endoskopi

1 /
skin skin
andoskopi de denir.organları,doğal kanalları bedenin bazı boşluklarını organizma içine sokulan ve bir ışık kaynağıyla donatılmış olan endoskop adlı aygıtla görerek inceleme yöntemidir.
cif cif
endoskopi terimi uygulandığı organlara göre de isim değiştirebilir.. örneğin:
eklem içerisine yapılırsa artroskopi, gırtlağa yapılırsa laryngoskopi, götten yapılırsa rektoskopi adını alır. ama genel manada bunların hepsi birer endoskopi tekniğidir..
whopper whopper
sinüslerin ve geniz etinin görüntülenmesini sağlamak için uygulandığında feci şekilde acı veren bir yöntemdir.

zira burnunuzdan içeri 30 santimlik bir demir çubuk girmektedir. çubuğun burnunuzdaki kemiklere her değişinde acıdan zıplarsınız, bu sefer demir daha çok zarar verir, bir taraftan kanlar akar, gözünüzden sürekli yaşlar gelir, burnunuza sıkılan sprey yüzünden her yeriniz uyuşur, konuşamaz ve yutkunamazsınız.
tori tori
efendim bugün itibariyle tecrübe ettiğim, adının gastroendoskopi olduğunu tahmin ettiğim mideye uygulanan endoskopiyi anlatayım.

öncelikle pis bişeydir. ortalık salya sümük * kusmuk dolar. başınızın altına bir kağıt havlu konur. bunun amacının temizlik olduğu iddia edilse de pisliklerin yüzünüze gözünüze bulaşması içindir aslında.

sedyeye oturduktan sonra diş hekimlerinin iğneden önce ağzınıza sıktığı * uyuşturucu madde sıkılır. bunu yutmanız istenir ve böylelikle gırlağınız yutağını vs. uyuşur hep. yavaş yavaş yutkunmakta güçlük çektiğinizi ve bu yüzden tükrüğünüzün boğazınıza kaçıp sizi boğabileceğini zannedebilirsiniz, saçmalamayın amına koyim. herkes boğuluyo o zaman endoskopide. gerçek şudur: aslında yutkunursunuz ama boğazınız uyuşmuş olduğu için hissedemezsiniz.

daha sonra sedyeye yan yatarsınız. altta kalan kolunuzu geriye uzatmanız, üstte kalan dizinizi karnınıza çemeniz söylenir. bunun ardından ağzınıza bişey verilir. endoskopun borusu değildir bu. daha kısa ve daha geniş bir borudur ve dişlerinizle sıkmanız istenir. böylece endoskopun borusu dudaklarınıza sürtünmez ve rahat bir çalışma ortamı oluşur. yalnız bu noktada dikkat. ağzıınıza sıkılan fıs fıs nedeniyle dudaklarınız da uyuştuğu için bu plastik aparatı ısırırken araya dudağınızı alıp onu da ısırabilir ve farketmeden yaralayabilirsiniz.

geldik işin can alıcı noktasına... ucu ışıklı "pıssss" diye ses çıkaran, serçe parmak kalınlığında bir boru üzerinize gelmeye başlar. gırtlağınız uyuşmuş olduğu için bunun bir sorun yaratmayacağını snarken hemşirenin "öğürmeyin" şeklindeki peşin uyarısı ağzınıza sıçar. yine de müsterih olunuz, zira öğürürsünüz, kusma hissini yaşarsınız ancak bu sizi pek rahatsız etmez. hatta kusarsınız ama bu sizi yine de beklediğiniz kadar rahatsız etmez, kustuğunuzdan emin bile olamazsınız.

efendim hortum gırtlağınızda bir ileri bir geri oynamaya başlar. dişinizi sıkarsınız (dudakla berber de olabilir bu). gözünüzden bir damla yaş süzülür, kusmuğunuz için konan kağıt havluya düşer. daha önce de dediğim gibi büyük bir ızdırap yoktur sadece daha önce yaşamadığınız bir his olduğundan (deep throat tecrübesi olanları tenzi ediyorum) biraz korkarsınız. efendim bu aşamada sürekli kusacak gibi olursunuz ama aslında kusacak gibi değilsinizdir. o gazdır. geğirirsiniz sorun kalmaz. hatta oldukça rahatlarsınız.

