ekrem akurgal

stocky2001 stocky2001
1911'de doğmuş, ord. prof. dr. ekrem akurgal ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük arkeologlarından biri olup, smyrna *, foça, sinop, daskyleion, çandarlı ve erythrai * kazılarını yürütmüştür.berlin'de arkeoloji eğitimi ve doktora, ankara'da doçent, profesör ve ordinarius profesör oldu. yurt içi ve dışında çok fazla ödül ve üyelik sahibi olan, onlarca kitabı olan bu büyük insanın, benim için favori kitabı anadolu uygarlıkları'dır. bu kitabı okuduktan sonra mühendislik seçimimi bile gözden geçirmiştim. 1 kasım 2002 tarihinde vefat etmiştir.
feto feto
ord.prof.dr.ekrem akurgal hocaların hocası diye anılmaktadır. benim hocalarım olan prof.dr.güven bakır ve prof.dr.tomris bakır akbaşoğlu'nun hocasıdır. kendisiyle 1996 yılında foça kazı evini ziyaret ettiğinde tanışmış ve bu efsane insanın ellerinden tutup kazı evini gezdirmiştim. bu olay benim gibi o yıllarda çaylak bir arkeoloji öğrencisi için bir felsefe öğrencisinin aristo'yu elinden tutup sohbet ederek gezdirmesi gibi bir olaydır. o gün bana aferin demesi kadar kıymetli bir aferin sözünü hayatım boyunca bir daha duymadım.
ayrıca gençlik yıllarından vefat ettiği 2002 yılına kadar bir erkek hemcinsim olmasına rağmen yakışıklılığıyla hakkının verilmesi gereken bir insandı. saygıyla anıyoruz.
sentenced59 sentenced59
ömrünü anadolu uygarlıkları ve arkeolojisine adamış , beyefendi büyük insan..dünya tarih ve arkeolji literatürüne girmiş sayısız makalesi ve eseri vardır.i̇smi saygı ve hayranlıkla anılır..hitit,frig,lidyalı,i̇on ve urartuların babası...
fantaghiro fantaghiro
kitaplarından birinde, ilerde kodamanlarla evlenince, daha hafif şeyler yerine kültürle mültürle ilgilensinler diye kolejli güzel ve alımlı kızları bölümüne aldığını (üniversiteye mülakatla öğrenci alındığı dönemde)hiç utanıp sıkılmadan anlatan ölü duayen. bu adamın türkiye'de arkeoloji denince akla gelen ilk isim olması tuhaf bir şekilde çok yerinde aslında. arkeoloji, tıpkı gençliğinde çok yakışıklı bir adam olan akurgal gibi dışı güzel, parlak, çekici; içi sığ, gülünç ve manasız olan bir bölüm. türkiye için söylüyorum bunu. ama dünyada da arkeoloji diye bir dal olmasa, muhtemelen eksikliğini hissetmezdik.

türkiye'de arkeoloji okuyan insanlar ikiye ayrılır: birinci grup taş çatlasa tüm arkeoloji öğrencilerinin yüzde 6-7'sini oluşturan ve arkeolojiyi ciddi bir bilim sanıp isteyerek bölüme giren, 3. yıla varmadan deliler gibi pişman olan saftirikler. ikinci ve çok daha geniş olan grup ise, puanı daha iyi yerlere yetmediği için, dört yıllık bölüm olsun taştan olsun mantığıyla arkeolojiye kapağı atan, matematiği kötü aylaklardan oluşur. bu gruptan çıkan akademisyenler, akurgal'ın meşalesini -yani atomu parçalıyormuş gibi bir tavır takınarak verdikleri kuru, yavan, ezbere dayalı, faydasız bilgileri- başarıyla sonraki nesillere aktarırlar.