ekrem imamoğlu

1 /
mavikuzgun mavikuzgun
çalışkanlığı, iş bilirliği ile kitlesinin en uygun belediye başkan adayıydı. şimdi, resmen belediye başkanıdır. mütevazidir, beylikdüzü'nün yeni belediye başkanıdır. chp bu örneği incelemelidir.
bkz: istanbul'da çok şey değişmedi beylikdüzü hariç 2014 yerel seçimlerinden chp sadece ak parti'den beylikdüzü'nü alarak istanbul'daki belediye sayısını 14'e yükseltti. ak parti'nin istanbul'da ilçe... http://www.34volt.com
vitriol vitriol
bu sabah kılıçdaroğlu'nun ziyaretiyle birlikte chp'nin istanbul büyüksehir belediye başkanı adayı olacağı konuşulan halihazırdaki beylikdüzü belediye başkanı. iyi parti'nin de destek verdiği söyleniyor.
ofansif sol bek ofansif sol bek
chp adayı ekrem imamoğlu'nu tanıyalım.

yandaş akit'in genel yayın yönetmeni hasan karakaya'ya rahmet dilerken ekrem imamoğlu:




suriye'de katliamlar yapan, mezhepçi-faşist öso'nun destekçisi ihh'ye desteğini sunarken ekrem imamoğlu:




bu adam bir de "sol" bir partinin adayı ha. şu twitleri bir akp'li atsa şaşırmazsınız, öyle işler yapmış. ve bu adam akp'li adayın alternatifi olarak halka sunulacak. biz de gidip salak gibi oy vereceğiz. yok öyle şey!
benim nickim benim kararım benim nickim benim kararım
beylikdüzüne çağ atlatmış kişidir.

10 yıldır beylikdüzü'nde ikamet etmekteyim. bu bölgenin istanbul dışında bir yerde olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. haliyle merkezde yer alan yerlere ulaşmamız, kültür sanat faaliyetleri sürdürmemiz veya arkadaşlarımızla bir yerlere gidip eğlenmemiz ciddi anlamda işkenceye dönebiliyor. gidiş neyse ama dönüşte bitkin bir şekilde eve zor atıyoruz kendimizi.

belediye başkanı olduğunda bölge akp elindeydi. istanbul'da el değiştiren tek yer beylikdüzü olmuştu. göreve başladığı anda faaliyetlerine hızlı bir şekilde giriş yaptı. yaşam vadisi adında ucu bucağı olmayan bir park yaptı ve bölgenin sık sık nefes alabildiği, revaçta olan bir yer haline geldi. öyle ki; telefonda "neredesin?" sorusunun cevabı olmaya başladı bu alan.

akabinde kültür merkezini yeniledi. ben bu ülkede, örneğine rastlayabileceğim başka kültür merkezi görmedim. kütüphanesi gerçekten büyük ve bir kitap cafesi mevcut. yine aynı binada çok şık bir tiyatro salonu var. yalnız diğer kültür merkezlerinden farklı olarak içi dolu bir salon. genco erkal'ın, bir delinin hatıra defteri oyununu izleme şansı bulabildim. her hafta ünlü isimlerin geldiği, imza günlerinin düzenlendiği, harika oyunların sergilendiği bir kültür merkezi bıraktı beylikdüzü halkına.

gece hayatını hareketlendirdi. mask ve rock'n rolla şube açtı. ayı ve wolf adında iki tane daha altarnatif mekanı var. mask'ta yine ünlü isimlerin geldiği konserler organize ediliyor. rock'n rolla'da oturup iki bira içip, sahnesinde yer alan kesmeşeker, acil servis, dört x dört, zerrin mete gibi isimleri ücretsiz dinleme şansımız oluyor. diyebilirsiniz bunun belediye başkanı ile ne alakası var? diye. çok alakası var! bu mekanlar açılırken hiç zorluk çıkartılmadı ve doğrudan desteklendi. bizzat mekan yöneticilerinden, birinci ağızdan duydum bunları. demem o ki; buradan kalkıp, taksim'e kadıköy'e gitmek için bir sebebimiz kalmadı artık. sosyal faaliyetler konusunda bir çok yerden iyi durumda.

