ekrem imamoglunun otobüsü

dumrul dumrul
tayyip'in uçağı ile hiçbir anlamda yarışamaz. ama bir yerden başlamak lazım tabii... sonuçta amaç tayyip'i̇n koltuğuna oturmak, yeni tayyip olmak. benim anlamadığım da şu; tayyip çok iyiyse akp'liler niye tayyip gibi olmak isteyenlerden rahatsız oluyorlar?
26
filhamdiye filhamdiye
ekrem başgan tayyip erdoğan olamayacağı için. bu hikayeden tayyip erdoğan çıkmayacağı ibb den belli. başladığı yer aynı hikaye aynı degil.
nils holgersson nils holgersson
tayyip erdoğan gibi ekonomiden anlamıyor doğru. ülkemizi öyle bir uçurdu ki ülke götü başı sağlam dağıttı.
dumrul dumrul
ekrem başkan istanbul'a tayyip reyis kadar ihanet edemedi diye mi yani? bence adam bir şansı hak ediyor. fırsat verilirse o da tayyip reyis kadar batırabilir şehri.

www.hurriyet.com.tr


filhamdiye filhamdiye
sen 90 larda st. petersburg belediye sınırlarında mi yasiyordun dumrul?
dumrul dumrul
hayır sarıyer'de yaşıyordum. sarıyer belediyesi de ibb de refah partisindeydi. yanımızdaki 5 santimlik dere her sağanak yağışta taştığı için apartmanın giriş katındaki daireleri bellerine kadar su basardı. ablamın düğününü yapabilmek için evden neredeyse yüzerek çıkmıştık inanmazsın... mesela sarıyer belediyesi chp'ye geçtiğinde akp'ye rağmen ilk iş o dereyi ıslah etti. isteyince oluyor bazı şeyler. istemeyince de olmuyor.
filhamdiye filhamdiye
refah partisini hatirladigina göre öncesini de hatirliyorsundur. bidonlu su kuyruklarını ve kapi altından atılan akmayan suya döşenen faturaları.
dumrul dumrul
valla akmayan suya fatura matura gelmedi bize. geldiyse de ben hatırlamıyorum. sonuçta ortaokuldaydım galiba. belediye tankerlerle su dağıtırdı ama biz o kuyruklara hiç girmedik çünkü bizim gül gibi ormanımız ve fidanlığımız vardı. fidanlıktaki suya dere karışıyor olabilir diye oraya gitmezdik, suyumuzu ormandan alırdık. akp fidanlığı yok etti, ormanı da ormanlıktan çıkardı. sonuç olarak erdoğan'ın musluktan akıttığı leş gibi suyu kimse içmediği için insanlar sularını da eşek yüküyle para verip damacanayla alıyorlar. buna mı şükretmeliyiz sence?
iche iche oldu nietzsche iche iche oldu nietzsche
şükrü harika adam akp nın yok ettiği ormanlara villa ekiyor.
dumrul dumrul
ben de onu anlatıyorum iche iche çok güzel bir noktaya parmak bastın. rant söz konusu olduğunda akp ve chp istemeden de olsa çok güzel paslaşabiliyorlar. tayyip'in uçak inemeyen havaalanı ve geçiş garantili köprüsünden arta kalan yerlere şükrü de üç beş bi şey ekiyor işte... ama akp'yi o kadar da hafife almayalım ayazağa'ya blok blok beton dikerken rantı paylaşmamak için mahalleyi sarıyer'den çalıp kağıthane'ye bağlayan kimdi biliyorsun. kleptomani söz konusu olunca mahalle çalmak da mümkün sonuçta.
f f
ekrem i̇mamoğlu rte gibi olmak istiyorsa i̇mamoğlu'na oy verenler neden doğrudan olan rte'ye oy vermiyor?
dumrul dumrul
çünkü ekrem'in türkiye'yi en azından afganistan'a çevirmeye çalışmayacağını biliyorlar.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
son yorum çok iyi. "türkiye'yi en azından afganistan'a çevirmeye çalışmayacağını biliyorlar." pek çok rejim karşıtı belki de bu yüzden her şeye rağmen m*llet ittifakından bir şeyler bekliyor.

