entelektüel

ütopya ütopya
efendim sanılanın aksine entelektüelite bilgi üretip bunu kullanabilen her insana atıfta bulunmak için harcanak bir kavram değildir.aksine bir tavırdır.yani her bilim adamı bu tavrı gösteremez ve maalesef kendi hanesine artı bir yön olarak düşemez bu kavramı.şöyle ki, ikinci dünya savaşında atılan atom bombasını yapan bilim adamları da kendi düşünsel yaşamlarının doruğuna çıkmışlardır ama o süreçte entelektüel olarak adlandırılacak bilim adamları/kadınları savaşta araç üreten beyinlerin aksine savaşı kınayan ve dünya halklarına buna karşı tavır alma yönünde işlevsel eleştiriler sunanlardır.

statu quo kalemşörleri olan bilim adamlarının/kadınlarının da kendilerini entelektüel olarak nitelediği ve üretim ilişkilerine dahi en basit/bariz eleştirilerin üretilemediği bir dünyada toplumun bu kavramı hakkıyla göğüsleyebilecek insanlara olan açlığı gün gibi ortadadır.

diğer tüm kavramların,yapıların ve ilişkilerin içini boşaltan post-modern zamanlar maalesef bu kavramın da içini boşaltmış ve aynı zamanda ona negatif anlamlar yüklemeyi de becermiştir (bkz: entel)
bu başlıktaki 99 giriyi daha gör