elia kazan

viola viola
1909 türkiye doğumlu yönetmen. ölümü de çok yakın bir tarihte (28 eylül 2003) pek çok filmde beraber çalıştığı marlon brando'nun ölümünden birkaç ay öncedir. bu filmlere örnek:
(bkz: a streetcar named desire)
(bkz: on the waterfront )

ermeni asıllı anne babanın çocuğu olduğu rivayet edilir. istanbul doğumlu olduğu da yazıyor kayseri de. anlamadım hangisi. 4 yaşındayken abd'ye göç ederler.

pek çok insanı sinemaya kazandırmıştır. james dean de bunların arasındadır.

ayrıca zülfü livaneli'nin sis filminde küçük bir de rol almıştır.

yazarlık kariyerinde de 5 kez pulitzer ödülü'ne layık görülmüş.

kariyerinin ilk uzun metrajlı filmi: (1945) a tree grows in brooklyn

on the waterfront ile 8 dalda oscar aldı.

kısaca dünyaca ünlü sinemaya sürekli kazandırmış ender insanlardan biri.
luis alberto salvetiera luis alberto salvetiera
amerikan aleytarı faaliyetler komitesinin, komünizmle bir şekilde ilişkisi saptanan yüzlerce sanatçı ve aydından biridir. ifade vermeyi reddettiği için mccarthy yalakası pek çok yapım şirketi tarafından bütün iş kapıları yüzüne kapanmıştır.

ayrıca yılmaz güney'in de hayranlık beslediği bir yönetmendir. duvar filminin fransa'daki setine gelerek yılmaz güney' e destek vermiştir.
çevreyolu çevreyolu
john steinbeck`in cennetin doğusu romanını filme alan yönetmen. 1951 yılında amerikan başkanı mccarthy`nin başlattığı cadı avında komünist parti üyesi olmakla yargılanırken charlie chaplin, bertolt brecht gibi arkadaşlarını ispiyonlamış ve daha sonra bu tavrından dolayı pişman olmadığını söylemiştir.
norveçli balıkçı norveçli balıkçı
iyi yönetmendir. insan olarak pek bir şey söyleyemeyeceğim. o komitenin karşısında neden öttüğünü halen tam olarak bilemiyoruz ama anadolu'da yaşamış bir rum olarak, küçüklüğünüzde pek çok problemle karşılaştıysanız, büyüdüğünüzde de aynı problemlerle başka bir ülkede karşılaşmaktan korkmanız çok doğaldır.

o yüzden solcuları ihbar etmiş olması olayında kazan'ı yargılarken zihnimde hep temkinli davranıyorum.


uzlaşma diye de bir kitabı var bu arada. okunası bir kitap.
gayet iyi bir kitap.
tavsiye ederim.
rose whisper rose whisper
adını sık duyduğum bu yönetmenin osmanlı vatandaşı olduğunu yeni öğrendim. mutlu oldum nedense. aynı topraklarda nefes alabildiğimiz insanların da böyle maceralı, iham verici hayatlar yaşadığını görünce bir tuhaf oluyorum. onlar hep dokunulmaz, erişilmez geliyorlar veya başka gezegende yaşıyorlarmış kadar uzak geliyorlar, bazılarının o kadar da uzak olmadıklarını gördüğümde değişik, mutluluk verici bişiler hissediyorum.

istanbul'da doğmuş. kayseri kökenli bir rummuş. türkiye'den oralara gidip sanat dallarında ismini duyuranlar ya osmanlıdan kalma yahudiler ya ermeniler ya da rumlar oluyorlar. şaşırtıcı gelmiyor. sonra neden bu insanları seviyorsun, çomara anlat.
4