eğer allah yoksa ben bir şey kaybetmem

1 /
knightofinstagram knightofinstagram
...ama varsa sen, sonsuza kadar cehennemde yanacaksın!

hangisinin cehenneminde diye sorarlar adama. hristiyan çevrede doğan hristiyanlığın gerektirdiklerini yapsın, müslüman müslümanlığın, satanist satanistliğin... ya bu dinlerin doğruları (!) birbiriyle ters düşerse? haçlı seferleri veya yahudilerin i̇slam'ı kabul etmemeleri gibi. ya da bir satanist (mesela yani) inancı gereği kan dökmek ve bebek yemek sevapsa ne olacak? bu şekilde bir yere varılamaz. biraz geri çekilip olaylara daha geniş bir perspektiften bakınca durduk yere kavga eden ergenler tablosu ortaya çıkıyor. hayır yani senin inandığın dinin doğru olduğunu nerden biliyorsun? aslında bilmiyorsun, bildiğini zannediyorsun çünkü anan baban o dinin ve o mezhebin mensubu. sen de o yüzden aynı din ve mezheptesin. sana daha çocukken bunlar öğretilmiş o yüzden doğru sanıyorsun. o kutsal olduğunu zannettiğin kitap kutsal falan değil. kuran'dan örnek vereyim, kuran'da dağların denize dik olduğu yerlerde deprem olmaz diyor. halbuki tam tersi ulan. kusursuz allah hata yapmış. veya incil'de de dünya düzdür diyor. daha ayrıntı için aşağı video bırakıyorum.

şimdi bir kere burda eskiden olmayan bir şeye dikkat çekmek lazım. o da şüphe. eskiden kimse şüphe etmezdi (hem namaz kılıp hem şüphe edenler yani. bu da nasıl bir mantıksa, neyse) aslında içten içe agnostiğe kayma var burda. eskiden kimse başlıktaki cümleyi kurmazdı. allah'ın varlığı ve kudreti sorgulanmazdı bile. ya da farklı düşünen pek bir şey diyemezdi. neyse siyasetçiler gibi konuyu dağıtmayayım veya hocalar gibi bir soru sorunca iki saat eveleyip gevelemeyiz biz. çünkü mantığın izinden gideriz! belki mantık ve bilim ile her sorunun yanıtını hemen bulamazsın, hata yaparsın ama mutlaka gerçeği keşfedersin. bu mu iyi yoksa orta çağ'dan kalma arap bir tüccarın kitabını veya yaşadığı bile şüpheli olan bir çobanı (isa'yı) rehber edinmek mi? hazıra konmak tatlı geliyor çoğu insana. düşünme, gerek yok. sorgulama, yasak. vs liste uzar gider.. bir de "bunca insan hata yapıyor olamaz" yanlışı ve koskoca bilmem kim yalan mı söyleyecek?! yanlışı var. hepsine gelicez. hasta hasta üşenmedim yazıyorum ayakta zor dursamda. hayır allah çarpmadı, öyle olsaydı kabe'yi sel basarken oktober fest'te millet olaysız eğlenemezdi. i̇lginçtir efe aydal başlıktaki soruya düzgün bir yanıt verememiş. aslına bakarsan anlayana sivrisinek saz. yanıtı en başta verdim, daha uzatılabilir ama tekrar gibi olacak. bir de kusursuz tasarım yaratıcının kanıtıdır diyenler var (bruh moment) kusursuz diye bir şey yok öncelikle, bir sürü doğuştan sakat doğan insan ve hayvan var (insan da bir hayvan aslında ama anlamazlar şimdi) hayvandan mı geldik öğğ ne kadar aşağılık öğğ. kendi inancında kız kardeşine atlayarak insanlar çoğalmış. ne kadar asil bir hareket(!)

diğer konuları daha önce yazmıştım:
tr.instela.com


dumrul dumrul
insanı kahırdan öldürmek için sorulan bir mümin sorusu. mümin derken müslüman demek istemiyorum çünkü "dünyanın en dangalakça soruları" listesinde en üst sıralarda olan bu soru hristiyanlardan çalıntı. çalan da sadece müslümanlar değil, musevileri bilmiyorum ama hinduların sorduğunu da twitter'da şahsen gördüm. e şiva yoksa sen bir şey kaybetmezsin ama ya varsa bilader?

zaten en aptal insanın dahi şu duruma bakarak sorunun saçmalığını görmesi lazım. o nedenle bu soru tam bir zeka testi gibi. şu sorunun saçmalığını anlayabilen bir kişi en azından bağ kütüğünden daha zekidir. soran kişi ise değildir. yani sonuçta bir üst limit belirtmiş olmuyoruz ama kişinin geri zekalılık düzeyi hakkında bir fikrimiz oluyor.

"ya varsa" diyerek hayali cezalardan götümüzü kurtarma peşine düşeceksek hangi birinizin inandığına inanacağız oğlum? oturun önce kendi aranızda bir anlaşın sonra ateistleri imana getirirsiniz.

soru tam anlamıyla dangalakça ama dangalak insanların bile sorularının cevaplanması gerektiğine inanıyorum.

"allah yoksa ben bir şey kaybetmem ama ya varsa?"
cevap: allah yok.

yüzde yüz, net, kanıtlanabilir bir bilgi.

bir çeşit yaratıcının varlığı ya da yokluğundan söz etmiyoruz. onun varlığını da yokluğunu da kanıtlayamayız. acayip güçlere sahip bir varlık karşımıza çıksa konuşsa ve kendisinin evreni yarattığını söylese ona da kanıt sorarız ve o da kanıt gösteremez. insanlığın dünyada var olduğu toplam süre bir kaç milyon yıl. tarımın başlangıcı 8 - 10 bin yıl. felsefenin başlangıcı 2500 yıl. bugünkü bilim ve teknolojimizin kuruluşu 300 yıl. uzaya çıkmaya hayal etmeye başlamamız 150 yıl. uzaya çıkışımız 61 yıl. mesela 1 milyar yıllık bir uygarlıktan gelen ve bizim hayal edemeyeceğimiz bir bilgi ve teknik birikimine sahip, en ufak bir doğa üstü güce sahip olmayan bir yaratıkla karşılaşsan onu tanrı zannetmemen için bir sebep var mı? burada varlığı hiçbir şekilde kanıtlanamaz bir şeyden söz ediyoruz. ama ortada sınırları belirli bir anlatı varsa bunun gerçekliğini sınamanın sayısız yolu vardır.

allah ise belirli anlatılar üzerinden vasıfları ifade edilen, adı sanı belli olan belli tipte bir tanrı figürü. anlatılan tipte bir şeyin var olup olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. yokluğunu da kanıtlayabiliriz. çünkü bize bir çok kitap yolladığı söyleniyor. bir takım elçiler yolladığı söyleniyor. bu anlatı en basit gerçeklerle bile çelişiyorsa kuran'da belirtilen tipte allah isimli bir yaratıcı yoktur. böyle bir yaratıcının kendine isim koymasının bir gereği de yoktur. isimler benzer şeyleri birbirinden ayırt etmek için konulur.

