eko

tutkuyakar tutkuyakar
ekokardiyografinin kısaltılmış hali.kalple ilgili sorunu olanların kardiyolojiye gittiklerinde bi eko alıp çıkmalarına sebep olgudur.
jellicle jellicle
gündoğdu meydanına açılan köşede bulunan, çocuk aklımla vakti zamanında izmir'in simgesi olarak bellediğim o palmiyeyi karşısınıza alarak içebileceğiniz, kalabalık olmadığı zamanlarda çalan müziğin zevki ile de kendinizden geçebileceğiniz mekanın ismidir. dış taraflarda gençler bulunurken, içlere doğru yaş ortalaması yükselir.
aman ormancı kuyutormancı aman ormancı kuyutormancı
counter strike oyununda takımda bir veya birden fazla kişinin para yetersizliği çekmesi ve diğer arkadaşlarının da bu yetersizliği karşılayamaması halinde takımca silah almama eylemine verilen isim. olayı grev olarak algılayan bünyeleri bir sonraki elin sonucunda dumur eder bu taktik.
gündüz ayrı ayrı gece de birlikte yüksek sesle gündüz ayrı ayrı gece de birlikte yüksek sesle
çok eski zamanlarda, orman perisi eko konuşabiliyordu. üstelik o kadar güzel konuşuyordu ki, sözcükleri sanki daha önce başka hiçbir ağız tarafından getirilmemiş gibi güzel geliyordu dinleyenlere.
ancak zeus'un resmi karısı tanrıça hera sıklıkla yaşadığı kıskançlık krizlerinden birinde onu lanetleyince, eko cezaların en kötüsünü çekti; kendi sesinden mahrum kaldı.
o andan itibaren artık kendi başına hiçbir şey söyleyemedi, sadece başkalarının söylediğini tekrar etti.
zaman içinde gelenekler, bu laneti en üstün erdeme dönüştürecekti.

* * * *
ardakgun ardakgun
ekonomi nin kökü olan eko için; "ev" demekmiş ya.çok şaşırdım.kenan ışık ın sunduğu yarışma programında dün gece ailecek öğrenmiş olduk.
baktım da biraz sağa sola, yok böyle bi bilgi.