elizabeth bathory

1 /
drenchrome drenchrome
kan kontesi olarak da bilinir. tam bir sadisttir kendisi. gençliğinde oldukça güzel olan bathory, yaşlandıkça bu güzelliğini yitirmekten çok korkmaktadır. birgün hizmetçilerinden biri saçını tararken canını yakınca kızın eline vurur. kızdan akan bikaç kan damlası eline düşer ve buradaki cildin anında gençleştiğini düşünür elizabeth. bundan sonra bakire kızların kanıyla yıkanmaya başlar.
işkence metodları çok çeşitlidir. hatta bunların içinde iron maiden bile vardır. çok konuşan hizmetçisinin ağzını dikmesi, buz gibi soğukta çırılçıplak kızların üzerine su döküp donmalarını izlemesi, hırsızlık yaptığına inandığı hizmetçisinin avcuna kızgın demir para koyması en meşhur işkencelerindendir.
easy company easy company
kontes bathory. tarihteki en kanlı kadınlardan birisi olarak geçer. 15. yüzyılda, 600den fazla genç kızı işkenceyle öldürmek suçundan oda hapsine alınmış 3 yıl sonra da o odada ölmüştür. gençliğini koruyacağina inandığı için genç kızlerın etini yiyip kanlarını içtiği söylenir. fakat bütün bu suçlamaların kocası öldükten sonra bathory'nin toraklarında gözü olan amcası tarafından yapılması akla bazı şüpheler de getirmiyor değil. zaten cezası verildikten sonra bütün toprakları diğer soylularca paylaşıldı. ancak o dönemlerde orta avrupa'da aristokratların altındakilere şiddet uygulaması son derece doğal olduğundan, buna bir de bir kadının güzellik için ihtirası da eklenince çok da ihtimal dışı görünmüyor iddialar. ben gene de günahını almayayım kadının. belki de bok atılmıştır izi kalmıştır.
alatrka alatrka
macaristan'da 1610 yılına kadar olan dönemde bathory(1560-1614)genç kızların kanlarını içmenin onu yaşlanmaktan kurtaracağını sanarak 330-650 kızı öldürdü.kontes dracula olarak tanınan bu kadın 1611'de tutuklandı,mahkemede suçlu bulundu 21 ağustos 1614'te kendi şatosunda öldü.
tye tye
bilinen ilk seri cinayet failidir..1560 yıllarında eflak/romanyada yaşamıştır.bu kadın köylerden getirttiği 650 kızı katlederek,yıllarca kan banyosun yapmıştır.gerçekten vahşettir..keşke bi fotoğrafına ulaşma imkanımız olsaydı.
agathachristie agathachristie
16. yüzyılda yaşayan, ve güzelleşebilmek için türlü işkencelerle öldürdüğü bakire kızların kanlarıyla banyo yapan vampir, seri katil.yaşlandığı için çirkinleştiğini düşünen bathory güzelleşebilmek uğruna 600 civarında genç kız öldürmüştür.hala neden idam yerine kendi evinin bir odasına kapatılma cezası aldığını anlamış değilim.
eolys eolys
metalci bayanlar çok severler bu kadını nedense. günümüzün botoks yaptıran sosyetik bayanlarından bir farkı yoktur aslında, o devirdeki koşullar neyse ona göre davranmıştır.
wykka wykka
o kadar kızın kanını içmesine rağmen, kendisine hiç "neden gençleşip güzelleşmiyorum lan ben? bu işte bi sakatlık mı var?" sorusunu sormamış, vampirella'nın hayal kahramanı olmayan versiyonudur.
suspiria suspiria
küçük yaşlarında epilepsi hastalığından muzdarip olduğu, sık sık nöbet geçirdiği ve içine kapanık sıkıntılı bir genç kızlık dönemi olduğu bilinir. genç yaşta evlendiği kocasının sürekli savaşta cepheden cepheye koşmasından dolayı can sıkıntısıyla dolan küçük liz, bu sıkınıtısını önce seks alemlerinde daha sonraları ise kan banyosu yaparak atmaya çalışmıştır.
