ekrem dumanlı

1 /
marvin marvin
gerçek gazetecilik nasıl yapılır konusunda çok bilgili olan, göreve geldikten sonra zaman gazetesinin uluslar arası alanda gazetecilik ödüllerine boğulmasını sağlayan gelen yayın müdürü...
fen liselim fen liselim
edebiyat ve gazeteciliğin harmanlanmasıyla mükemmel yazılar ortaya çıkaran yazar. hem bilgili hem de edebi yazmaktadır kendisi.

yıllar sonra gelen edit: artık böyle düşünmüyorum.
abdkl abdkl
mantık ve zeka ürünü güzel yazılara imza atan yazar. bir örneği için:

`http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=613567`
aintitfunny aintitfunny
"dershane hocasıydı, şimdi gazete yönetiyor. fethullah gülen cemaati'nin gazetecisi. zaman'daki yazısında 'medyada ergenekon'u gizlemek isteyenlerin olduğunu' yazıyor."(kaynak: `oray eğin)
olea olea
zaman gazetesinin vizyonunu yenileyen modern görünüşlü, kibar ve işine hakim gazete yöneticisi. bu işin görünen yüzü...
paleface paleface
referandum ile alakalı gazetemsi bir şey geçti elime en arka sayfasında bu amcanın yazısı var...

diyor ki kendisi, "hayır" diyenler, "partizanca" düşünerek "hayır" diyorlarmış, aslında maddelerle alakaları yokmuş.

şimdi arkadaş, yapılan araştırmalar referandumda oylanacak maddeler hakkında bilgisi olanların oranı %12'yi geçmiyor. hatta "evet" diyeceklerin büyük kısmı kameralara "başbakanımızı çok seviyoruz" gibisinden sebepler sunduğunu da görüyoruz.

"hayır" diyenler partizan ama "evet" diyenlerin partizanlıkla alakası yok değil mi ekrem dumanlı?

"hayır" diyecek olanları eleştir arkadaş hatta "12 eylül anayasası'nın muhafazasını istiyorlar" de her zamanki gibi anlarım ama "evet" diyecekleri "her halttan haberi olan demokrat kişiler" olarak lanse edip, "hayır" diyecekleri "partizan" diye suçlama utanmadan!
cemaatçi imamın ateist oglu cemaatçi imamın ateist oglu
fatih altaylı'dan pis ayar yemiş kişidir.

(bkz: zaman yazarları zaman yazarları zaman )

büyük fotoğrafı iyi görmek ve savrulmamak gerekiyor. adlî makamların yürüttüğü bir soruşturmayı cemaat yapıyormuş gibi tekrar tekrar söyleyip o yanlış hükmü insanların hafızasına kazımak olsa olsa kara propagandanın bir sonucudur. onca delile rağmen, demokrasiyi kökünden tehdit eden ergenekon'u görmeyen, balyoz'u yok sayan vs. adamlar hiçbir delil olmaksızın "kesin bu işi cemaat yapmıştır" diyerek hedef saptırıyor.

bir de sinsice yapılan propagandalar var. "cemaat şeffaf olmalı" diye başlayan önermenin vehim üreten parçası "gizli örgüt" suçlamasına dayanıyor. cemaat deyip yaftaladıkları hangi şey şeffaf değilmiş? okullar mı, dernekler mi, gazeteler mi, televizyonlar mı? onlar da pekâlâ biliyor ki, cemaate nispet ettikleri her şey gayet şeffaf ve denetime tabi. bu gerçeğe rağmen sapla samanı birbirine karıştırıp karalama yapmanın anlamı nedir?

demiş adamımız şakirt ekrem.bunun üzerine bizim fatih durur mu o da döktürmüş tabi.


