ellen degeneres

4 /
yedilenger yedilenger
ellen'ı severdim ederdim ama bunun programına katılan seyircileri gördükçe kendimden soğudum. sonra ellen'dan soğudum. sonra kendimle tekrar barıştım.

ulan ellen kimdir ya? içeri girince 5 dakika boyunca çığlık atmak nedir? ünlü konuk gelince hayvan gibi alkışlamak, yerinde zıplamak nedir? histeri krizi geçirir gibi birbirlerini gaza getirip iyice coşuyorlar falan.

ellen tarikat kursa şu ana kadar kazandığı parayı bi gecede toplar bu kerizlerden. justin timberlake'in cdsini ücretsiz alınca eşek anırır gibi tepki veren kadınların cebinde metelik bırakmaz istese.

ama neresinden bakarsan bak homoseksüeller için ilham kaynağıdır. amerika'da en çok sevilen gündüz kuşağı sunucularından biri lezbiyen ki gizli falan da değil. baştan ayağa lezbiyen. bizim toplumumuzda bunun olması için bizim toplumumuzun hiç olmaması lazım mesela.
diagon alley diagon alley
az önce izlediğim eski bi röportajından sonra kendisine olan saygı ve sevgimin 3135165 kat daha attığı müthiş kadın. sanırım ilk oscar'ını sunmadan hemen önce çekilmiş.

röportajda şunlar vardı: annesi ve babası boşandıktan sonra annesi depresyona girmiş. ilk o zamanlar onu güldürmeye çalışınca neşeli olmanın insan üzerindeki etkisini farketmiş. daha sonra annesi başkasıyla evlenmiş. annesi meme kanseri olmuş. üvey babası ellen'ı bi gece taciz etmiş. o da evlerinin penceresinden kaçıp bi hastanede kalmış o gece. sanırsam kimseye söylememiş, yaşadıkları yer ufak bi yermiş zaten. annesine anlattığında inanmamış. hem de çok uzun bi süre. daha sonra yeni yeni ünlü olmaya başladığı sıralarda komedi dizisi varmış. dizi bi anda hit olmuş. insanlar onun eşcinsel olduğunu bilmiyolardı tabi. bunu açıkladığı zaman herkes ona yüz çevirmiş, dizisi iptal olmuş, hiçkimse onu aramamış çok uzun süre, 3 yıl boyunca iş bulamamış. oha! ve sonra röportajcı soruyo, şuan tanrı'yla telefonda konuşuyor olsan ona ne söylemek isterdin diye. teşekkür ederim diyo. pozitifliğin bu kadarı amk.

evet, şuan dünyadaki en sevilen komedyenlerden biri olan ellen'dan bahsediyorum. röpotajda bütün bunları anlatırken sesi titriyo. nasıl içim eridi belli değil. ilk defa bu gece inandım herkesin hayatının göründüğü kadar mükemmel olmadığına, mutluluğunun tamamen kendi elinde olduğuna.
tatalu tatalu
inanılmaz rahat ve seksüel tansiyondan arınmış bir beden dili var. genelde seksist yorumlamayı tasvip etmesem de iyi ki eşcinseldir, bu kadar rahat bir beden diline sahip olmasının belli ki sebebi budur. severek izlenir.
overload overload
mutlu halleriyle sinirime dokunan amerikalı stand-upçı. yok " lan olm normalde çok mutsuzuz " dese çok seveceğim ama işte.
gerçi çok sonraları bir oskar ödün töreninde " ailesi , hayatı , sosyal yaşantısı olmayanlar şov dünyasına giriyorlar" diyerek lan acaba mı sorusunu sordursa da portia de rossi faktörü var anasını satayım ne mutsuzluğu? hem evde portia bekleyecek hem 50 milyon dolar kazanacaksın yılda , o zaman bende programımda dans ederim. hayat bazen gerçekten ibnelikte çığır açabileceğini gösteriyor.
aynı oskar ödüllerinde pizza siparişi verip brad'e tabak dağıttırması çok iyiydi yalnız
4 /