eğer allah yoksa ben bir şey kaybetmem

atkısıyla dolaşan adam atkısıyla dolaşan adam
bu ifade kadar beni ifrit eden az şey vardır. allah yoksa kendi bir şey kaybetmiyormuş, varsa giren bize giriyormuş. aklı sıra bizi kurtarmak için din tebliğ ediyor pezevenk. göte gelmemek için iman et, yoksa cehennemde sonsuza dek yanacaksın, benim için hava hoş demeye getiriyor. allah yoksa da umrumda değil, varsa da al o allahını az ötede inan bizim de kafamızı sikme şımarık herif.

bunu diyen gerizekalı ayrıca allah'ın varlığına inanmakla allah'a iman etmek arasındaki farkı da bilmiyor. allah olabilir de olmayabilir de. fakat allah'ın var olduğu durumda bile ben niye allah'a iman edecekmişim? çünkü iman etmezsem beni cehennemde yakarmış. niye? ben ona inanayım diye beni yaratmış, bana can vermiş ben şımarıklık edip allah'a nasıl inanmazmışım! kendi yarattığın mahlukla sidik yarıştırmak için gerçekten problemli olmak gerekir. ama yok, allahınız beni imtihan ediyormuş, ona göre beni cennete ya da cehenneme atacakmış. şimdi gelelim kritik sorulara:

1-allahınız iman etmeyeceğimi biliyormuş, beni niye yaratmış, yaratırken bana mı sormuş?
2-allahınız kimi imtihan ediyormuş? karşısında çocuk mu varmış?
3-beni cehennemle tehdit eden allahınız varsa bile ben ona niye iman edeyim?
4-allah var diyelim ve sizin gibi milleti din tebliğleriyle sıkboğaz eden yarrak kafaları cehenneme, kimseyi taciz etmeyen kimsenin yaşam alanına müdahelede bulunmayan delikanlı ateist-deist-agnostik-panteist-paganları cennete yollayacak, ne mâlum? o zaman da biz size bu da sana kapak olsun diye cennetten nah çekince ağlamayacaksınız, ok?

ve ayrıca,

<< bilgi ağacının meyvelerine dokunmak açık biçimde yasaklanmıştır. böylece, kendini anlama yeteneğinden tümüyle mahrum kalacak insanın, ebediyen bir hayvan olarak kalması, ebedi tanrısı, yaratıcısı ve efendisi önünde hep dört ayak üzerinde sürünmesi istenmiştir. ama bu noktada, şeytan, ebedi isyancı, dünyanın ilk özgür düşünürü ve kurtarıcısı sahneye çıkar. o, insanın kendi hayvani cehalet ve itaatinden utanmasını sağlar, onu kurtarır, itaatsizliğe ve bilginin meyvesini yemeye zorlayarak, alnına özgürlüğün ve insanlığın damgasını vurur. >>

mikhail bakunin
bu başlıktaki 16 giriyi daha gör