enfal suresi 65 ve 66 ncı ayetler

jetonlutelefon jetonlutelefon
müslümanlarınislam adına yapacakları ilk savaşla alakalı çok önemli bir noktayı açıklayan ayetler.

şöyle ki:

enfal suresi 56-57-58-59-60 ve 61. ayetlerde açıkca açıklandığı üzere bedir savaşı kaçınılmaz olmuştu.

ancak savaşacak iki taraf arasında ciddi farklar vardı. sayıca üstünlük gayri müslimlere aitti. ayrıca savaş ve teknikleri konusunda deneyimli insanlar da gayri müslimlerdeydi. bu durum da müslümanların psikolojik olarak hazırlanmasını gerektiriyordu.

herşeyden önce müslümanların lideri ve rehberi olan peygamber efendimizin savaşa ruhen hazır hale getirilmesi lazımdı. enfal suresinin 62-63 ve 64. ayetleri tam da bu işi görüyorlar ve burada allah resulü'ne güven telkin ediliyordu.

ardından gelen -söz konusu- 65 ve 66. ayetlerde ise müslümanların savaşa ruhen hazırlanmaları sağlanıyordu.

şöyle ki:

enfal suresi 65. ayetin ilk cümlesinde: <<sen, ey peygamber! savaşta ölüm korkusunu yenmeleri için inananları yüreklendir /teşvik et.>> denilmektedir!

ayettin bu kısmında geçen "harrıd" kelimesidir. bu kelime "teşvik et" anlamına gelmektedir. bu sözcüğün kendisinden türediği "harrad", "maddi ya da manevi yok oluş, tükeniş, psikolojik çöküş, zihni direncin yok olması" anlamına gelmektedir. "marradahu" sözcüğü nasıl ki: " onu hastalıktan arındırdı" anlamına geliyorsa, "harradahu" sözcüğü de "onu psikolojik ve zihinsel çöküşten kurtardı" anlamına gelmektedir.

ayetin devamında ise, peygamberin bu teşviki gerçekleşirse olacak olay anlatılmaktadır:

<< eğer sizden dirençli yirmi kişi olursa, bunlar iki yüz kişiyi alteder; yok eğer sizden yüz kişi olursa, inkarda direnenlerden bin kişiyi alt eder. çünkü onlar derin bir kavrayıştan mahrum bir yığındırlar.>>

burada açıkca görülmektedir ki, bakara suresi 249 ayette de açıklanan olay hatırlatılarak ve bir önceki "ey peygamber teşvik et!" cümlesinde bahsedilen "teşvikin" gerçekleşmesi halinde, 1 müslümanın, 10 gayri müslim kadar güç, kuvvet ve cesaret sahibi olacağı bildirilmektedir. bu olay, müslümanların isterlerse ulaşabilecekleri bir üst sınırdır. ancak elbette -ki kendi nefsimize vurursak- buna ulaşmak hiç de kolay değildir! kolay değildir ancak ulaşılabilir! insanın kendisiyle alakalı bir durumdur!

66. ayete bakınca hemen ilk cümlede, müslümanlar üzerinde teşvikin beklenen tesiri göstermediği anlaşılmış ve bu yeni durumda bilinmesi gerekenler söylenmiştir:

<< enfal suresi 66. ayet: mevcut şartlarda allah yükünüzü hafifletmiştir; zira sizin güçsüz olduğunu iyi biliyor.>>

buradan anlaşılıyor ki, peygamberimizin yaptığı teşvik ilk etapta istenilen düzeyde içselleştirilememiş. kolay değil, islam tarihinin ilk ciddi savaşı ve gerek sayıca, gerekse deneyimce karşı tarafın ütünlüğü var! kınamamalı! tarihi olaylar, yaşanılan dönemin şartlarıyla ele alınıp değerlendirilmelidir!

bu durumda yani istenilen boyutta teşvik olunamayan müslümanlara; normal şartlarda zaten üstün oldukları (bkz: al i imran 139) hatırlatılarak şöyle denilmiştir:

<< o halde, sizden dirençli yüz kişi çıkacak olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; ama eğer sizden bin kişi çıkarsa, allah'ın izni sayesinde iki bin kişiyi alt eder. zira allah hakta direnenlerle beraberdir!>>



not: özele gelen sorulardan anladığım kadarıyla şu noktalara açıklama yapmak gerekiyor:

65. ayette müslümanların ulaşabilecekleri en üst seviye açıklanıyor. yani peygamberin teşviğine tam olarak gönül verilebilseydi ilk ayette söylenen olay gerçekleşebilecektir deniliyor. ancak o günün müslümanları yine entryde belirttiğim gibi henüz daha toy olduklarından bu teşviği tam anlamıyla içselleştiremiyorlar bu durumda da 66. ayet gönderiliyor ve salt imanlarından dolayı yinede üstün oldukları, bu sebeple savaşmaktan korkmamaları bildiriliyor.

