emek

2 /
tolgan tolgan
ankara da bahçelievler ile komşu şirin bir mahalle.terminale yakınlığı,eskişehir ve konya yollarına yakınlığı ile ulaşım imkanı kolaydır.
eminsaydut eminsaydut
eski yunanda insanın kendi üzerine yaptığı işe askesis denirdi. marxın emek anlayşının temelinde bu vardır. yunanlılara göre askesis psuche yi geliştirir dönüştürür. psuche ise insandaki potansiyellerdir. yani askesis insanın kendi içindeki potansiyelleri kinetiğe(yani harekete) dönüştürme ve bu potansiyellerin kapasitelerini olabildiğince açığa çıkarma olayıdır. bu insanın kendisi ile uğraştığı bir pratikler bütünü değil, pratiklerin diğer insanları, doğayı ve sonrasında evreni değiştirip dönüştürme dinamiğidir. emeği bu kapsamda tanımlarsak, emek insanın kendi içerisindeki potansiyelleri ortaya çıkarması ve bu yolla olabildiğince kendini geliştirmesi, dönüştürmesi ve mükemelleştirmesidir. bu mükemelleşme haline arete derdi eski yunanlılar. kimileri bunu erdem(virtue), kimileri ise excellence(mükemmel olma durumu) diye çevirir.

bu durumda emeğin temelinde askesisi görmek, ve askesisin genel anlamda insanın kendisinde içrek potansiyellerin ortaya çıkarılması olarak tanımlanması, marxı emeğin insanın insan olmasını mümkün kılan şey olarak görmesine yol açmıştır.

marx emeğin metalaşması derken, kol gücünün metalaşmasını kastetmez, insanın insan olmasını sağlayan temel kuvvetin metalaşmasına parmak basar. bu akli sorgulama sonucunda, insanlık türünün yok olması tehlikesini görüp insanları uyarma amacıyla bunun üzerinde bu kadar durduğunu da belirtir.

emeğin kol gücüyle eşit görülmesi, burjuvanın emeği satın alarak emek içerisindeki potansiyellerden sadece birini kullanmasından dolayıdır ki bu inanış emekçinin özgürleşmesinin, onu fabrikadan çıkarmakla mümkün olduğunu getirmiştir. halbuki asıl nokta emekçiyi fabrika dışına almak değil, fabrikayı emekçinin içinden söküp atmaktır.

sovyetler emeği kol gücü sanadursun, kapitalist asıl karının emekçiden geldiğini bilmesinden yola çıkarak bir dilemmayla karşılaşmıştır. üretim güçlerinden hammadde ve aygıtların maliyetini düşürerek karı maximize etmek rekabet koşullarında bir yere kadar götürmekte, bir müddet sonra herkes maliyetleri aynı noktaya taşımaktadır. bu nedenle karı maximize ederken maliyetini düşüreceğiniz ana üretim kuvveti emek olmuştur. ilk zamanlar kapitalist emeği işten çıkararak ve on kişinin yapacağı işi bir kişiye yükleyerek(teknolojinin de yardımıyla) bunu başarmıştır. ancak karı ortaya çıkaran temel unsur emek olduğu(hem üretim hem tüketim anlamında) farkedilmiş(büyük buhran ile) ve kapitalist gelişen yeni üretim biçemlerinin zoruyla da bir daha marxa geri dönmek zorunda kalmıştır.

yukarda anlattığımız ölçüde emeğin bir potansiyeller grubunun kinetiğe geçmesi olarak düşünmeye başlayan kapitalist, emeğin tümünü satın aldığını ancak onun sadece bir kısmını kullandığını anlamış, ve yüzseksen derece dönerek, emeğin diğer potansiyellerini de kullanma yoluna gitmiştir. şu an popülerleşen insanın(çalışanın) kendini geliştirmesi, kendini aşması kar edebilmenin tek yoludur. bunu kariyer gibi hayali bir motivasyon aracıyla, eğitimlerle emekçiye baskılar ve onu bu şekilde daha verimli kılarsınız. karınızı arttırırsınız.

ancak görülüyor ki emek hala meta ve bu anlamda ticari bir şey. yani potansiyellerin tümünü ortaya çıkarmak emeği özgürleştirmiyor, çünkü hangi potansiyellerinizi ortaya çıkarmanız konusunda özürlük alanlarınız pratik edilebilecek şekilde değil. anlatmak istediğim, hangisini seçeceğiniz gibi bir hakkınız var ama bu hakkı kullanma pratiğiniz yok. yani sike sike yapmaya başlarsınız çoğu şeyi. insanlığın özgürleşmekten çok hayali bir özgürlüğe gitme yoludur bu.

özgür insan kendi içindeki potansiyelleri, harekete geçiren sürekli olarak bir devinim halinde olan ve bu devinimiyle çevresini değiştiren ve de bunları yaparken belirli bir fırsat eşitliğine sahip olan ve pratik açıdan neleri yapacağını tam olarak kendi seçen(sike sike seçmek değil) kişidir.

özgürlük emekledir. emeği özgürleştirmek, nihai hedeftir*.
kurrubi kurrubi
ankara bahçelievler ile aşti arasında kalan harikulade ve sakin semt. hem bahçeli'ye, hem de aşti'ye yakın oluşu sebebiyle ankara'nın göz dolduran bölgelerindendir.
empayr strikes back empayr strikes back
--spoiler--
+ sevgi nedir?

- sevgi emektir.
--spoiler--

insan, konuşmayı, yazmayı öğrenmeden önce, emeği sömürmeyi öğrenmiştir. mutluluğa ulaşmak için harcanabilecek en ağır şeydir emek. yaşamak için verilendir. kabullenilmek için verilen...

tek işe yaramadığı yer, "unutmak" için kullanıldığı yerdir. hiçbir emek, kalbi parçalara ayıran anıları unutturamaz. kalp o kadar çok parçaya ayrılmıştır ki kalanları toplasanız bir "seni seviyorum" etmez çoğu zaman.

kısaca, her zaman işe yaramayan "bedel"dir.
2 /