kişiliğine gelirsek; ben bireysel olarak tanımam, etmem! açıkçası beylikdüzü'nden ayrılacağı içinde çok üzülüyorum. yaşadığım üç anektot var onları anlatabilirim ancak.

birinci anektot: elde kalan fazla kitaplarımız vardı ve bunları geri dönüşüme göndermek istiyorduk. ancak ilgili birimi bulamadığımız için şansımı deneyip ekrem imamoğlu'na twitter'dan dm attım. bunları nasıl teslim edebileceğimizi sordum, aynı gün içinde adres ve telefon numarası rica etti. gönderdim ve akşamına araç göndertip evden aldırdı.

ikinci anektot: sokak hayvanları için belli bölgelere "içine pet şişe ve plastik" attığımız takdirde alttan mama veren makineler kurdurdu.

üçüncü anektot: tiyatro izlemek için gittiğim kültür merkezinde, tiyatro saatini beklerken kırmızı kedi kitap cafe'de oturuyorduk. yan masada sayın ekrem imamoğlu'nu görünce kültür merkezini beylikdüzüne kazandırdığı için, yanına gidip teşekkür ettim. kendisi çok mütevazi bir kişilik orada farkettim. yanında hiçbir koruma olmadığı gibi, ben yanına gittiğimde ayağa kalktı. lütfen oturun rahatsız olmayın desem de benle konuştuğu süre boyunca ayakta bekledi. tiyatro biletimizin olup olmadığını sordu ve istersek davetlisi olabileceğimizi belirtti.

ayağa kalkması falan, evet basit şeyler bunlar ama insana, insan olduğunu hissettiren şeyler. yanındaki koruma çemberini delmek zorunda kalmadan, nasılsınız diye hal hatır sormak bu ülkede çokça olmayan şeyler. sadece partisine bakarak oy vermem ben bir insana. eğitimine, fikirlerine, icraatlarına bakar öyle oy kullanırım.
dumrul dumrul
bok partili pezevenkler "şu an sağa gafa atmağ istiyorum" diye anırmışlar. "gahpe" demişler, "ibne" demişler...

binali'ye "şu an sana gafa atmak istiyorum" diyebildiğiniz ve başınıza bir iş gelmediği zaman seçim yarışı diye bir şey yapılabiliyor demektir.


3
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
sinirleri aldırmış, karış karış geziyor istanbul'u. helal olsun. her gün peşine takılıp açık arayan akit ve türevleri artık adam tutup karşısına çıkarıyor. bugün bir tanesi sana kafa atmak istiyorum diyor imamoğlu'na. ekrem imamoğlu kim daha tanımazken kafa atmak isteyecek nefreti edinmiş bile aq evlatları. ben ekrem başkanın yerinde olsam "seni ayrı, duruşunu ayrı....." diye başlardım.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
fark budur işte.

15 yaşam vadisi projesiyle ortalığı sallamıştır.

imarsız istanbulda dere yatağı olarak görünen (iski'nin istanbul projesinde hala bellidir) ve uygulanabilirliği olan 15 yatağa " yaşam vadisi " adıyla toplamda 20 milyon metrekare eden bir alan ağaçlandırılarak istanbul'da ormanın denize insanın ise doğaya ulaşması sağlanacak.