sarıyer beyi deli dumrul beğ kuşatılmış ama sanırım desteğe ihtiyacı yok; olsaydı şişli'den ermeni piyadeler (selçuklu-osmanlı falan, ejdada saygı) ve afrikalı paralı askerlerle yardımına koşardım. ashggjylkjlgfd
filhamdiye filhamdiye
90larda kaldı bu korkularınız. hani bana diyordunuz ya 90 lardaki meseleleri paylasiyorum diye. güncelleme gelmemiş size. "sarıyer beyinizin" ve pek coklarinizin din ile sıkıntısı var. afganistan demesinin sirri da bu. hatta sır değil. herkesin bildigi malumun ilani. yoksa damacana ile su taşıyan bir istanbuldan çeşmesinden su akan bir istanbul a dondu diyoruz icemedigimiz su için teşekkür mu edelim diyor. halic bok kokuyordu bok. damacana ile tanker pesinde kosmaya razi. içinde din dindar kelimesi gecmesin de ne olursa olsun dert bu.
ofansif sol bek ofansif sol bek
filhamdiye bırak traşı! din-iman edebiyatı ile bazı şeylerin üstünü örtmenin modası geçeli çok oldu. kaldı ki sen bakara-makaraları yutmuş, sindirmiş bir insansın, bu kadar iddialı sözler söyleme.
filhamdiye filhamdiye
ofansif sol bek ne oldu evlâdım niye kudurdun yine? bırak muhatabı cevap versin. din ile sorunum yok desin. din ile sorunu olduğu için objektif bakamadigini söylüyorum. bu bir iddia ise çürütsun. hop oturup hop kalkıyorsun sakin ol. relax!
ofansif sol bek ofansif sol bek
kudurmak değil ya, gerçekleri söylüyorum ben. sonuçta telefonlarda bakara-makara diye konuşan kişinin kim olduğunu herkes biliyor. sende de bakara-makara hakkında yorum yapacak cesaret yok. o yüzden bırak traşı diyorum ya. ne oldu, zoruna mı gitti?
filhamdiye filhamdiye
eğemen bağış bakara makara disinda ne dedi bilmiyorum. tiye almak için söylemişse o da densizin önde gideni. detay verirsen yorum yaparım. şimdi bırak demogojiyi konu "sarıyer beyi" dumrul.
812 superfast 812 superfast
tayyip çok iyiyse akp'liler niye tayyip gibi olmak isteyenlerden rahatsız oluyorlar? diye soru sorulmuş, ekrem başkan tayyip olamayacağı için diye cevap vermiş.
sonra zekasiz diyince ağlıyorlar fjejcid. olm dangalak misiniz? madem olamayacak eminsiniz bu kadar bu got korkunuz ne?

bu i̇slamcı tayfa neden zekasiz lan bu kadar?(retorik)
filhamdiye filhamdiye
812 superfast "bok" kelimesi içermeyen cümleler kurmuşsun tebrik ederim. "ekrem tayyip gibi olmaya çalışıyor." kısmi dumrul a ait bir fikir. "ama tayyip değil. olamaz." kismi bana ait olan. bir sey olmaya çalışıyor bütün tuşlara basıyor ama olmuyor. olamadığını olmayacağını gördüğüm için desteklemiyorum. got korkusu degil bu. beyan sadece. anlatabildim mi?
dumrul dumrul
asdfghjkl konu yine dine gelmiş. flaş flaş flaş dumrul'un dinle problemi var. yoksa söylesin. şaka mı bu? bizim hak, hukuk, özgürlük, adalet düşmanı cahil bir hırsızı desteklemiyor oluşumuzu dinle problemli oluşumuza bağlıyorsun ya... hak hukuk tanımaması yetmiyor, özgürlük düşmanı olması yetmiyor, ekonomiyi komple batırması yetmiyor, komşuda iç savaş çıkartıp milyonlarca kişiyi yerinden yurdundan etmesi yetmiyor, hırsızlığı yetmiyor ille de din, ille de din. bununla problemli olmayanın aklından zoru vardır.
filhamdiye filhamdiye
senin afganistan olacak muhabettinden dine geldi konu. konu din de degil aslında. senin din ile sorunun olmasi meselesi de değil. sorunun varsa da kimseyi ilgilendirmez. konu 90 lardaki bariz başarıyı bile din ile dindar ile sorunun olmasi sebebiyle yok sayman. objektif olamaman. afganistan olacak...tayyip ibb başkanı olduğunda da sokak röportajlarında aynı korkular pompalaniyordu. eski arşivlerde var.
f f
câhil ve yarı câhil iddia ettiği toplumda kendi küçük dünyasında kendisini aydın kabul edenlerden gına geldi. akcephesinde i̇mamoğlu rte-ii olacak gibi kaygısı yok, aksine muhalefette i̇mamoğlu rte-ii'dir tasası mevcut. akcephesinde i̇mamoğlu reisimizin koltuğuna göz dikti söylemi var. mertçe ortaya çıksın rte ile vuruşmaya başlasınlar da görelim, şövalyenizin boyunu.