bir ara hotum oldukça dibe iner. korkmayın götünüzden çıkmayacaktır. yine kormayın ama bunun sebebi midenizden parça alınacak olmasıdır. o hortumun bir ucundan ince bir tel benzeri cihaz sokulur, midenize iner. eğer ki monitörden olan biteni seyretmiyorsanız parçanın alındığını farketmezsiniz bile.

bu aşama da halledildikten sonra artık az kalmıştır. bir kaç ileri geri hareket ve resim çekimi tamamlandıktan sonra hortum ağzınızdan çıkarılır, diğer aprat ağzınızdan alınır (eğer üzerinde kan varsa kormayın. beni dinlemeyip dudağınızı ısırmışsınızdır.) kalkınca gördüğünüz salya, sümük vs. karşısında "hey maşşallah" diyebilecek kadar iyi durumdasınızdır.

yüzünüzü gözünüzü sildikten sonra midenizi geldiğiniz zamanki halinde daha iyi hissediyor olursunuz. bunun sebebi kumuş olmanız olabilir. tam bilemiyorum. gidip beyti yiyebilirsiniz. bir sorun yaşamazsınız. tabi aradan bir saat kadar geçsin ondan sonra sigara bile içersiniz.

bir dahaki tori'yle tıp saatine kadar esen kalın.
kaleydoskop kaleydoskop
iğrenç bir olaydır. kimi doktor sadece bir spreyle uyuşturur boğazınızı acı çekmemeniz için lakin öğürtü halinde olan siz yani kurban kişi koca kabloyu yutmuş olmanın verdiği acıyla gözyaşına boğulursunuz. ağzınız dolu olduğu için sesiniz de çıkamaz. başınızda dikilmekte olan sevgili doktorunuz sadist ve acımasızsa paylar sizi güzel bir şekilde canınızın acıdığını insani bir şekilde belli ettiğiniz için. zaten bir de para koparmak için bu operasyonu uygulayan doktorlar da vardır ki ondan ne size ne bir başkasına hayır gelebilir. nitekim aynı yıl içinde üç farklı doktor bir de ben sokayım diye uyguluyorsa bu operasyonu üstünüzde, durup düşünmeniz lazım gelir kabloyu yutmanız gerektiği söylendiği vakit. sonuçta elinizde raporları vardır önceki endoskopilerinizin ve doktor bunlardan gerekli bilgileri edinebilir. amma velakin yetinmez işte... he, kimi doktorsa demin bahsettiğim önüne geleni kesip biçen, deneme tahtası gibi gören kasap türü doktorlardan farklıdır. yarı anestezi uygular hastaya en azından ve siz gözleriniz açık, yarı uyku halinde olayın ne zaman başlayıp bittiğini anlamadan gerekli olan işlemi yerine getirir. sadece sonradan yutkunurken küçük bir acı vuku bulur boğazınızda.
bir de bu endoskopinin bağırsak ülseri ve benzeri rahatsızlıklarda uygulandığı durumlar vardır ki...

(bkz: kolonoskopi)
stayer stayer
hastaneye aç susuz gittikten sonra (saat 14:00 sularında) doktorun ışıklı bir hortumu al bunu yut demesiyle başlayarak böğürtülerle devam edip doktorun yanındaki hemşireye bak bağırsaklarda çok güzel değilmi demesinden sonra ,hortumun midemde gezinip çıkmasıyla biten süreçtir.
evilmaddox evilmaddox
4 gün önce istanbul cerrahi hastanesinde yaptırdığım işlem. hastanenin en güzel tarafı, endoskopi işlemini direk narkozla yapıyolar, duyup duyacağınız tek acı kolunuza anjiyoked iğnesi batarken çekeceğiniz acı oluyor, narkozu bi veriyolar zaten ondan sonra selametle... işin boktan tarafına gelirsek, bu endoskopiden sonra, yeni nesil doktorlar başlamış yapmaya sanırsam, ph metre diye bi zımbırtı var, onu takıcaz bi gün kalıcak diyolar, yaptırmamanın yolu varsa sakın yaptırmayın.

