ekonomik krizin hissedildiği anlar

1 /
altlejant altlejant
ağır ağır kendini gösterir. ilk başta anlaşılmaz, bir aya kalmadan kriz - hissetme grafiğinde "lan noluyor" eğrisi oluşur.

mesela

-muhteşem bim ürünleri (ikea'yı tartışan millettik, ne olduk)
-ekmeğin fiyatını umursamazken sorar olmak,
-çayın bir anda pahalı gelmesi,
-daha fazla yürüdüğünü fark etmek,
-sinemada filmleri fayda maksimizasyonunu baz alarak tercih etmek,
-gösterime giren filmleri "evde izlenecekler" gibi garip bir kategoriye sık sık dahil etmek,
- korsan ticarete daha sık mazeret üretmek,
- aniden ev yapımı salça kavanozlarının peyda olması ve sayısındaki artış,
- market poşeti yerine daha çok pazar poşeti ile eve dönmek,
- yılların kaliteli üretip ortalama fiyata satılan markalarını "iyice kazıkçı oldular lan" anafikri ile kritike etmek,
- şık yağmurluklar, polarlar vs yerine yün içlik ve iç donuna hayran kalmak,
- tavuk dönerin altın yıllarına dönmesi,
- sayısal lotoyu bilimsel teniklerle incelemeye başlamak,
- sık sık uzaklara bakmak, dalmak,
- eskiye nazaran daha sık küfretmek,
- gece don atlet işemeye gidememek; kaloriferden,kombiden çok yorgandan, battaniyeden medet ummak
dbk21 dbk21
yıl sonu zammında sıfır çekileceğinin anlaşıldığı andır. iki yıl boyunca aynı maaşa çalışacak olmanın kafaya dank ettiği andır. herşey günbegün pahalılaşırken aynı parayla geçinmek zorunda kalındığı andır. tüm bunların sonucunda yemişim bu şirketi diyerek sözlükte fink atmaya başlanıldığı andır.
ness ness
genel müdürün toplantı yapıp gözünüzün önünde 2si müdür 4 çalışanı çatır çatır işten çıkardığı andır.
tembel tembel
esnaf lokantalarında öğlen yemeklerinde peydah olan tenhalıktır. her zaman kuzu tandır yanına iç pilav üstüne de kavrulmuş un helvası yerken kah kah gülen grubun masasındaki sıkıntılı donukluktur. şişman ve gürül sesli babacan abinin garsonun kulağına eğilip bir şeyler söylemesi, ardından münasebetsiz garsonun "pilav üstü kuru çeek" bağırtısının kartonpiyer kaplı kolonlarda yankılanışıdır.
agustos agustos
öğrencinin dönem başında harç parasını yatırdığında olmazsa olmaz kitapları alabilmek için parası kalmaması akabinde aileye üzülürler diye belirtmeden derslerden çok bunu düşünmeye başlamasıdır. işçi'nin dövecek demirin altından çekilip boşuğa vurmaya başladığı anlardır ki eve gidince de ailesine hava ile karın doyuramayacağını anladığı anlardır. memurun ısınmak için doğalgazlı evinde soba borusunu takacak baca deliği aradığı anlardır ki bütçesi de o delik gibi olmuştur sürekli içeri soğuk hava girmektedir genellikle bir gazete topu ile orayı tıkamaya çalışır aynen sabah kalkınca sağlıklı olmak için(!) içtiği aç karnına bir bardak su gibidir. üretim yapanın ürettiklerini maaş diye yanında çalışanlara taktim etmeyi düşünmeye başladığı anlardır ki çıkarcağı işçileri için hesap yapmaya başlamak ayrı bir dert olsa gerektir. bu böyle uzar gider his bu belli olmaz nerden çıkacağı, a birde iktidarda olanların yalan söylemek için gece özel toplantıların yapılmaya başlaması ve artık kendilerine bile aktaracak hortumun ellerinde pörsük bir şekilde kaldığını anladığı saatlerdir.bir saat geriye alsak düzelir mi acaba,çünkü hep bir darboğazdan geçen ekonomimiz, kemer sıkmanın en büyük spor kabul gördüğü bir politikamız var bizim, şimdi tekrar soralım bir saat geriye alsak düzelir mi? belki de 70 yıl geriye alınmalıdır. belki de bu sayede başka hislerin hatırlanmasına yardımcı olabilir.
sokaktasayamamgibi sokaktasayamamgibi
yavaş yavaş yaklaştığının hissedildiği andır. örneğin günümüz.aslında esas ekonomik kriz (babası) 2001 de gerçekleşmiş olandı. çok acıydı. yazar kasa fırlatanlar, dükkan kapatanlar, batanlar ve akpnin 2002 zaferinin habercisi olan bir kriz. 1994 deki 5 nisandan bile kötüydü 2001 krizi. şimdi ise ne yazıkki 2013 krizi kapıda gibi. çok yakın zamanda (ekim kasım gibi) çok büyük bir kriz kopabilir. türkiyedeki yabancı sermaye kaçmaya başlayınca mayısdan beri borsa düşmeye yüz tutmuştu. (gezi olaylarından canı yanan biri faiz lobisine suç atarken biraz da borsayı boşaltanları kast ediyordu) derken altın dipledi, dolar ve euro gaza bastı. devlet bankaları da dahil pek çok banka krediyi sade vatandaşa verirken cimri davranmaya başladı. memursen biricik iktidarının emriyle yüzdeliksiz ve enflasyon farksız maaş zammına evet dedi. memursen bence memura çok büyük yamuk yapmıştır. kriz kopunca devlet enflasyon farkı vermeyerek memurunu bu yıl aç bırakacaktır. bütün bunlar yakın bir krizin oluşturduğu hislerdir. iktidar kriz sayesinde gelmişti, galiba kriz sayesinde yüzde onbeşle geri gidecek
ustacekirge ustacekirge
sıradan fanilerin binek araçlarını otoparkta atıl tuttuğu veya zararına satışa çıkarttığı, buna mukabil lüks araçların ve özellikle de cip modellerinin satışının arttığı dönemlerin genellikle başlangıç zamanlarıdır.
1 /