2023 seçimlerine tam 1 yıl kaldı, kime oy vereceğinizi bilmiyorsunuz. erken seçim istemeniz bile akılsızlık. seçimlere birkaç ay kala millet i̇ttifakı koyunu, hatta odunu bile aday koysa koşulsuz şartsız mitinglerde kemalizm türküleri çığıracaksınız, rte kazanınca da akp'lilere koyun olduğunu iddia edeceksiniz. kendisini aydın sanan, demokrasinin üstünlüğünden bahseden bir insan oturur ve düşünür hâlâ aday neden belli değil, aday için kamuoyu yoklaması yapılmıyor da birileri üzerinden kamuoyu yaratılmaya çalışıyor. halis muhlis koyunsunuz!
dumrul dumrul
senin bariz başarı dediğin şey şehir olarak istanbul için felaketten başka bir şey değil.

istanbul 2000 + senelik şehir. böyle şehirler suyu olan şehirlerdir. su olduğu için binlerce sene ayakta kalabilirler. maslak musluk'tan gelir, sular kemerler aracılığı ile şehre dağıtılır. bu dağıtımın merkezi de taksimdir. taksim işte... ismi suyun taksiminden geliyor. suyun kaynağı da ormanlar. cumhuriyet öncesi ve cumhuriyetin ilk 50 yılında türkiye bir tarım ülkesiydi. menderes sonrası tüm iktidarların ortak politikaları sonucu tarım adım adım yok edildi. türkiye'deki şehirleşme düzensiz şehirleşmedir. köyünde aç kalan şehre göçüp gecekondu dikti. istanbul bu şoku en yoğun şekilde 70'lerin sonu ve 12 eylül darbesinden sonra yaşadı. o dönemki su sorununun kaynağı bu gecekondulaşma. onun üstüne 1989 - 90 kuraklığı geldi. su kuyruğu denilip durulan şey bu kuraklık dönemi. nurettin sözen 1989'da belediye başkanı oluyor. bu kuraklık karşısında yapabileceği hiçbir şey yok. sizin anlatıp durduğunuz su kuyruklarının senesi 1989 - 90 adam koltuğa götünü koyamadan kuraklıkla karşılaştı. o dönemki refah partisi filan da zaten "sözen ne kadar başarısız" demiyordu. "sol gelince allah istanbulluları cezalandırdı" diyorlardı.

sözen aşırı göç alıp gecekondulaşmış, dolayısıyla ağır altyapı sorunları yaşamaya başlamış olan bir şehre başkan olmuştu. bahsedilen susuzluk, kuraklık kaynaklı planlı kesintilerden kaynaklanıyordu. şimdi sallamış olmayayım su diyelim ki 48 saat akıyor sonra 24 saat kesiliyor gibi... kesintilerde de belediye tankerlerle su dağıtıyordu. o zamanlar damacana su sektörü diye bir şey de yoktu. biz de herkes gibi kullanım suyunu su akarken depoluyorduk içme suyunu da her zaman zaten ormandan alıyorduk. mevzu bu. üstüne tam da aynı yıllar 12 eylül sonrası ilk defa işçi hareketinin ve grevlerin ortaya çıkmaya başladığı yıllardı ve çok yoğun bir hareket vardı. hafif demokratikleşirmiş gibi olan bir ortamda insanlar çok doğal olarak haklarını arıyorlar ve grevler oluyor. bugün de belediye grevleri filan sadece chp'li belediyelerde yapılabiliyor değil mi? chp tabanı da kuduruyor: diyorlar ki akp'li belediyede yapsanıza yiyorsa.... bunu söyleyenler geri zekalı çünkü chp'li belediyede grev yapılabilmesi chp'ye karşı komplo değildir, chp'nin lehine kocaman artı puan olabilecek bir şeydir. akıllı olsalar grevlere karşı filan çemkirmek yerine özgürlük vurgusu yaparlardı. nurettin sözen çok kötü anılır ama çok kötü bir belediye başkanı değildi. mesela istanbul metrosunun temelini sözen atmıştı.