şöyle ki, burun deliğinizden içeriye ince kulaklık kablosu inceliğinde bir kablo sokuyolar midenize kadar, onu orda sabitleyip bir alete bağlıyolar, o öyle 24 saat kalıyo içerde. amaç: midenin asiditesini ölçmek, bunun neticesinde uygulanacak tedaviyi belirlemek. an itibariyle bende takılı olan bu phmetre o 24 saati burnunuzdan getiriyo emin olun. sabretmek hakkaten erdemmiş...
freyjaa freyjaa
1 kez yaptırdığım operasyon. benim için hiç sorun olmamıştı. 10dan geriye saymaya başladım. 7 bile demedim sanırım.
3-4 saat sonra hala uyanamadığım için, başka bir iğneyle ayıltılmışım. yaşlılarda tansiyona karşı bayıltılmadan yapıldığını biliyorum ama genç arkadaşları neden bayıltmamışlar anlamadım.
neondental neondental
ilginçtir ki medikal market alanında japon orjinli optik kökenli firmaların başa oynadıgı bir pazardır. dünya çapında en ragbet gören endoskopi markaları japon malı olan olympus ve pentaxtır. bu iki marka dünya genelinde en tanınmış saglık merkezlerinden orta büyüklükteki saglık merkezlerine kadar karşınıza çıkabilir. diger tanıımış marka ise alman malı olan karl storzdur. bu marka özellikle avrupadaki saglık merkezlerinde karşınıza çıkabilir. hemen her sektörde oldugu gibi bu sektördede çin mallları da bu denizde yelken açmaya başlamıştır. bunun örnegi çin malı endoskopi markası olan smoiftir.
noscho noscho
endoskopi yöntemiyle bugün burnumla ilgili bir tedavide tanıştım ve açıkçası tanıştığım için hiç memnun olmadım. uzun siyah borulara farklı bir gözle bakıyorum artık. gerçi arka planında bağırsak ya da mide olan bir sahnede endoskopiyle tanışmadığım için mutlu olmalıyım sanırım, emin değilim şu anda ne hissettiğimi tam bilemiyorum açıkçası. ama hakkını yemeyelim, kesip biçmenin (ameliyat) çok da gerekli olmadığı durumlarda hastayı bir şekilde yükten kurtarıyor bu yöntem. nays.

girinin başında öfkeliydim de sonuna doğru endoskopiye biraz ısındım sanki, bilemiyorum. sıktıkları sprey gibi şeyden olsa gerek. o zaman son kararım şu:
o spreyi yapanlara 10, endoskopiyede 5 puan. daha yüksek bir puan da verebilirdim ama boru daha sevecen olabilirdi, yine de emeğe saygı.

peşin not: "nebçim giri lan bu" diye sormayın, bilmiyorum. acayip hisler içindeyim.
pistachio pistachio
güzel bir hastanede işinin ehli hekimlerce ve sedasyon altında yapılırsa hakkında fikir sahibi olamayacağınız kadar huzurlu geçen bir işlemdir.bence travmatik bir deneyim yerine mutlaka 1 ampul dormicumda ısrarcı olunmalı..üstüne çekeceğiniz miss gibi bir uyku da cabası.tek handikapı işlem sonrasında da söylenenleri anımsamıyor olmanız ki bu durumda yanınızda mutlaka bir refakatçi bulunup hekiminizin söylediklerini dinleyip sonra size aktarmalı.

yapıldıktan sonra çıkıp danalar gibi yemekte yedim.boğazımda bile en ufak tahriş hissetmedim.kaçmayınız erken ve kesin teşhis hayat kurtarır.

(bkz: kent hastanesi)
1 /