürleri solcu gazete ve dergilerde yayınlanmaya başlar. 1973 yılında yargılanarak hüküm giyen galeano, arjantin' e kaçar. 1976 yılında arjantin de askeri diktatörlüğe boyun eğince galeano bu kez de barcelona' ya gider ve uruguay' a ancak 1985 yılında ülkesi sivil yönetime geçtikten sonra dönebilir. hala orada yaşamaktadır.
aygız aygız
"aradan asırlar geçmesine rağmen ingiliz filozof john locke'un evrensel düşünce üzerindeki etkisi artmaya devam ediyor.

buna da şükretmek lazım, zira daha kötüsü olabilirdi. locke sayesinde biliyoruz ki tanrı dünyayı yasal maliklerine yani girişimci ve akılcı insanlara verdi. locke de, insan özgürlüğünün felsefi temelini bütün değişkenleriyle oluşturan kişi oldu: rekabet özgürlüğü, ticaret özgürlüğü, rekabet özgürlüğü, istihdam özgürlüğü.

ve yatırım özgürlüğü. filozof, 'insanın anlama yetisi üzerine bir deneme' adlı eserini kaleme aldığı sıralarda, birikimlerini royal africa company'nin bir miktar hisse senedine yatırarak insanın anlama yetisine katkıda bulundu.

britanya kraliyet ailesinin yanı sıra girişimci ve akılcı insanlara ait olan bu şirketin faaliyeti afrika'da köle yakalayıp amerika'da satma üzerineydi. royal africa company'ye göre onların çabaları istikrarlı ve yeterli bir zenci tedarikinin makul fiyatlarla oluşmasını garanti altına alıyordu."

- eduardo galeano, aynalar
quentin quentin
latina amerikalı büyük yazar.

kanat atkaya köşe yazısında cumhuriyet gazetesinden buket şahin'in bu yazar ile yaptığı röportajdan bahsetmiş.

galeano bir soru üzerine, gençlik yıllarında uruguaylı gazeteci carlos quijano'nun yaptığı bir konuşmayı hatırlıyor.
"abd'nin savaş için dakikada 3 milyon dolar harcadığı, aynı dakika içinde 15 çocuğun öldüğü bu dünyada hepimizin aklımıza not düşmemiz gerekir, paylaşmalıyım:
"eduardo, senden hiç umudum yok, besbelli günahkâr olacaksın. bu senin seçimin, senin hayatın tabii ama sana tek bir şey söyleyeceğim. senden tek isteyeceğim şey, lütfen asla ama asla umuda karşı bir günah işleme, umuda karşı gelme! sakın! her günah affedilebilir ama umuda karşı işlenen günahlar asla affedilemez!"

öyle ki bazen gururumuzu bile ayaklar altına alıyoruz bir umudumuz uğruna.
"umut en büyük kötülüktür çünkü işkenceyi uzatır" dese de friedrich nietzsche işkence çekmek umutsuz yaşamaktan yeğdir kimi zaman.
vizzca vizzca
büyüyün ve çoğalın dedik, makineler de büyüyüp çoğaldılar.
bizim için çalışacaklarına söz vermiştiler.
şimdi biz onlar için çalışıyoruz.
gıda miktarını artırsınlar diye icat ettiğimiz makineler açlığı çoğaltıyorlar.
kendimizi savunmak için icat ettiğimiz makineler bizi öldürüyorlar.
hareket etmek için icat ettiğimiz otomobiller bizi hareketsiz hale getiriyorlar.
buluşmak için icat ettiğimiz şehirler bizi yalnızlaştırıyorlar.
iletişim kurmak için icat ettiğimiz önce büyük iletişim araçları, ne bizi dinliyorlar ne de bizi görüyorlar.
biz makinelerimizin makineleriyiz.
onlar masum olduklarını iddia ediyorlar.
ve bunda haklılar.

nerden kopyaladım bilmiyorum ama aynalar kitabındanmış.
zamansız tümcelerin diplomasız mühendisi zamansız tümcelerin diplomasız mühendisi
"bazı kelimelerin eş anlamlıları olabileceği gibi bazılarının birden fazla aynı anlamı da olabilir. tıpkı guarani dilinde olduğu gibi; "kelime"nin bir diğer anlamı "ruh"tur. bu da ağızdan çıkan her kelimenin bir ruhu olması gerektiğini gösterir. ruhu yoksa söylenen kelimelerin, o kişi ya yalan söylüyor ya da boş konuşarak ruhuna ihanet ediyordur."

(bkz: yürüyen kelimeler)
1 /