sakıncalı piyade sakıncalı piyade
kanlı kontes olarak da bilinir. macaristan'ın en köklü ve zengin ailelerinden birinin kızıdır. oldukça güçlü nüfuzları olan bu soylu ve zengin ailenin sorunlu çocuğudur. küçük yaşlarından itibaren sara krizleri geçirmektedir. son derece içine kapanık bir çocukluk geçirmiştir. o dönemde kriminoloji bilinci gelişmemişti pek tabi. dönemin aristokrat aileleri kendileri kanun yapar, karşı gelenleri kendileri cezalandırırlardı. bu nedenle elizabeth başkalarını öldürme, onları keyfiyetince cezalandırma hakkına sahip olan bir ailenin içinde büyümekle adam öldürmeyi tabi bir hakkı olarak görmüştür. 15 yaşında, kendisi kadar soylu olmayan kont nasdasdy ile evlenip ona kendi soyadını vermiştir. kontun amacı sınıf atlamaktır ve elizabeth'den 10 yaş büyüktür. kontun sürekli olarak türklerle savaş halinde olması nedeniyle canı sıkkındır ve yalnız yaşamaktadır elizabeth. kontun yokluğunda kendinden genç erkeklerle birlikte olduğu, sado mazoşist ve lezbiyen seks partileri verdiği söylenmektedir. hatta bir keresinde kont onu genç bir erkekle yakalamış, ancak affetmiştir. sadist eğilimleri sonucu kölelere işkence yapmanın ona zevk verdiğini keşfettiğinde dönemin demircilerine işkence aletleri sipariş etmiştir. bir gün köle kızlardan birine sinirlenerek ona güçlü bir tokat atar ve kızın burnundan damlayan kan onun elinin üzerinn gelir. kontes bu kanın cildini güzelleştirdiğine ve gençleştirdiğine inanır. yardımcılarını çağırarak kızın bileklerindeki atar damarları kestirir ve akan kanla banyo yapar. bundan sonra civar köylerdeki güzel ve genç kızları şatosuna köle olarak toplatır ve bunları öldürerek kanlarında yıkanmaya başlar. hatta işi ilerletip işkence aletlerini bu kızların üzerinde dener veya farklı yöntemlerle işkence yapmaya başlar. (yakalanmasından ve suçlarının açığa çıkmasından sonra belirlenebilen tüm cinayetleri suç kaydı olarak belgelenir. arşivlerde çeşitli suçları yazmaktadır.) sıfır derecenin altındaki sularla kızları donana kadar yıkar, çıplak vücutlarına bal ve şekerli yiyecekler sürüp üzerlerine arılar ve böcekler salar, vücutlarında bir yara açıp o yaradan kanlarını emer (iç güzelliği için!!!). hatta bu sıralarda bir büyücüyle tanıştığı ve onu sağ kolu yaptığı bilinmektedir. üç çocuğundan sıkılıp (onlara işkence yapmasa da) onları şatodan kovar. ilerleyen yıllarda içtiği ve banyo yaptığı kanların güzelliğine bir faydası olmadığını ve onu gençleştirmediğini fark eder ancak bu zamana kadar, tahminen, altı yüz kız öldürmüştür. kaybolan kızların aileleri ve toplumun baskıları nedeniyle şatosuna sonunda bir baskın düzenlenir ve yaklaşık elli kız cesedi bulunur mahzenlerde. kimi kızlar hala canlıdır ancak vücutları delinmiş, çeşitli işkence yöntemleriyle yaralanmışlardır. kontesi kendi kalesinin karanlık ve dar bir odasına hapsederler ve yalnızca bir delikten ona yiyecek verilir. bir gün, yiyecek veren adamın daha önce verilen yiyeceklerin olduğu gibi durduğunu fark etmesiyle öldüğü anlaşılır ve aile mezarlığına gömülür.

özetle;


(bkz: iğrenç psikopat manyak sapık)
1 /