çok güzel bir proje. ağırlık avrupa yakasında ve üçüncü bölgede olsa da beylikdüzünde yaptığı ilk yaşam vadisiyle istanbulun imajını biraz düzeltmiş oldu. sıra istanbulun genelinde.
founder founder
gün itibari ile istanbul büyükşehir belediyesine seçilip seçilmeyeceği belli olacak olan, beylükdüzü'nün mevcut belediye başkanı, ibb'nin millet ittifakı belediye başkan adayı.

tanım safsatasını geçtiğimize göre ne zamandır yazmadığım itü sözlükte doğduğum, doyduğum ama artık gram zevk almadığım, fellik fellik kaçmaya yer aradığım, kavgalar ve ihanetlerle dolu bir ilişkimin olduğu istanbul hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.

ben istanbul'u bir kevaşe gibi görüyorum. bilgi birikimi yüksek, kültürlü, fakat her fırsatta başkalarına göz kırpıp cilveleşen, onlarla sevişen bir yaramaza... aşıksın, o da sana aşık ama bir türlü burnunuzu boktan kurtaramıyorsun... ikiniz de...

iti, kopuğu, serseri, memuru, işçisi, zengini, milyoneri, kültürsüzü, zır cahili; hepsine iş atıyor bu şehir, bir türlü iki yakanızı bir araya getiremediğinden sen de kaçmak istiyorsun.

hiç unutmam... çocuğum, bir sabah kalkıyorum, okula gideceğim. cihangir sokakları... apartman kapısının önünde bir balici sızmış kalmış, ancak üstünden atlamam gerek. çıkamadım dışarı. eve döndüm. istanbul hakkında kafamda bir şeyler oluştururan en net hatıram budur.

seviyorum, hala daha seviyorum. ama yoruldum. yordu artık. boğaz artık içimi açmakta yeterli değil, taksim'e çıktığımda anılarımı değil; beton ve arapları görüyorum.

fakire de güzeldi istanbul, zengine de. kadıköy'e gittiğimde o tadı alamıyorum artık, beşiktaş o keyfi vermiyor bana. o alışveriş merkezlerine girince haz duymuyorum, param varken de olmuyor, param yokken de olmuyor... param yokken eminönün'den inip ucuza aldığım şeylerin zevkini vermiyor bilmem kaç milyon dolara daire satılan zorlu'dan yaptığım alışveriş.

zaten zaman ayıramıyorum artık bu şehire, zira trafikten çıktığımda kendime bile vakit ayıracak gücü bulamıyorum bu şehirde.

yani anlayacağınız, artık ayrılma vaktimiz geldi bu şehirle. bugün değil belki, ama yarın bu şehirde olmayacağım. bu kesin.

ama gidip gitmeyeceğim son ana kadar belli olmayan sandığa sanırım gideceğim. son kez olacak umarım...

aslen hemşerim, yüzümü az da olsa güldüren; bu kötü şehirde bana çok çokm az da olsa tebessüm ettiren bu adama vereceğim oyumu. -
gerçi binali'de güldürüyor beni, ama onunla meselemiz başka; zira o değil kasımpaşalı ihanet etti bu kente.

istanbul, bu sana son öpücüğüm.
sadecegunlukseyleryazicam sadecegunlukseyleryazicam
bu akşam baykal'ın anlaşmayı denediği, bahçeli'nin iltisak ettiği, perinçek'in hizaya geldiği, büyükanıt'ın boyun eğdiği, ilker başbuğ'un af dilediği, gül-arınç'ın sindirildiği, selahattin'in derdest edildiği, sarıgül'ün övgüler dizdiği, muharrem ince'nin yenildiği, kılıçdaroğlu'nun ezildiği erdoğan ile mücadele etmekte olan kişi.

ne kadar dik durursa hakkını ne kadar uzun süre ararsa o kadar yükselecektir gözümüzde. çünkü erdoğan'la hiç dikbaşlı bir şekilde mücadele etmeye çalışan olmadı. bize bunu yapacak adam lazım.
ay zeytin gece ay zeytin gece
bizim burada bir laf var " yiyim hauu ballari "

şimdiden hayırlı olsun hemsehrim. kazansan da kaybetsen de hiç önemli değil. inan değil. sen bütün çirkinliklerin bütün o imkansızlıkların arasında tek başına delikanlı gibi mücadeleni verdin.

türkiye senin gibi efendi ve aklıselim bir siyaset adamı tanıdı.

tanım: olası ibb başkanı.
1 /