ekrem imamoğlu davası

gamlı baykuş gamlı baykuş
"i̇bb başkanı ekrem i̇mamoğlu'na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi; karar kesinleşirse 'siyasi yasak'lı olacak!"

t24.com.tr


not: inanılır gibi değil, 21.yüzyılda yaşanan şeyleri hayretle izliyoruz ve en kötüsü bunları yaşıyoruz hep birlikte.
jitemci astsubay jitemci astsubay
türk siyasetini karıştıracak olan yasak. imamoğlu'nun cezası kesinleşirse cb adaylığı engellenmiş olacak. ama bir sonraki seçimlerde gümbür gelip bir 20 sene de onun yönetmesini de sağlayabilir bu yasak. bekleyip göreceğiz. kendisinin siyasi kariyeri erdoğan ile benzeşecek gibi.
nils holgersson nils holgersson
siyasal islamcı medya trollerini fena halde zora düşüren davadır. bu durumu gören tayyip adamlarına ralimat vermiş kendilerini yandaş ve orta yandaş kanallara bağlattırıp konukları fırçalıyor. ahmet hakan korkudan araya bile giremiyor hepsinin suratı beş karış tabi mağduriyet çıkarıp chp ye sallayamıyorlar bu sefer onların üstün yalakalık becerilerini de aşan bir durum var. kesin tayyip bu sakallı ahmet i yayından sonra arayıp kalayı basar. senin de i̇şin zor be alemci ahmet her gün dayak yiyecekmiyim fırça yiyecekmiyim korkusuyla da yaşanmaz.
dumrul dumrul
savcı şu:

twitter.com

hakim şu:

twitter.com

bu arada sadece ibrahim karagül gibi ak kafalar değil bir takım ulusalcı akıl hastaları da ekrem kendi kendine ceza vermiş gibi geyikler çeviriyorlar.

ekrem'e şuna buna bir sempatinizin olması gerekmiyor. diktatörlük yargı aparatını kullanarak yıllardır zaten yapmakta olduğu terör faaliyetini sürdürüyor.

erdoğan'ın 3. kez seçime girme hakkı var mı? yok. girecek mi? girecek. bu seçimi kim yönetecek? ysk. ysk hukuki bir aygıt mı? hukuki aygıt olsa anayasanın göz göre göre çiğnenecek olmasına izin vermezdi.

yani şöyle düşünün bir yığın kişinin orda burda konuştuğu gibi bu karar ekrem'in cumhurbaşkanlığının önünü açacaksa ne güzel işte değil mi?

fakat senin mağarada takılan ataların tatlış hayaller kurarak hayatta kalmadılar. sen tatlış hayallerinin aksine bir şeyler söylendiği zaman köpürüyorsun, minnak kalbin kırılıyor ama tabiatta her türlü tehdide karşı tetikte olan hayatta kalır. siyasette de bu böyledir. adamlar göstere göstere yığınla belediyeye kayyum atadılar. seçimde yüzde 70 - 80 oy alan adamlar bir kararnameyle koltuklardan indirildi. akp iktidara geldiğinden beri uzan'ından bilmem nesine kadar bir yığın tipin milyarlarca dolarına çat diye el konuldu. erdoğan'ı istanbul seçiminde iki kez yenen ekrem'e şimdi ceza kesiliyor. o seçimde galibiyetin mimarı istanbul il başkanına ceza kesilip siyaset yasağı getirildi. bi otur düşün kardeşim. iktidara gelmek için 20 sene ter döküp sonraki 20 senede her türlü rakibini alaşağı eden, tc'de igerçek iktidarın 80 senelik tek sahibi ordunun bile geleceğini sken, eski ortaklarını bile bir kalemde harcayan, güçler ayrılığını anayasadan kazıyan, bütün gücü tek başına ele geçiren bir çete sırf senden daha az oy alacağı için bunca kaynağı, bunca gücü kuzu kuzu sana teslim mi edecek? hem de bunca suça bulanmışken.

hep yanlış anlaşılıyor. oy vermeyin demiyorum, tamam içinizde kalmasın bir kez daha onu deneyin ama kardeşim senelerdir kıçımızı yırtarak anlatmaya çalıştığımız tehditlere de biraz hazırlıklı olun. iyi ki mağaradaki atamız siz değilsiniz valla.
sickgod sickgod
atanmış bir bakanın, seçilmiş bir başkana ahmak kelimesini kullanması sonrasında, seçilmiş başkan bu kelimeyi aynen iade ediyor ve seçilmiş başkana hakaretten siyasi yasak davası açılıyor, üstelik 20 ay sonra. evet, davanın açıklaması tam olarak budur.

olay üzerine muhalifler ayrı teoriler, iktidardakiler ayrı teoriler üretiyor. gerçek ise bu ülkede halkın 2 kez seçtiği bir kişinin, herhangi bir sebep bahane edilerek yetkileri elinden alınabiliyor olmasıdır.

şu an cumhurbaşkanı olan ve geçmişte bu cezayı alan erdoğan'ın saraçhanedeki sözüyle bitirmek istiyorum: "görüyoruz ki yargı gerçekten bağımsız değil, böylece yargının işleyişine, adalet ilkelerinin değil, siyasetin egemen olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. siyasi rakiplerimiz, güç ve çıkar odakları seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. bu yol, yanlış bir yoldur. adalet, gün gelecek yargıyı siyasallaştıranlara da lazım olacaktır."
dumrul dumrul
şu videoda cezanın bağlamı gözüküyor.

ss ekrem'e diyor ki görevden aldığımızda avrupa parlamentosuna giden ahmağa söylüyorum. ee cevap kime o zaman?




bu arada unutmadan eklemek lazım. akp terör örgütü imamoğlu'nu soylu'ya hakaretten ya da başka herhangi bir uyduruk gerekçeyle de yargılayabilirdi. sonuçta karşımızda bir dikta yapılanması, bir terör örgütü var.

ekrem'in kazandığı birinci ibb seçimini kim iptal ettiyse ekrem ona ahmak diyor. akp diyor ki "herkes seçimi ysk iptal etmiş gibi takılmak zorunda"

yani illa aptala yatacaksınız. seçimi tayyip nezdinde akp iptal etmemiş de ortada ysk diye ayrı bir kurum varmış gibi takılmak zorundasınız diyor. e zaten bu faşizmin en bilinen huylarındandır. söyleme mecburiyeti faşist nasıl anırıyorsa sen de onu yemiş gibi yapmak zorundasın. faşistin anırtısına uygun bir tempo tutturmak zorundasın.

ekonomi çöktüyse ekonomiyi tayyip'in yönettiğini söyleyemezsin, faturayı üç harfli zincirlere kesmek zorundasın. dolar çökmüş, diktatörün bunla ne alagası olabilir gardeşim, fayiz lobisi demek zorundasın. kardeşim esad'ın altını oymak için suriye'de iç savaş çıkarttıkları zaman esed demek zorundasın.

bak bunu kafana kazıyacaksın. karşında olağan sınırlar içinde faaliyet yürüten bir siyasi parti yok. terörist bir dikta rejimi var.
ropte ropte
altılı masanın bir türlü çıkaramadığı cumhurbaşkanı adayını çıkaran dava. en azından şimdilik ibre bu yönde. yalnız imamoğlu nun ivmesi aşağı doğru inmişken, oy verenlerin bile bir çoğuna itici hale gelmişken, bir anda böyle parlatılmasına sebep olacak bir olay meydana gelmesine bir anlam veremedim. yani mevcut hükümet genelde itibarsızlaştırmaya çalışıp, kozlarını o yönde oynar ama bu defa strateji hatası mı yapıyorlar ya da daha başka planları var da bu ilk halkası mı anlayamadım açıkçası. neyse bekleyip göreceğiz.

