ehven i şer

üç kademeli su ısıtıcısı üç kademeli su ısıtıcısı
iyiyi aramak yerine kötünün iyisine razı olmak zavallılıktan ileri gelir ve daha da zavallı olmaya götürür.

kaptan jack sparrow'un çok sevdiğim bir sözü vardı filmde. işin içinden çıkamayan çocuğa, "seçenekler hoşuna gitmiyorsa onlardan uzak dur ve kendi seçeneklerini yarat." minvalinde şeyler söylüyordu.

sadece sunulanlara bakıp "seçeneğim yok. kötüler içinde en iyisini seçeyim." deme!

bu arada; bu kavramın türk siyasi hayatına yansıması "adam yiyor ama çalışıyor." gibi saçmalıklara sinmiş ve hep kötü sonuçlar doğurmuş, doğurmaya da devam ediyor.
nonparametric nonparametric
güzel, zeki, dünyalar tatlısı, sempatik bir insan.* kafası binbir farklı yoldan çalışabilir, kimsenin göremediği detayları çözebilir; fakat kendi zihninin değerini pek bilmez.
options options
ak parti'nin yolsuzluk yapmış olabileceğine ihtimal veren seçmenlerinin hala neden ak parti'ye oy veriyorsun sorusuna verebildikleri en makul cevap.

ne yazık ki siyasi seçim barajı duşmedikçe ve de türk siyaseti kutuplaşmadan beslenmeyi bırakmadıkça da çözümü zor bir durum.
he yaa he yaa
zulme sessiz kalanların kendini aklamak için sığındığı tabir. bu, özellikle de islami camia için geçerlidir ve özellikle de oy kullanma meselesinde.

tanım; tercihlerin hepsi kötü ise içlerinden iyiye en yakın olanı seçmek.

ak parti bütün iğrençliklerine rağmen oy verilebilecek bir partidir çünkü diğerleri ondan daha iğrenç ve bize düşen de içlerinden en iyisini seçmek.

ehven-i şer bu değil. bu kadar basite kaçmak doğru değil. bunu anlamak için seçeneklere bakmak gerek;

a partisi, b partisi, c örgütü, boş oy, geçersiz oy, hiç kullanılmayan oy...

tek seçenek oy kullanmak değil. bu seçenekler arasında seçim yapmaya kalkarsak içinden en iyisi hangisi, ehven-i şerimiz ne?

'kullanmayalım da ne yapalım?' diye bir soru sormak da yersiz ve tecrübesizliktir. zira tarih toplumu değiştirenlerin, yeni bir sistem getirenlerin kahramanlıklarıyla dolu. istisnasız hepsini alkışlıyoruz şimdi. hepsine gıpta ile bakıyoruz.

onların yolundan ilerleyip bir şeyleri değiştirmenin vakti gelmedi mi!?
paradoksyasayanadam paradoksyasayanadam
1918'in sonları... türkiye, birinci dünya savaşı'ndan bitmiş bir halde çıkmış ve toplumdaki bir çok aydın i̇ngiliz ve amerikan mandasına girmek gerektiği üzerine açıklamalar yapıyor... manda savunucuları arasında i̇ttihat ve terakki partisine yakın, milliyetçi ve reformist kişiler de mevcut. halide edip, rauf bey, kara vasıf, yunus nadi (abalıoğlu) gibi, daha sonra kurtuluş savaşı'nın düşünsel önderleri arasında yer alacak olan kişiler dahi amerikan mandasını istediklerini açık açık beyan ediyorlar. halide edip, minber gazetesindeki makalesinde "bütün eski ve yeni türkiye hudutlarına şamil olmak üzere, muvakkat (geçici) bir amerikan mandasını ehven-i şer olarak görüyoruz" diye yazdığında ilk kez ehven-i şer kavramı gündeme gelmişti. 

'esad rejimi ehvenişer noktaya geldi'




'amerika şerrih ehveni'

ardından sivas kongresi'nde de aynı tartışma gündeme geldi. vasıf bey, sivas kongresi'ndeki konuşmasında yine aynı kavramı kullanarak şöyle konuştu:

"manda'nın isminden korkmayalım, isterseniz buna 'müzaheret' diyelim. [...] büyük bir harpten mağlup çıktık. bütün memleket perişan vaziyettedir. beşyüz milyon lira borcumuz var. bunu ne ile, nasıl ödeyeceğiz? gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez. tamamiyle müstakil yaşamaya, mali vaziyetimiz müsait değildir. şimdi istiklalimizi kurtarsak bile, olduğumuz yerde sayarak bir adım ilerleyemez ve günün birinde, bizden kuvvetli olanların hükmü altına girmeye, ister istemez mecbur oluruz. i̇şte bu sebeplerden dolayı, i̇ngiltere'yi kendimize ebedi düşman ve amerika'yı şerrin ehveni saymalıyız."

ve atatürk'ün yanıtı

ancak mustafa kemal sivas kongresi'nde 'amerikan mandası' ve 'i̇ngiliz himayesi' arasında 'hangisi ehven-i şerdir?' diyerek tercih yapmaya çalışanlara cevabı şöyle olmuştu: 'ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür!'

bkz: kötünün iyisi)
ontolojikvaka ontolojikvaka
(bkz: lesser evil)

i̇nançsız insanlar için tanrının emrettiği ahlak'ın yerine kullanılan bir tür iyilik yapma sistematiğini ifade eder. esasında biraz daha mantıklıdır çünkü aldığımız her karar kendi içerisinde kötü sonuçlar barındıracaktır. bu yüzden i̇yi ve kötü arasında tercih yapmak yerine kötü ve az kötü arasından az kötüyü seçmiş oluruz.
birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
ehven i şer türkiye'nin yapabileceği irade meziyetine sahip olduğu bir özellik değildir. van'da çığ altında kalanları kurtarırken sessiz kalmak yerine allahu ekber nidaları çekerek ikinci bir kötüyü getirmiştir. örnekleri hep mevcuttur. korona hususunda da ehven-i şer iradesini göstereceğiyle ilgili güven vermemektedir