suyun madde olduğunu bilmeyen (hud 7) bir şey yaratıcı değildir. venüs'ü yıldız zanneden (tarık 1- 3) bir şey yaratıcı olamaz. dünya'da en batı diye bir şey olmadığını (kehf 86), dünyanın uzaydan önce yaratılmadığını (fussilet 10 - 11), göğün "direksiz yükselen" bir şey olmadığını, dağların yeri sabitlemediğini, güneş'in yıldız olduğunu, yıldızların da üzerimize dökülemeyeceğini ya da yıldızların şeytana fırlatılan taşlar olmadığını (mülk 5), meninin nereden geldiğini (tarık 7) bilmeyen herhangi bir şey yaratıcı olamaz. uzayın yerin üstünde olmadığını, evrenin 6 günde yaratılmadığını, yer ve göğün ayrılması diye bir şey olmadığını bilmeyen bir şey bunları yaratmış olamaz. gönderdiği iddia edilen kitapta sayısız mantık hatası ve yanlış bilgi olan bir şey yaratıcı olamaz. dolayısıyla kuran'da bahsedilen allah tamamen hayal ürünüdür. bu allah'a inanmadığım için de (eğer sapık cihatçılar kafamı kesmezlerse) ben hiçbir şey kaybetmiş olmuyorum ama sen hayatın boyunca 6. yüzyıl bedevisinin masalına inanmakla gerçeklikle ilişkini kaybediyorsun. gerçeklikle ilişkinin kaybına ise biz delilik diyoruz.
anabacı vokke anabacı vokke
bu cümleyi ilk kez aynı yurtta kaldığım bir rizeli bebeden duymuştum. duyma sebebim şu, herif gecenin 12'sinde geldi oda arkadaşımı darlıyor "sen şimdi allaha inamaymusun" diye. neyse benim de uykum kaçtı, belli ki eleman enteresan bir tip. ben de indim kantine... adamdan böyle "yerlerin ve göklerin hakimi her şeyin sahibi yüce yaradanı sen nasıl inkar edersin bre zındık" türü net ve sert bir savunma bekliyorum. mevzuya buna yakın başlasa da ılıklaya ılıklaya geldiği son nokta "allah yoksa ben bir şey kaybetmem ya varsa sen ne bok yiyecen" oldu. abicim, ya tutarsa diye inandığın şey için gecenin 12'sinde insanları uykudan neden kaldırıyorsun ya... kıçını kır mahşer gününü bekle işte, var mı yok mu görürsün. bu kadar muğlak inandığın bir şey için ortamı sikmeye ne gerek var? türkiye'deki müslümanların yüzde 80'i böyle ama... bak araplara bir şey demiyorum, adam harbiden inanıyor. ya varsa ya yoksa gibi bir şey yok kafasında... ama türklerinki tam salaklık abi, hem doğru dürüst inanmıyorlar. hem de kafalarında "ya varsa" deidkleri şey için bazen yeri geliyor katil oluyorlar ya... böyle şuursuz bir insan topluluğu olamaz abi.
atkısıyla dolaşan adam atkısıyla dolaşan adam
bu ifade kadar beni ifrit eden az şey vardır. allah yoksa kendi bir şey kaybetmiyormuş, varsa giren bize giriyormuş. aklı sıra bizi kurtarmak için din tebliğ ediyor pezevenk. göte gelmemek için iman et, yoksa cehennemde sonsuza dek yanacaksın, benim için hava hoş demeye getiriyor. allah yoksa da umrumda değil, varsa da al o allahını az ötede inan bizim de kafamızı sikme şımarık herif.

bunu diyen gerizekalı ayrıca allah'ın varlığına inanmakla allah'a iman etmek arasındaki farkı da bilmiyor. allah olabilir de olmayabilir de. fakat allah'ın var olduğu durumda bile ben niye allah'a iman edecekmişim? çünkü iman etmezsem beni cehennemde yakarmış. niye? ben ona inanayım diye beni yaratmış, bana can vermiş ben şımarıklık edip allah'a nasıl inanmazmışım! kendi yarattığın mahlukla sidik yarıştırmak için gerçekten problemli olmak gerekir. ama yok, allahınız beni imtihan ediyormuş, ona göre beni cennete ya da cehenneme atacakmış. şimdi gelelim kritik sorulara:

1-allahınız iman etmeyeceğimi biliyormuş, beni niye yaratmış, yaratırken bana mı sormuş?
2-allahınız kimi imtihan ediyormuş? karşısında çocuk mu varmış?
3-beni cehennemle tehdit eden allahınız varsa bile ben ona niye iman edeyim?
4-allah var diyelim ve sizin gibi milleti din tebliğleriyle sıkboğaz eden yarrak kafaları cehenneme, kimseyi taciz etmeyen kimsenin yaşam alanına müdahelede bulunmayan delikanlı ateist-deist-agnostik-panteist-paganları cennete yollayacak, ne mâlum? o zaman da biz size bu da sana kapak olsun diye cennetten nah çekince ağlamayacaksınız, ok?

ve ayrıca,

<< bilgi ağacının meyvelerine dokunmak açık biçimde yasaklanmıştır. böylece, kendini anlama yeteneğinden tümüyle mahrum kalacak insanın, ebediyen bir hayvan olarak kalması, ebedi tanrısı, yaratıcısı ve efendisi önünde hep dört ayak üzerinde sürünmesi istenmiştir. ama bu noktada, şeytan, ebedi isyancı, dünyanın ilk özgür düşünürü ve kurtarıcısı sahneye çıkar. o, insanın kendi hayvani cehalet ve itaatinden utanmasını sağlar, onu kurtarır, itaatsizliğe ve bilginin meyvesini yemeye zorlayarak, alnına özgürlüğün ve insanlığın damgasını vurur. >>

mikhail bakunin
kötüböcek came back kötüböcek came back
hani mantıksız da sayılmaz tabi, peki inanmak için kâfi midir?
hani bir ayı vardı, yıllarca küçücük hücrede vakit geçirmiş, salıyorlar sonra doğaya, ayı yine aynı ölçüde yerde dönüp duruyor, ne düşünüyor dersiniz? ya parmaklık varsa? ya ben görmüyorsam? dışarıda beni bekleyen korbaçlı sopalı adamlar vardır. dincilerin az mantıklı gördükleri her şeye sonuna kadar sahip çıkmaları en çok ateistlerin işine yarıyor ve bundan haberleri yok.
dincilerin en büyük sorunu işte, önce düşünmek dinden çıkarır diye öğrettiler, düşünmedikleri için daha mantıklı argümanlar üreten ateistlerin oyununa gelip dinden çıktılar.
li 10 li 10
epikuros aslında iyi de sorgulatmuş bu durumu iyice: tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? öyleyse o güçsüzdür.

yoksa gücü yetiyor da kötülüğü önlemek mi istemiyor? öyleyse o iyi niyetli değildir.

hem güçlü, hem de iyi ise, bu kadar kötülük nasıl oldu da var oldu?
okuzabi okuzabi
tanrının varlığı nedense hep aksiyolojik mecraya çekilerek tartışılıyor. oysa tanrının "varlık" problemi -doğal olarak- ontolojiktir.

-tanrının hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.

öyle ise neden her şey var? tanrı gereksiz işlerle mi uğraşıyor?

- hiçbir şey olmaması gerekiyorken bir şeyler var.

tanrının bunlara ihtiyacı mı var? tanrı muhtaç mı?

gibi...
protestan ahlakı protestan ahlakı
eğer allah yoksa teknik olarak bir sürü şey kaybetmişsindir.

kurban almak. lezzetli et yemek varken 3 4 ay boyunca dinlendirilmemiş ve kesilirken korkutulduğu için tadı bozulmuş et yiyeceksin.

eminevim, faizsiz bankacılık adı altında hem birikiminden olacaksın hem çoluğunun çocuğunun rızkıyla terörist fonlayacaksın.

çocuklarının psikolojisini mahvedeceksin.

kadercilikle pasifist olacaksın. girişimci ruhun ölecek.
vikvikeden vikvikeden
allah varsa ben bir şey kaybetmem çünkü yok hükmündedir. masumların çektiği bunca acılar, dünyadaki bunca kötülük onu bu konuma getirir ama yoksa sen çok şey kaybedersin 72 tane huri ve şaraptan ırmak hayalleriyle bu dünyanı cehenneme çevirip gideceksin ;)
1 /