ekrem imamoğlu binali yıldırım tv buluşması

2 /
quoth the raven acid quoth the raven acid
imamoğlu'na tartışma konusunda pek güvenmiyorum açıkçası. kılıçdaroğlu'nun karşına çıkmamaları tamamen kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmadan önce sivri zekalı iki, üç akp'liyi perişan etmesiydi. imamoğlu iyi bir insana benziyor; ama bazen insan hayret ediyor, beyinsizin teki ''trabzonlular rum'dur'' diyor, eline verilmiş böyle bir kozu bile kullanamıyor. daha önce akp'ye oy verip şimdi chp'ye oy veren kürtlere pkk'lı diyorlar, onu da kullanamıyor. bence çıkmaması daha iyi olur, linç yiyeceğimi biliyorum yalnız ben ışık göremedim. gerçi binali dediğimiz adamda yazı yazmayı bilmeyen bir adam, burada önemli olan moderatör kim olacak gibi.
yürüyen adam yürüyen adam
dünyada çok normal olan bir şeyi sanki neptüne gidiliyormuş gibi büyüten sosyal medyanın gündeminden düşmeyen yayın. iki aday var çıkıp konuşacaklar ve muhtemelen binali yıldırım rezil olacak hepsi bu.
baybirendi baybirendi
mutlaka gereken, geç kalınmış yayındır.
ayrıca akp seçmenine geçmişte yapılmış erdoğan'lı seçim yayınlarını hatırlatma yayını olacak olan yayındır.
binali yıldırım'ın kendini ifade etmedeki yetersizliği de eklenince ders verme tayfasında baya etki yaratacaktır. amacına ulaşacak mı, imamoğlu'nun "kanallar yayınlamadı" serzenişinin hak payını ve daha nicesini görebileceğimiz güzel, kazasız belasız bir yayın olur umarız.
bitli piyade bitli piyade
moderatörlüğünü keşke didem arslan yılmaz yapsaydı dediğim canlı yayındır. muhtemelen kadın diye ismail küçükkaya'yı seçtiler. ya da binali yıldırım'a mağduru oynatıp prim kasacaklar. zira baştan uğur dündar olsun diye diretmesi ve sonradan bu adamı seçmelerinden dolayı yandaş bir moderatör algısıyla maduriyete oynayacaklar gibi. her iki ihtimalde de moderatör seçiminin yanlış olduğunu düşünüyorum. onun dışında bence çok da anlam ifade etmeyecektir. zira meşru biçimde seçilmiş başkan olan imamoğlu'nun sanki normal bir seçim yapılıyormuşcasına sıradanlaştırılan, bu anormal ve anti-demokratik yeniden seçim sürecinde siyasi tartışmalardan olabildiğince geri planda kalmasıdır.
muzevir muzevir
hemen söyleyelim, akp'nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında binali yıldırım önde olsaydı bu oturum asla olmazdı. demek ki son çare olarak bu açık oturumun kabul edilmesi akla gelmiş.

ancak ekrem imamoğlu'nun böyle bir açık oturumda binali yıldırım'dan çok daha iyi performans göstereceğini akp'liler de biliyor. öyleyse neden bu oturumu kabul ettiler?

binali yıldırım'ın daha işin başında oturumu yönetmesi için akp karşıtı olduğu herkesçe bilinen uğur dündar'ı öne sürmesi bir planları olduğunu düşündürtüyor.

sonrasında yine iktidarı eleştirebilen nadir gazetecilerden ismail küçükkaya'nın seçilmesi de planın devam ettiğini gösteriyor.

ilk akla gelen bu açık oturum üzerinden binali yıldırım lehine bir mağduriyet yaratılarak aradaki farkın kapanmasını sağlamaya çalışmaları.

ikincisi ise ilk kez bu oturumda ortaya atılacak bir ekrem imamoğlu karalaması olabilir. bu seçenek aklıma daha çok yatıyor. imamoğlu'na ilişkin şimdilik bilmediğimiz bir olay aleyhine kullanılmak üzere hazırlanıyormuş gibi bir hava var.

umarım yanılıyorumdur da yalnızca projelerin anlatıldığı bir oturum olur.
planned planned
basın özgürlüğünde ülkenin dibe çöktüğü günlerde anlamsız şekilde muhalif gazetecilerde ısrar edilen yayın. ne planlandığını bilemeyiz ama en basitinden binali yıldırım'ın olası başarısızlığı, basın özgürlüğü vurgusu ve yayındaki mağduriyet üzerinden lehe çevrilmek istenecek. ismail küçükkaya yayında birazcık bile taraflı olursa akp prim yapabilir.
anton chekhov anton chekhov
memlekette 18 yıldır görülmeyen bu ortak yayın mevzusu bir yandan insanı umutlandırırken, diğer yandan da sanki binlerce yandaş gazeteci yokmuş gibi ilk önce uğur dündar'ın sonra da ismail küçükkaya'nın moderatör yapılmak istenmesi ulan acaba bir şey mi olacak korkusunu da beraberinde getiriyor.