akp geriye doğru kafadan tarih yazarken shp ve chp'yi eşleştiriyor. kemalistler diye bir şey var işte bunlar da devleti yönetiyor, onun vücuda büründüğü parti de chp gibi... oysa shp ile chp çizgi olarak çok alakasız iki şey. shp kendi dönemi için bayağı özgürlükçü ve sosyal demokrat bir parti ve rejim açısından da hoşgörülen bir yapı değildi. şaka maka o dönemki kürt raporu filan yine o döneme göre çok cesur. 89'daki patlamasını da bu sayede yapabilmişti. solun dünya ölçeğinde çöktüğü bir senede türkiye ölçülerine göre özgürlükçü ve sol denebilecek bir partinin türkiye genelinde yüzde 30, istanbul, ankara ve izmir'de ise yüzde 40'lar seviyesinde oy alabilmesi türkiye'de halkın evren - özal rejiminden sıtkının sıyrıldığının göstergesidir. ideolojik değil ama tepkisel bir patlama bu. ama shp rejimle kavga etmeyi göze alabilecek kadar da solda değildi. dolayısıyla aynı tepkisellik sonraki seçimde refaha destek olarak kendini gösterdi. bunları değerlendirirken erdoğan'ın gerçekte nerede başarılı olduğunu da rahat görürüz. erdoğan aşırı pragmatist, iyi bir örgütçü ve radikal görünümü vermeden rejimle kavga edebilen bir siyasetçiydi. pragmatizmi iktidar yılarında türkiye'ye çok zarar verdi ama onu bugünkü pozisyonuna getirdi. çok kolay yön değiştirebilmesi onu farklı konjonktürlerde farklı güç odaklarıyla işbirliği yapabilen biri haline getiriyor. ardı ardına fetöyle ve perinçek çetesiyle, pkk'yla ve mhp'yle aynı masada olabilmesi bu pragmatizmden ileri geliyor. birbiriyle taban tabana zıt pozisyonları kendi tabanına yedirebilmesi de başarılı örgütçülüğü sayesinde. ama tepeye kurulduktan sonra bu örgütçülük becerisini kullanma imkanı kalmadı. çünkü refah partisi döneminde ortada çok örgütlü bir parti vardı. bugün gerçekte yani örgüt yapısı olarak akp diye bir parti yok. eskiden tek tek kendi seçmenini tanıyan, onların evlerinde yeri olan bir parti yapısı vardı. partinin mahalle temsilcisinin bile partide bir sözü, bir ağırlığı vardı. örgütçülük budur. bugün bırak mahalle temsilcisini, kabinedeki adamın bile bir sözü ve ağırlığı yok. erdoğan rejimi de bu yüzden çökmeye mahkum. diğer her şey detay.

belediyecilik döneminde de erdoğan'ın bariz başarısı dediğin şey refah paritisinin örgütlenme düzeyi ile alakalıdır. tabanının derdi konum kazanmak değil, ekonomi değil. ideolojik angajmanları yüksek. dolayısıyla ben üç lira yerine beş lira talebiyle grev yapsam benim işimi üstüne para vererek yapmaya gönüllü bir militan tabanı var. bunların duygusunu ben biliyorum. bugünkü hiçbir akp'linin anlayamayacağı kadar da iyi anlıyorum çünkü biz de kendi ideolojik pozisyonumuz gereği sefalet içinde, ölüm, işkence şu bu tehlikesini umursamadan koşturuyorduk. bu şekildeki örgütlü bir yapı da belediyecilik açısından olağanüstü bir güçtür. shp böyle bir güce sahip olamadığı ve asla olamayacağı için de basit bir grev karşısında bile çözümsüz kalabiliyordu. aradaki temel fark bu.

