endüstri mühendisliği

2 /
imns imns
"nasıl daha çok çalışırım?" sorusuna değilde "nasıl daha çok çalıştırırım?" sorusuna cevap arayan mühendislik dalı.
perinthoss perinthoss
okuması gayet zevkli, her zaman her yerde duyabileceğimiz sosyal konular merkezli dersleri sayesinde ağır mühendislikten uzak ama bi o kadar da sayısal olabilen, her zevke hitap etmeyi başaran, mezun olunduğunda da hangi alanda çalışmak istiyorum'u insanın kendine sordurtan içinde değişik türden birçok çiçeğin bulunduğu bir çiçek bahçesi gibidir adeta. (bkz: teşbih). hatta ve hatta, içinde daha çeşitliliği bulunan bir benzeri için; (bkz: işletme mühendisliği)
evrenin en azılı karadeliği evrenin en azılı karadeliği
şahsi fikrime göre son derece gereksiz bir bölümdür.mühendislerin iki yıllkık bir formatta, lisans eğitimlerinin üzerine teknik bilgiler de içeren bir mba tadında almasının çok daha mantıklı olacağı kanaatindeyim.bu bölümü rahatlığı için yazanlara sözüm yok,zira ben de tercih etseydim kolaylığı ve 4 yılımı daha esnek ve sosyal geçirmemi sağlayacağı için tercih ederdim.ama bu bölümü idealist olduğu için yazdığını söyleyenlere şahit oldum.kendilerine buradan bi taraflarımla gülmek istiyorum.idealist adam dediğin yeni bir şeyler bulmayı hedefler,üretmeyi sever,araştırmayı,icat etmeyi vs..mamafih bu bölümde diğer mühendislik dalları kadar teknik bir eğitim toktur ayrıca elektronik,bilgisayar gibi sürekli gelişen ve yeni şeyler üretebileceğiniz bir bölüm değildir.iş piyasasına mühendisle işletmeci arasında bir formda eleman yetiştiren bir bölümdür.bölüm mezunlarının teknik bilgi gerektiren işlerde bir makine,elektrik,metalurji,malzeme mühendisleri kadar işe yarayacaklarını ve tercih edileceklerini sanmıyorum.yöneticilik tarafı ağır basan iş kollarında da iyi ingilizce ve ikinci yabancı dil bilen donanımlı işletmeciler rekabeti çok artırdığından bölüm mezunlarını zorlu ve rekabetçi bir ortam beklemektedir.
setheleh setheleh
ikinci sınıfta aldığım engineering elements(mech2053) adlı ders dolayısıyla her şeyi bir sistem olarak görmeme ve analizine gitmeme sebep veren bölüm.ayrıca bu güzide ders sayesinde ilk defa kendimi çaresiz hissettim.umutsuzluk,yıkım,tükenmişlik...(ağlamaklı oldum daha fazla devam edemeyeceğim).derse girseniz de pek bir şeyin değişmeyeceğini de final sınavı esnasında gördüm.120 dakikalık sınavın yarısında arkadaşımın "kalk oğlum gidelim.yırtınıyorsun gözümün önünde.hadi sana olan saygımı yitirmeden bırak" demesiyle önüme baka baka salonu terk ettim.oysaki ne güzel ortalama hayallerim vardı.teşekkürler erol sezer!
1925 1925
yeni bir şey bulamıyorlar, yapamıyorlar, üretemiyorlar gak guk diyenlere kıçımla güldüğüm meslek. ulan madem o kadar biliyorsun, sizin şirket de uyguluyorsa gel benim şu demode olan "radyo frekanslı tanımlama ile gerçek zamanlı üretim ve depo yönetimi" tezime bir el at be kardeş... tam aksine endüstri mühendisliği üretim, yönetim ve daha bir çok alanda yeni sistemler tasarlayan ve kontrol eden veya bu yeni sistemleri şirketlere uygulayan kişilerdir. ha bir de değişim mühendisliği olayı var endüstri mühendisliği içinde ona hiç değinmeyeceğim, oturur ağlarsın...
absimiliard absimiliard
bir fıkra ile özdeşleştirilebilir.


"bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de
bilgisayar mühendisi binmişler bir arabaya gidiyolar. yolun yarısına
geldiklerinde araba bozuluyor ve makine mühendisi 'ben hallederim'
deyip yatıyor arabanın altına, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sıkıyo
falan, biniyorlar arabaya, hala bozuk.
bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyo, 'bana bırakın' diye.
kabloları kontrol ediyo, elektrik aksamına bakıyo, biniyolar arabaya
ama tık yok gene.
makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar.
sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi:
-eee..şey...arabadan çıkıp bi daha girsek?
bu sırada elemanlarla ilgili gözlemlerini sürdüren endüstri
mühendisi, etüd çalışmaları sonucunda her üç elemanın da verimsiz
çalıştığına kanaat getirerek üçünü de arabadan indirir ve
direksiyona geçerek diğerlerine arabayı ittirir. "
mühendis mühendis
ne olduğunu anlayamayanların küçümseme gayretiyle, kendi şahsını küçük düşürmeyi göze aldığı meslektir.

farklı bir mühendislik nosyonu verir. o yüzden endüstri mühendisleri üst düzey yönetici olurken diğerleri teknik müdürlüklerle yetinir.
absimiliard absimiliard
bu meslekten bir insan olarak görüşlerimle zıt düşen bir meslektir. çünkü tamamiyle patronun cebine çalışan bir meslek dalıdır. bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. diğer teknik mühendisliklerden farkı da bu olsa gerek. gitsin makine mühendisi planlasın, çizsin, bakım yapsın falan filan git sen endüstri mühendisi "bu adam verimsiz çalışıyor, gel biz 5 makine mühendisi yerine 3 makine mühendisi yapalım, hesapladım, 5 makinecinin yaptığını 3 makinecide yapıyor" diyerek istihdamı baltalarız efem. patron denen illetin de cebine daha fazla para kazandırmak için işçiyi köpek gibi çalıştırma yetkisi verilir.

ne ise bu kısmı bir yana japonların tekniklerinden sonra bu mesleğe ışık olan "insan faktörü "devreye girmesiyle bir nebze olsun en azından işçiye saygıyı gösterdiğinden mütevellit içim rahatlamıştır. ben işçiden yanayım arkadaş bu böyle biline.
ama türkiyede işçiye saygı varmı, kesinlikle hiç bir özel şirkette buna rastlayamazsınız zaten avrupa satandartlarının çok üstünde çalışma saati mevcuttur bizde. işçi sömürüsü yok diyen beri gelsin.

gelelim ne yapar bu endüstri mühendisi; teorik olarak makine ve insan faktörünü birleştirerek verimi maksimize etmeye çalışır. üretkenlik ve verimlilik oranlarını arttırmaya yöneliktir. günümüz çağının en önemli faktörü kalite konusundaki baş aktör konumuna getirilmektedir. işletme bilgisinden dolayı teorikte bahsettiğimiz makine ve üretim kısımlarını özellikle ülkemizde yapamamaktadırlar. genelde ülkemizde endüstri mühendisi masa başı çalışır. aslında alanımı üretimdir. her ne kadar yöneticilik, insan kaynakları, finansal yönetim, lojistik yönetimi, stratejik yönetim,müşteri ilişkileri yönetimi, iletişim, iktisat vs. gibi dersleri kapsamlı bir şekilde alsak da endüstri mühendisinin doğuş yeri üretim kısmıdır. planlama, çizelgeleme, malzeme yönetimi, iş güvenliği ve sağlığı, emniyet, tesis planlama, ergonomik tasarım ve yerleşimi, iş etüdleri, esnek üretim ve modern üretim teknikleri vs konular daha da çok önem arz eder. ama bilinen bir şey vardır ki her endüstri mühendisi kendisini yönetici pozisyonunda görür. hayat bu kadar toz pembe değildir. yönetici olmak hiç basit değildir. ama sanayinin gelişi, gelişmekte olan bir türkiye için ve özellikle endüstri-bilgisayar entegrasyonun artmasıyla, ve japon tekniklerinin bu meslek içinde irdelenmesiyle git gide önem kazanmaktadır. hatta önemlidir de zaten. ama türkiyede kalifiye endüstri mühendisi az dır. bu konuda belki ön ayak olucak bilkent üniversitesi başta gelir, boğaziçi ve odtüyü bilemem ama itü de bu konuda ülkeye çok fazla uzman endüstri mühendisi kazandırmıştır. gönül isterdi itü lü olmak efem. ne ise kocaeli ile yetinelim biz.
keyif pezevengi keyif pezevengi
teoride süper meslektir. yani kitap üzerinde iyi duran bir dal, fakat buna uyan fabrika ve iyi maaş bulamayınca işler değişir. sonuçta türkiye'de ve dünyada bir sürü üniversite end. mühendisi sıçıyor. ama hayaldeki işi bulamama her dalda mevcut, o yüzden pek sallamayın benim saçmalarımı.
2 /