şimdi, yukarıda yargının siyasetle iç içe olmasına şaşıranlar olmuş, hakimin savcının hükümet bağlantılarını paylaşanlar olmuş. bu konuda serzenişler, hayıflanmalar ifade edilmiş. neden şaşırıyorsunuz ki? ben hukukun içinde olan biri olarak size işler nasıl yürüyor biraz izah edeyim.

hakim ve savcı olabilmek için hakimlik ve savcılık sınavına girmeniz lazım. çalıştınız, barajı geçtiniz, sınavı kazandınız. hakim misiniz? hayır. neden? sözlü mülakat var. yani torpil, pardon referans eşliğinde yapılan eleme sistemi.

işte bu aşamada sınava giren bağımsız yargının yılmaz bekçisi olmaya talip hakim ve savcı adayları fellik fellik referans aramaya başlıyorlar. haliyle bu referansların iktidar partisinden olması gerek ki isimleri ilgili birime iletilsin, adınız soyadınız nedir diye zor sorular sorularak bilmeleri halinde hakim veya savcı olmalarına imkan tanınsın. iktidar partisinden torpil bulmak da yetmiyor bir de bu torpiller arası hiyerarşik üstünlükler de önemli. benim torpilim senin torpilinden aşağıdaysa, borusu daha az ötüyorsa bu durumda sen hakim oluyorsun.

bu gözler ne muhalifler gördü hey gidi... hakim ya da savcı olabilmek adına iktidar partisinden tanıdık bulmaya çalışan. part time mankenlik yapıp, üstü çıplak fotoğraflarını, alkol masasında çekilen fotoğrafları sosyal medyadan silen, gittiğimiz barda çekindiğimiz fotoğraflara girmekten kaçınan, ama alkollü ortam biri görürse stajım yanar, hakimlik hayalim suya düşer diyen... daha niceleri var.

eh şimdi hakim savcı olabilmek adına en baştan siyasete muhtaç hale getirilen insanlar göreve başladığında siyasetten ne derece uzak kalabilir? aldıkları kararlar ne derece objektif ya da hukuka uygun olabilir? seni oraya çıkaran oraya koyan adam sana neden yardımcı oluyor, yarın öbür gün işim düşerse benim lehime çalış, yoksa seni oraya çıkardığım gibi indirmesini de bilirim diyor.

kendi kanadınla çıkmayıp, başkalarının kanatlarıyla yükseldiğin yerden illaki düşersin. bir kartalın pençesinde uçuyorum sanırsın da kartal bıraktığı anda yere çakılıverirsin, hoş bırakmasa da yuvasında yem olursun.

hal böyleyken, siyasetten uzak bir yargı hayali bekleyenlere sesleniyorum, beklemeyin. sistem zaten kuvvetleri bir yerden ayırırken diğer yerden daha sıkı birleştiriyor.
2
melankolik psikopat melankolik psikopat
yine aynı terane. artık bana komik gelmeye başlıyor!
olaya biraz geriden gelerek değinmek istiyorum.

aylar önce sedat peker videolarında daha önce etrafında döndüğü ama hiç bahsetmediği albayrak ailesinden bahsetmeye başladığında aniden saçma sapan bir gülşen davası gündeme bomba gibi düşmüştü. günlerce konuşuldu. sonrasında sedat peker, bae ile pazarlıklar yapılarak bir şekilde susturuldu. finalde olay sansür yasasına kadar geliyor ya neyse...

şimdi son 1-2 haftadır ismailağa cemaatindeki 6 yaşındaki çocuğa tecavüz davası gündemi fazlasıyla meşgul ediyordu. hükümet doğru düzgün cevap veremiyor, kem küm alakasız şeyler söylüyordu. olayın bir türlü gündemden düşmemesi üzerine birden imamoğlu davasında hapis kararı çıkıyor. al sana günlerce hatta haftalarca gündemi meşgul edecek bir olay daha. nedense böyle şeyler hep hükümet köşeye sıkıştığında oluyor. allah allah!
artık olayın hangi boyutlara gelmesinden korktularsa bu kadar riskli bir harekette bulundular, bilemiyorum. bu arada bu olaylar olurken ismailağa davasında sanıklara aniden yakalama kararı çıkıyor ve hapsi boyluyorlar. bak bu da tesadüf görüyor musun ??

zannımca bu olayda 2 hedef vardı. birincisi ismailağa cemaatindeki tecavüz olayını gündemden düşürmek, i̇kincisi imamoğlu'na hapis cezası verdirerek millet ittifakında imamoğlu'nun adaylığını güçlendirip bir iç karışıklığa mahal vermekti(ikincisi daha farklı anlamlarda da yorumlanabilir). sonuçta toplum bunu yer mi ? çoğunluk yer bence. mission completed...

bir daha köşeye sıkıştıklarında ne yumurtlayacaklar göreceğiz.
2