e 1994'ten 2019'a kadar geçen sürede ne oldu? istanbul ne hale geldi? 2000 senelik şehir ne hale geldi. iki denizin ortasına kurulmuş. aradan boğaz geçiyor. şehir her iki yakada da bir uçtan bir uca ormanın içine kurulu. gerçekten de dünyanın en güzel şehirlerinden biriydi. erdoğan ise bu şehri şuna çevirdi:







https://icdn.ensonhaber.com/resimler/galeri/2_8174.jpg













erdoğan istanbul'u yok etti. insan buna bariz başarı demeye utanır.
dumrul dumrul
@f he he ekrem benim şövalyem, kime oy verceğimi de bilmiyorum...

tr.instela.com

salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk
f f
o yazıyı okuyacak denli boş insan değilim. i̇ki sözle meramını anlatabiliyorsan anlat.

safsata deyeceğim ama okuduğunu anlayacak kapasite de yok sende. sana kime oy verdiğini sormadım, senin şövalyeni de merak etmedim. akp'lilerin i̇mamoğlu'na neden muhalif olduğunu anlattım.

burada senin 7 ceddine sövebilirim, sana hakaretler de edebilirim. bunu iq'su düşük biri de yapabilir. ama ben beyinlerimiz savaşsın istedim.
filhamdiye filhamdiye
@dumrul yazının %80 i eski dönem refah partisi teşkilatı ve o dönemin sol partilerinin siyasi yapısı hakkında. refah partisinin teşkilat yapısında katkısı olanlardan biri de teşkilattan gelen ve il başkanlığı yapan recep tayyip erdogan. bu da il baskanligi secildigi donemdeki (1986) konuşmasi.




bu adam zaten işin mutfağından gelmiş. kapı kapı dolaşıp insanları dinleyenlerden biri de o.

bu zamanın ak partilileri anlayamaz demissin. doğru. pek çoğu anlayamaz. " yalnızlığımı biliyorum ancak mucadelemi sürdüreceğim" demesinin sebeplerinden biri de bu. o anlayamayan ak partililerin icinde menfaatperest olanlar defolup gitse memnun olacaklardan biri de benim. o bahsettigin ideolojik angajmanı yüksek eski refah partili yeni ak partili şahıslar bunu " eskiden il teşkilatları dava adamları ile doluydu şimdi ihale almak isteyen esnaf ile dolu" şeklinde ifade ediyorlar. zira ak partinin ilk zamanları da refah/fazilet partisinden kopup gelmiş insanlarla doluydu. hâlâ az da olsa varlar.

gelelim istanbul meselesine.

istanbul un kusbasi görüntüsünü paylaşıp bu başarısızlık demek olaya kasıtlı sığ bakmaktır. oncesinde ister teşkilat yapısı olsun ister başka bir şey ortada bir başarısızlık var mıydı? vardi.

damacana ile su taşınan, küvete su biriktirilen dönemden (o da iski su getirecek de gelecek) musluklardan su akan döneme gelinmiş. kalkmis istrancadan istanbula su getirmis adam. baraj yapmış. sonrasında su sorununu bertaraf etmek icin 224 tesis açmış istanbul a. en son melen barajını açmış. 2071 e kadar su soru konuşmayacağız istanbulda. su yoksa neyi taksim edeceksin?
kanalizasyonun aktığı bok kokan halicten arıtma tesislerinin olduğu bu günkü döneme geldik. toplanmayan çöplerden elektrik ureten donusum tesislerine vardik. umraniyede çöp patlamasi nedir allasen? insanların cesetlerini bulamadılar. iski yolsuzlugunu anlatmıyorum bile. olay sadece teskilatciligin gelişmemiş olması degil ahlaksizlikmis. nurettin sözen metro inşaatına başlamış olsa bile ortada insani hizmetleri sağlayacak kadar bile bir irade yokken metro nasil bitirilecekti. bunun adi acziyet. metro insaatlarini bitiren yayan çoğaltan recep tayyip erdogan oldu. bunu inkar etmek senin de olaya ideolojik ve yanli baktığını gösterir. muhtemelen motivasyonun da onun dindar kimligi.
bu başlıktaki 10 giriyi daha gör