eğitim

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
lapsus
günümüzde artık bir anlamı kalmayan zaman kaybı olarak görülen şey.açıkçası bunun tek nedeni artık gençlerin topçu yada popçu olmaktan başka birşey düşünmüyor olması değildir,kısacası popüler kültür tek sorumlu olarak gösterilmek istensede aslında eğitmcilerinde çok büyük payı vardır eğitimin şey konumuna düşmesinde.

bu konuda verilecek en güzel örnek proflardır onlara profesör demiyorum çünkü profesör olmak demek sadece isminizin başına prof ekinin gelmesi kısacası sosyal statüler içinde level atlamak değildir,dünyada profesör olabilmek için bir usta çırak ilişkisi ile yalnızca kendi alanında değil edebiyat,sinema kısacası sanatın ve entelektüel birikimlerin her türlüsüne olabildiğince fazla sahip olan derslerinde hayata bakışınıda öğrencisine yansıtan,epistemolojik kopuşunu neredeyse gerçekleştirmiş kendine has bir birey anlaşılmaktadır.ancak geçmiş yıllardaki ve şuan ki iktidarında yürüttüğü saçma -sözde-programlarla profesörlük ayağa düşürülmüş tıpkı tebaasına ganimet dağıtan bir padişah gibi kendisini destekleyenlere hiçbir özellik aranmadan dandik atamalarla gerçekleştirilmiştir.
bunun sonucu olarakta yılda yarım sayfa bile makale yazamayan sözde bilim adamları daha doğrusu proflar ortaya çıkmıştır üniversitelerde serbest kıyafetle gidilebilen liselere dönüşmüştür doğal olarakta bu sığ insanların -elbette değerli profesörler,asistanlar var ancak çok azınlıktalar bana kalırsa-elinde eğitimde bu hale gelmiş eski değerini yitirmiştir.


üniversite öncesi eğitimden söz etmedim bile malum en önemli kısım böyleyken orasının halini tahmin edersiniz.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
hexagram
bilginin öğelerini ve en iyi çalışma yöntemlerini öğretmek ve en önemlisi,ona daha sonra her ne iş yaparsa yapsın,içten bir doğruluk özlemi kazandıracak,hem biçim hem de içerik bakımından güzeli anlamasını sağlayacak,öteki insan birimleri arasında yararlı bir birim olma ve insanlığın geri kalanıyla uyum içinde olma duygusu verecek bir genel esin aşılamaktır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
nikmikyok
toplum içinde birey olma becerisini kazanmaktır, diğerleri ile birlikte yaşarken dengeyi kurabilmeyi öğrenmektir.

eğitim bir okul hayatına sığdıralamayacak kadar geniş, tek bir kişiye veya kuruma emanet edilemeyecek kadar ciddi bir konudur. hava kadar su kadar ihtiyaçtır, bir haktır.

peki niye eğitim? savaş olmasın diye, kargaşa olmasın diye, mutlu ol diye...

peki nasıl eğitiliriz? insanlar birbirini eğitir dururlar hayat içinde, etkileşirler, aralarındaki ilişkileri düzenlerler, yazılı, yazısız kurallar koyarlar, tecrübe kazanırlar, tecrübelerini unutmamak için oturur kitap yazarlar, film çekerler, şarkı söylerler.

peki eğitim için ne gerek? okumak, dinlemek, seyretmek, konuşmak, tartışmak, seyahat etmek, insan tanımak, ve en önemlisi düşünmek, yeniden yeniden dengeyi kurabilmek için düşünmek, hayat boyu düşünmek ...

eğitim şart ne demek peki? eğitimin gerekilerini yapmak şart demek, bunun için gerekli alt yapıyı sağlamak şart demek.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
sahra
eğitim

eğitim bilinen anlamıyla “yaşantı ve tecrübe yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değişikliği”. peki, ne için kasıtlı ve istendik? bunu bilmeksizin yıllardır eğitiliyor muyuz? bizim çıkarlarımız söz konusu mu yoksa başkalarının çıkarları mı söz konusu olan? ben bu yazıya başlarken çin halk cumhuriyetinin lideri mao’nun bir sözüyle başlamak istiyorum: “ halkınıza 10 kitaptan fazla okutmayın” işte bu söz eğitimi anlatıyor. daha doğrusu eğitimi değil de bilgilenmeyi, aydınlanmayı anlatıyor. okuyan insan bilgilenir ve yaşadığı çevreyi ve düzeni sorgulamaya başlar. sorguladıkça aslında güzel görünen şeylerin makyajlanmış yalanlar olduğunu fark eder. eğitim kurumlarının onu bilgilendirdiğini değil sistemin bir elemanı olma yoluna ittiğini fark eder. işte sorun da burada başlıyor zaten. biz bilgilendiriliyor muyuz yoksa eğitiliyor muyuz? hindistan’da trigonometrik cetvel tamamen ezberletiliyor. amaç ilerlemek değil ilerlediğini zannettirmek. asıl olan insanin kendini eğitmesidir. insanlar kendilerinin ilerlediklerini, geliştiklerini zannediyorlar ancak tamamen bir devletin politikasına alet oluyorlar. bu bizim yaşadığımız devlette daha belirgin çünkü eğitim adına hiçbir şey yok (!)



eğitim kelime kökü olarak “eğmek” sözcüğünden gelir. yani bir şeyi mevcut şeklinden başka şekle sokmak anlamındadır. yani bizi okullarda kendi özgür irademiz dışında bir mengeneye sokup düşüncelerimizi tamamen istedikleri yönde eğiyorlar. aslında öğretim kurumları olan ilköğretim, lise ve yüksek öğretim kurumlarına eğitim yuvası denmesinin nedeni de bu sanırım. bu kurumlar bizi gizliden mevcut hükümetin politikalarına alıştırıp uyuşturuyorlar. herhalde her hükümet değişikliğinde müfredatların baştan sona değişmesinin nedeni de budur…



öğretim kurumları olan ilköğretim, lise ve yüksek öğretim kurumlarında bize bilginin verilmesi gerekirken ve ya bilginin nasıl kullanılması gerektiği öğretilecekken tamamen sistem elemanı yetiştiriliyor. bu kurumlar öğretim kurumlarıdır. ülkemizde eğitim veren yani vermesi gereken(!) kurumlar sadece askeriye, din okulları gibi hiyerarşik yapılardır. işte tam da bu kurumlarda insanı istediğiniz şekle çok kolay sokabilirsiniz. ancak öğretim kurumlarında bunu yapmamalısınız. çünkü insan düşünebilen bir varlıktır ve eğitilemez! insan yaşantısı sonucu öğrenir ve sadece kendi kendini istediği yönde eğitebilir. işte o zaman insan yaşadığının farkına varabilir ve bu hayattan zevk alabilir…

pierre joseph proudhon
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın