en iyi yugoslav 11 i

anabacı vokke anabacı vokke
bence her futbol hastasının ve özellikle yugoslav futbolu hastasının kurması gereken 11. yugoslavya dağılmasaydı kesin dünya kupasını kazanırdı geyiğine katılmıyorum. yugoslavların hep kaliteli takımları oldu, muhtemelen 1992'de iç savaştan dolayı euro 92'ye gidemeyen kadro kalite olarak dünyanın en iyisiydi. ama adamlar hep gevşek de bir takım oldular. o yüzden kupa mupa kazanamazlardı. ama 90'lardaki kadroları kesinlikle dünyanın en kalitelisi olurdu. düşünün gayet iyi topçular olan bizim boliç, baliç bir dönem bayern'de banko oynamış salihamidziç'e yer açamadım bu 11'de.

seçtiğim diziliş bence rakipten kaliteliyseniz savunma zaafiyetinden çok zarar görmediğiniz 3-5-2 olacak.

1- mrmic

2- stanic sağ bek
5- bilic stoper
4- mihajlovic sol bek

4-stankovic rmf
6- prosinecki cmf
8- stojkovic cmf
10- savicevic amf
11- boban lmf

7- suker forvet
9- milosevic forvet

bu kadroya penaltı gibi frikik atan atletico madrid'li pantic giremedi. kaliteyi oradan hesaplayın. forvet seçiminden başlayayım...

bir kere davor suker bu 11'de kesin olmalıydı. o jenerasyonun en iyi golcüsü olarak kafadan yazdım. real madrid'in o kadar para döküp kurduğu mijatovic-suker ikilisi aklıma gelse de en sevdiğim yugoslav golcü olan miroslav miloşeviç'i seçtim. çünkü mijatoviç daha ziyade hızlı bir adamdı. kaleye sırtı dönük rakibin ızbandut gibi stoperleriyle boğuşmayı suker'e bırakırdı. o yüzden suker'in hep bir pibot santraforla veriminin artacağını düşünürüm. milli takımda o boşluğu alen boksic dolduruyordu. ama miloşeviç'in boksic'ten iyi olduğunu düşünüyorum. boksic'in aslında fiziği dışında teknik özellikleri o kadar iyi değildi. milosevic hem teknik hem güçlüydü... o yüzden severdim. her bpoşa düştüğünde bir beşiktaş'a gelmesini isterdim. ki adam öyle suker'le boksic gibi avrupa'nın top class takımlarında da oynamadı. hatta ingiltere'de ikinci ligi bile gördü. gayet istanbul takımlarının bir punduna getirip, alabileceği bir adamdı. ama hiç ilgilenmemeleri bizim klüplerin vizyonsuzluğunun göstergesi. ölmüş bitmiş jancker'i bile iteliyordu menajerler az kalsın ama la liga'da orta sıra takımlarında gol kralı olan milosevic'i bir düşünemediler...

bu arada bu kadroya giremeyen bir diğer kaliteli topçunun predrag mijatovic olduğunu da analım yeri gelmişken, unutmayın bak bunu...

orta 3'lü ise tartışmasız canavar. stojkoviç ve prosinecki'den oluşan bir merkez orta saha ve 10 numara savicevic... fazla söze gerek yok. bence takımın en kuvvetli bölgesi bu oldu...

kanatlarda aynı zamanda kanat oynayarak çok iyi işler yapmış iki merkez orta saha oyuncusu var. boban ve stankovic

defansta bek oyuncularını bulmakta zorlanmadım. mihajlovic ve stanic. stanic'in kalıbı da çok iyi olduğu için ideal bir savunmacı ve fiziğine rağmen kısa mesafede çok çabuk bir oyuncuydu. ama stoper mevkisinde çok zorlandım. yugoslavlar, hava hakimiyeti yüksek ve kesici çok stoper yetiştirmelerine rağmen libero gibi geriden oyun kuracak savunmacı pek yetiştirmemişler o kuşakta. hatta bu anlamda en iyisinin bursaspor'lu verasonovic olduğunu söyleyeyim, anlayın libero kıtlıklarını... çok böyle adamları olmadığını görünce iyi bi kesici olan slaven bilic'te karar kıldım. ama onu da böyle geri de değilde beklerin önünde, ilk toplara basan adam olarak düşündüm. çünkü en geride baskı altında kaldığında bilic saatli bomba... savunmanın ileri çıkması da stoperin değil beklerin ileri çıkmasıyla yapılır. ki 3-5-2'nin en büyük savunma zaafiyetinin kanatlara atılan çapraz toplar olduğunu düşünürsek beklerin stoperden geride durması savunmaya bir derinlik kazandırır. o noktada da savunma liderliğini bilic'e değil kızılyıldız'ın avrupa şampiyonası kadrosunda libero oynayan mihajlovic'e verdim. bekten bütün kademeyi iyi ayarlayacaktır. bilic'in top kullanma koınusundaki zaafiyetini de büyük ölçücde mihajlovic'le çözeceğiz.

kaleci ise tartışmasız marjan mrmic. milli takımda ladic'in yedeği olmasına rağmen bence en iyi kalecileri oydu. beşiktaş'ın ciddi hatalarından birisi mrmic'i çok erken göndermek olmuştur. bence taffarel gibi yıllarca faydalanmalıydı...