uğur dündar bir mağduriyet algısı yaratılmaması için teklifi akıllıca reddetti. ismail küçükkaya da aynısını yapmalıydı bence. akit enkırmenleri falan moderatör olsa daha hayırlıydı.

iyi olur inşallah.
sophones sophones
kaybedecek bir şeyi olmayan adayla kaybedecek şeyi olan adayın bir araya gelmesi.

akp adayı zaten geride olduğunu biliyor. olur da imamoğlu burada bir hata yapar, bir bomba patlatır düşüncesiyle önermiştir.

akp önde olsaydı asla böyle bir şeyi ne önerir ne de kabul ederdi.

bir işler dönüyor bakalım ne olacak.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
ben en çok ismail küçükkaya'nın performansını merak etmeye başladım.

ekrem imamoğlu'nun 18 günlük seçilmiş ibb başkanlığı süreci ve sonrasında, projeleri üzerinde yapılan taklit çalışmalar bile kimin kazanacağını ortaya koyuyor. program için yaptığı son hazırlıkları ise ölüm vuruşu gibi oldu imamoğlu'nun ama daha çekici bir şey, ismail küçükkaya'da gizli. nasıl bir seyir izleyecek program şimdiden beni gülme aldı açıkçası.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
gazeteci ve editörler olarak imamoğlu'nun yanında lütfü kırdar kongre merkezinde bizzat bulunacağımız yayın.

akp burjuvazisinin kanalları her ne kadar demokrat bir ismi moderatör ''yapmış olsa da'' mağduriyet tuzağı her zaman hazırlanıyor. bunu biz bertaraf edeceğiz, imamoğlu golü atacak.

büyük dansa son 3 saat.
lora blood lora blood
boş bir program. izleyecek olanların zeka seviyesinden ciddi anlamda şüphe duyarım.
ülkede devalüasyon gelmiş kapıya dayanmış, biz hala nelerle uğraşıyoruz? tüm ülkenin derdi ibb seçimleri olmuş. kim bizi bu saçmalıklarla uyutuyor? kimler buna çanak tutuyor buna bakmak lazım..
seçim oldu bitti, biri seçildi sonra kafalarına göre indirip tekrar seçime götürme kararı alındı.
bu yaşanan süreç çok normalmiş gibi, tv'ye çıkacak olan iki baskın adayın programının bize bir şeyler katacağını sanıyoruz.
neyiz biz biliyor musunuz? derdimiz ülke, refah seviyesi yüksek bir toplum falan değil. derdimiz dedikodu, derdimiz holiganlık, derdimiz manipülasyon!
bizden bir cacık olmaz.

çekirdeğinizi almayı unutmayın.
sychtianarch sychtianarch
eski türkiye'de normal ve sıradan bir olayın yeni türkiye'de memleket meselesi haline gelmesidir.

fatih mandalina, ismail küçük gibiler doğru zamanda doğru insana tutunurlarsa pozisyonlarını korurlar. evet, yerine göre muhalefet ediyorlar falan filan, inceden ayar yeyince sözümona tarafsızlık gereği hem nalına hem mıhına vuruyor. bir de ikisini de içtenlikten uzak buluyorum ve popülistler. jurnalcilikle kadın günü dedikodusu yapmak arasındaki farkı bilmiyor değiliz. kahvehane muhabbetini zaten hepimiz yapıyoruz.

yılmaz özdil'in araştırmacı, acar gazeteci olduğu bir ülkede gazeteci kalmadıysa halimiz harap. eh durum ortada vakti ile tavrını korumuş insanlar doğrudan safdışı kaldılar. fox kanalına şükretsinler. koşullar seçimler ve tutumları etkilediğinden peşin hükümlü olmamak lazım, kaderde ahaber'de haber sunmak da var asdsads.


(bkz: koyunun olmadığı yerde keçi abdurrahman çelebi)



platonun ütopyası platonun ütopyası
birbiriyle alakası olmayan iki kişiye aynı soru nasıl sorulacak merak ettiğim program.
mesela binali'ye sorulacak;
-17 yıldır istanbul sizde ve halk memnun değil. 17 yılda yapmadığınızı bu 5 yılda yapacağınızın bir garantisi var mı?
sorusu imamoğlu'na nasıl sorulacak?
soramayacak. dolayısıyla ismail bu soruyu binali'ye de sormayacak. ama bu soruyu binali'ye sormayacaksa da o programı yapmasın bir zahmet.
2 /