en yakın arkadaş

19 /
freakazoid freakazoid
şu başlığı ve üstteki giriyi görünce resmen içimden bi parça koptu.
22 yaşımdayım bunun nerden baksan 19 yılını beraber geçirdiğim tek dostum artık dostum değil gibi. yaklaşık 8-9 aydır aramıyoruz mesaj bile atmıyoruz lan. ne oldu da araya soğukluk girdi.
tamam aq ben üniversiteyi kazandım gittim başka şehre sen okumadın babanın işine girdin tamam da olm ne değişti lan. biz değil miydik sabahtan akşama kadar sokaklarda koşan, playstation oynamaktan gözlerimiz kan çanağına dönünce birbirimizle dalga geçen, mahalle maçından sonra turşucuyu bekleyip tek bardak turşuyu bölüşerek içen biz değil miydik. değilmişiz amına koyim değilmişiz ki şimdi telefonumda numarası bile yok.

yakın arkadaş olmak saçmalıktan başka bişey değil.
masteraltair masteraltair
en yakın arkadaşım olmadı hiç.kıyamıyorum hiç birine.herkesin olur ya bir grubu çok güvenir , sever , her gününde yanında olur falan..işte ben o gruptan kimseyi seçemiyorum.sanki seçsem diğerlerine gidip "ben onu seçtim haberiniz olsun" diyeceğim.birini "seçmeyi" bırak diğerlerinden daha yakın hissetsem bile ihanet edeceğim diye düşünüyorum.ne özledim yine be.şimdi arayıp özledim desem "manyak mısın oğlum ne özlemesi " tepkisini alacağım her birinden.öyle de tatlı insanlar.

bu arada arkadaş , arkadaşa teşekkür etmez tezimi savunuyorum hala.
günah keçisi günah keçisi
şu zamana kadar sahip olamadığım arkadaştır.benim arkadaşlarım hep dönemlik oldu, gittiği yere kadar yani.okul dönemleri bitti onlarla olan arkadaşlığım da bitti.genelde işleri düşünce ararlar beni.geçenlerde lisedekiler toplanıp bir arkadaşın yaş gününü kutlamışlar biraz alındım açıkçası okulda kardeşim diye hitap ederdik birbirimize de sadece laftaymış yani aman siktir et ya düzgün insan mı var sanki herkes çıkarcı olmuş bu zamanda
gravity gravity
bugün buluştuğum biricik arkadaşımdır. beni görünce o kadar sıkı sarıldı ki gerçekten çok duygulandım. ayrılırken de sıkıca sarıldık hatta arkamızı dönüp birbirimize baktık. biz onunla konuşmadan da anlaşırız. onu çok seviyorum. iyi ki var...
smyrnahk smyrnahk
adamın birine çok aşık..
2 senedir de beraberler.
enişte bey bu ara ciddi derecede iflas bayrağını çekiyor. aşk meşk gibi şeyler anladığım kadarıyla şu an ona zırva geliyor.

bizim kızın bugünkü isyanını birebir yazıyorum size:
eniştenin adı ahmet olsun..
bk:bizim kız
b:ben

bk+ahmete bugün "hu huu(saçma şekilde sevimli emoji)" yazdım. bana görüldü attı.
b-niye böyle saçma şeyler yazıyorsun.
bk:ya bak nasılsın desem; sorma artık iyi değilim diyor. napıyosun desem küfür ediyor. günün güzel geçsin desem; dalga mı geçiyosun diyo. ne diim amk. kafayı yedim hu hu yazıyorum. enfeksiyondan gözüm şişti foto yolladım, gözlük tak yazdı. kulağım ağrıyo doktora gitcem yazdım, çok kötü değilsin gitme yazdı. ya s*ktir git diyecek zaten az kaldı. annem aydına gitti diyorum gözün aydın özgürsün diyor.
yazıyorum yazıyorum sonra diyorum ki nasıl göt edecek acaba. heyecanlı bir bekleyiş içinde yaşıyorum böylece. şifzofren bir ilişkim var, kendi kendime yaşıyorum. mehmet konuk oyuncu.


komik mi trajikomik mi bilmiyorum.. çok üzülüyorum ama gülmekten de kendimi alamıyorum.
yazık lan bu kıza.
seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
öyle bişey ki o benim için. kimseler bilmiyor. kendi diğer yarım. konuşmasam bile biliyorum ki ne hissettiysem birebir hissediyor benimle beraber. bassın geçsin üstümden paspas bile olurum. her şeye değer, en güzeline değer hem. en mutlu zamanları şu an biliyorum ama içimde de bişey. tarif edemediğim. galiba korkusunu hissediyoruım... çünkü aynı eşiğe ben de gelince aklımdan geçenleri bir bir şu an o da hissediyor onu biliyorum. ama bunu biz yine hiç konuşmayacağız. sadece birbirimize bakıp konuyu kapatacağız. arkadaşım, dostum, en iyi yanım, en kötü yanım, anam, babam, canımdan öte'm,,, ömrün uzun hayatın huzurlu ve huzurun daim olsun. çok şükür hayatımdasın.
epoksietan epoksietan
sol frame de gördüm yazmadan edemeyeceğim. yani nasıl tarif edeyim ki bazen çok kızdırıyor emeklerime yazık diyorum, üzülüyorum, kızıyorum, öfkeleniyorum ama asla vazgeçemiyorum. bu yaz tatil dönüşü öyle bir sarıldı ki ne kadar sevdiğini anladım beni, o benim canım, en değerli varlığım, inşallah ölene dek hiç ayrılmayız, hayalini kurduğumuz hayatı yaşarız. sanırım ileride bir eşim olduğunda yada kendi çocuklarım olduğunda bile onu hala bu kadar çok seviyor olacağım yeri hep ayrı olacak inşallah. gecenlerde aramıyor diye sitem etmiştim ama hemen affettirdi kendini. bu aralar beni üzmemeyede gayet dikkat ediyor. iyice tanıdı beni. ona ne kadar değer verdiğimin de farkında.aslinda çok farklı insanlarız ama bu daha iyi birbirimize bu sayede birçok sey öğrettik... ne deyim ki inşallah beraber mutlu bir hayatımız olur, o herşeyin en iyisine layık uğruna canım feda, inşallah hep birbirimizin en sevdiği olarak kalırız hayat bizi hiç ayırmaz inşallah...

edit: kavga edip kopalı 1.5 sene olmuş. az önce şu yazıyı okudum da ne salakmışım.
haklisin haklisin
hayat arkadaşım olmasına rağmen kendimdir. tek başıma yaparım aktivitelerimi. kıyafet alışverişi, spor, gezi vs tek başıma havuza gitmişliğim bile var.
teşekkür ederim ona beni kendimle baş başa bıraktığı için.
ürkek ürkek
egolar ağır basınca ortada en yakın arkadaş gibi bir kavram kalmıyor ne yazık ki, bu yaşımda bunu da öğrenmiş oldum. hayat zaten sürekli yeni şeyler öğrendiğin, deneyimlediğin bir paradoks değil mi. mesela "kardeşim" kan bağı olmadan olmuyormuş, bunu yeni yeni idrak ediyorum. bu da benim hatam olsun.

canım ciğerim dediğim insana karşı içimde hiçbir şey kalmadı. nötr durumdayım. bizimle ilgili olmayan bir sorun karşısında bile ayakta kalamadık. bazen soruyorum kendi kendime "bizimle ilgili ciddi bir problem olmuş olsaydı ne olurdu" cevap çok basit anlasana artık salak diye kendime bağırırken buluyorum. bazen iç sesimle şiddetli tartışmalar yapacak kadar ruh hastası olabiliyorum, yapacak bir şey yok.

şu yaşımda şunu net anladım "aile" harici herkes fasafiso. biri gider, biri gelir ama seni koşulsuz sahiplenen koşulsuz bir sevgiyle sarılan tek kavram aile. kendi aileni kurana kadar durum böyle, sonra şanlıysan mutluluğu kendi kurduğun minnoş aileyle de yakalarsın. kısmet
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
benim var bunlardan. öyle mıcık mıcık her saat dakika görüşmüyoruz, hatta nadir görüşebiliyoruz, zira hiçbiriyle aynı şehirde bile değilim. önemli olan zaten aradan aylar geçse, yıllar geçse hatta, geçmemiş gibi olması. tabi böyle bi arkadaşlık zor. ama bu yazar şanslı, yatılı okudu. evet efendim bi dostluk için en önemli şeyler, geçirilen zaman, samimiyet ve iyi niyet. bizde de bol bol vardı. çok da güzel dostlarım oldu. teşekkürler!
19 /