"yanıt sert geldi. "bizde öyle bir kopya yok. iyi gazetecilik yapsaydınız, bizim ulaştığımız bilgilere ve delillere siz de ulaşırdınız."

vallahi haklılar.

bükemediğin bileği öpeceksin.

zaman gazetesi'nden özür diliyorum.

hemen her yerde onlardan daha iyi gazetecilik, daha doğrusu daha iyi muhabirlik yapıyoruz. pek çok haber önce bizde çıkıyor. ama yine de bazı konularda zaman'a yeniliyoruz. ergenekon ve balyoz davalarında zaman bizi, sadece bizi değil tüm basını ezip geçiyor.

onlar kadar detaylı bilgiyi hiçbirimiz veremiyoruz.

o kadar ki, sanık avukatlarında bile olmayan belgeler, cd'ler, ses kayıtları zaman gazetesi'nde her gün şakır şakır yayınlanıyor. sanık avukatları kendilerine verilmeyen delillere ancak zaman gazetesi'nin iyi gazeteciliği sayesinde ulaşabiliyorlar.

zaman gazetesi'ni bu iki davadaki başarılı gazetecilikleri için kutluyor, kıskançlık yaptığım için özür diliyorum
azizim azizim
bugünki ygs'de şifre iddialarıyla ilgili olarak kaleme aldığı yazısında;

"basına dağıtılan kitapçıklarda şifre var iddiası üzerine ösym başkanı açıklamalar yaptı ve türkiye'de bir ilke imza atarak sınava giren bütün öğrencilerin kitapçığını internete taşıdı. çok net ve kesin konuşuyor ve gösteriyorlar ki hiçbir öğrencinin soru kitapçığında şifre bulunmamaktadır." demiş.

pardon.

1 milyon 700 bin kitapçıktan bahsediliyor, değil mi?

henüz tüm kitapçıkların ortama taşınması bile tamamlanamamışken, kimi adayların ellerindeki kitapçık numaraları ile sanal ortamdaki numaralar örtüşmezken bırakınız da bizler de azcık şüphe duyalım, konuşalım, tartışalım.
bir arkadaşa bakıp sıçıcam bir arkadaşa bakıp sıçıcam
bir kaç sene önce yaftalamadan düşünün temalı tanıtımlar hazırlamıştı gazetesi için. köşesinde buna sık sık değinirdi. kim olduğunu, hangi gazetede yazdığına takılmamıştım pek, yaftalamadan düşünün msjını epey beğenmiştim.
fakat sümeyye erdoğan'ın tiyatro salonunu terketmesi ve oyuncu hakkında ithamlarda bulunması hakkında yazdıkları "yaftalamadan düşünün" demesiyle epey bir çelişkili. epey bir öfkeyle yaftalamışssınız sayın dumanlı, şöyle bir soluklanıp öyle yazsaydınız.
yazısını okumak isteyenler için link ; pes doğrusu! koskoca hürriyet gazetesi 12 eylül askerî döneminin bir hâkimini manşet yapmış. adam 40 idam kararına imza atmış. 4 idam infazında bulunmuş. şimdi ... zaman
ecg ecg
"şu ana kadar herkes internete dilediği gibi giriyor. hukukî olarak bazı yasaklamalar olsa da, bunları aşacak yöntemler var."

yani anlıyoruz ki soyadının hakkını veriyor.
holden caulfield versus tyler durden holden caulfield versus tyler durden
kılıçdaroğlu'na soru sorarken, "sizin imam hatipli öğrencilere yönelik herhangi bir açıklamanız olmadı " gibisinden bişeyler geveledi. köşeye sıkıştıracak aklı sıra... "araştırdım, herhangi bir açıklama göremeyince şaşırdım" diyor kendisi.

canım kardeşim sen zaten bir açık bulmak için araştırdın, kimse kimseyi keriz yerine koymasın bu saatten sonra.
ha 30 sn sonra kılıçdaroğlu da dedi (genel başkan yardımcımız konu ile ilgili basın açıklaması yapmıştır, mealinde) - hatta basında da çıktı dedi. star, zaman gibi gasteleri de saydı sıraladı. zaman diyorum bak, alooo kime diyorum . kendi gasteni bile okumuyor musun sen, anlamadım ki.
1 /