özetle eğer ilk başta peygamber teşviğine uygun hareket edilseydi 1 müslümana 10 gayri müslim cesareti verilecekti.

ancak bu teşvik içselleştirilemediğinden 1 müslüman 2 gayri müslim cesareti verildi.

bu durum tarihi örnekleri çoktur.

en yakın örnek de çanakkale zaferidir.

atatürk'ün bile göz ardı edemediği "iman kuvveti" müslümanın 1-0 önde başlamasına vesiledir.

allah katında eşitlik yoktur, adalet vardır!

eşitlik hak sahibi olanlar için geçerli olabilir fakat dünya üzerinde hiç kimsenin hakkı bulunmamaktadır.

meselenin özü budur.

şunu sorabiliriz: "o gün yaşanmış bir olay hakkındaki mesele neden kuranda var?"

cevabı şudur: "zaman ihtiyarladıkça kur'an gençleşmektedir. dolayısıyla herbir ayetin her zamana ve zemine bakan cihetleri mevcuttur. çanakkale örneğinde olduğu gibi."

ayrıca bu ayetlerde "deneme yanılma" da yok burada tam tersine mükemmel bir teknik var

şöyle ki:

kuran bir döneme hitap etmiş bir kitap değildir.

kuranın ilk muhattapları bu işi (üstün imanla cesaretlenme işini) başaramadı diye onlardan sonra gelecek olan muhattapların da başaramayacağını iddia edemeyiz.

dolayısıyla gelmiş geçmiş tüm inanlara sesleniliyor bu ayetler. ve müslümanlar için hem zirveyi hemde vasat olanı gösteriyor. seçimi müslümanlara bırakıyor.

ve eğer içinizdeki gücün farkına varırsanız dünyaya hakim olabilirsiniz deniliyor.

burada şu sorulabilir: 65. ayette geçen "peygamberin teşviki" peygamber vefat ettiği için eksik kalacak, dolayısıyla sonraki müslümanları bu ayet nasıl kapsar?

cevap: biliyorsunuz ki kuran'ın inişi 23 senede tamamlandı. 65 ve 66. ayetler ise bedir savaşından önce yani kuran'ın iniş sürecinin 15. senesinde inmiştir. yani bu ayetlerden sonra 8 sene daha vahiy gelmiştir. bu gelen vahiylerde peygamberin müslümanları nasıl ve ne ile teşvik ettiği açıkca yazmaktadır.

şu ayelere bakınız: muhammed suresi 35. ayet, mücadile suresi 21. ayet, maide sures 56. ayet.

yukarıda verdiğim ayetlerde allah resulünün müslümanları teşvik etmek için kullandığı argümanlara yer verilir.

dediğimiz gibi kuran tek bir döneme değil tüm zamanlara hitap eder.
harici gazelhan harici gazelhan
tıpkı miras hesabında olduğu gibi allah'ın matematiğinin zayıf olduğunu gösteren ayetlerdir.

enfal-65. ey peygamber! müminleri cihada teşvik eyle. eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa iki yüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kafirlerden bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.

bu ayette galibiyete 10/1 verilmekteyken

enfal-66. şimdi allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. o halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa allah’ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. allah sabredenlerle beraberdir.

bu ayette galibiyete 2/1 veriyor..

ben bu durumda iddiada müslümanlara beş kuruş yatırmam.
harici gazelhan harici gazelhan
kur'an tamircilerinin iddia ettiği gibi matematiksel bir karmaşa olmaması hali, allah'ın gaybı bilememesi gibi bir durum oluşturacağı için, mü'minler açısından daha bi fena sonuç doğurması gereken ayetlerdir.

ilk başta sezemiyor 10/1 veriyor galibiyet oranını sonra seziyor ve 2'ye 1 oranına çekiyor.

yazık lan kimin allahıysa?
harici gazelhan harici gazelhan
kur'an yazarının "allah sizden yükü hafifletti" derken, aslında "müslümanların yükünü değil gücünü hafiflettiğini" farkedemeyenlerin , allah'ın oran/orantı konusunda zaafı olduğunu kabullenmektense , gaybı bilememesini tartışmayı yeğlediği ayetlerdir.
harici gazelhan harici gazelhan
allahın kur'anı yazarken enfal suresi 65. ayette " mübalağa(abartma)" sanatından bir örnek verdikten sonra, bu kez 66. ayette buram buram şeniyet/realizm/gerçekçilik kokan bir betimleme yapması nedeniyle edebiyattan anlamaz cahil ateyizlerin diline düşmesidir.

he canım he..o ayetler allahın abaküsünün bozuk olduğu döneme denk gelmiş.