erkek yurdunda kurtlar vadisi izlemek

ceyyar kermit ceyyar kermit
ukteci: asymmetry

uktecinin notu: "kız yurdunda kalan biri doldursun. nasıl birşey olacağını hayal ederek."

yazarın notu + tanım: bir kızın hayal dünyasını aşan bir olaydır.

edirne'de selimiye öğrenci yurdu'nda kalmıştım, üniversitedeki ilk senemde. karma bir yurttur. ortak spor salonu, kantini falan vardır. ancak kız ve erkek blokları ayrıdır tabi ki.

akşam olmuş, kendi bloğunuza doğru yol almaya başlamışsınızdır. odada sıkılmış, blok kantine çay almak ve televizyona bakmak amacıyla gidersiniz. ancak unuttuğunuz detay, perşembe gününde olduğunuzdur.

blok kantini ağzına kadar doludur. tıklım, tıklımdır. sigara dumanı gözleri yakmaktadır. her tarafta siyah pardösülü gençler vardır. saçları ya memati gibi ya da polat gibi kesilmiştir. az da olsa abdülhey ve erhan saçlılar da mevcuttur. ama onları buluşturan ortak nokta siyah pardösüdür. her neyse. dizi müziği girer

-dın dın dını dın dın dını dırnırınırırnırınııııııııııııın dın dını dııın dın dını...-

birden ölüm sessizliği olur. kantinden aldığınız bisküviyi açarken paketten gelen ses, sinirli bakışların size çevrilmesine neden olur. "eheheh" yapar, bisküviyi çöpe fırlatırsınız. herkes tv'ye geri döner. jenerik akarken, bekleyiş dayanılmaz bir hal alır, etrafta offlama ve tesbih seslerini duymaya başlarsınız.

jenerik biter. ekran kararır. ekranda yüzler belirmeye başlar...

memati bir adam dövmektedir. birden çakır gibi burnunu çeken arkadaşları görürsünüz. bir önceki bölüm arbede çıkmıştır. devamı izleniyordur. bıçak sokanlar, tabancayla ateş edenler... birden o görünür... polat. geçen bölüm herkesin kıl olduğu elemanı iyice dövmüştür. bu bölümde ise elinde bir tabanca, elemanı yere yatırmış bekliyordur. karizmatik!? bir şey söyler ve kafasına sıkar...

tam bu noktada pardösülü gençler ayağa kalkar ve alkışlamaya başlar!

alkışlıyorlar ulan! bildiğin alkış! sanki sene 1983, yılbaşındayız, tv'ye dansöz çıkmış... ne oluyor amına koyayım!?

o sırada sesler artar. "eheheh nası sıkhtı olm gördün mü?" diyenler, "helal olsun" diyenler... tam o sırada polat bir şeyler söylemeye başlar. kumandayı elinde tutan eleman "şiiişşşt" çeker, herkes susar. kumandayı elinde tutan eleman blok reisidir. bir şey demek göt ister. millet huşu içinde diziyi izlemeye devam ederken, kantine olaylardan haberdar olmayan, dünya sikine, minare götüne, hayatı uç noktalarda yaşayan gencimiz girer. kantinden nescafe 3 ü 1 arada'sını alır ve tv'ye bakmaya başlar. 15 saniye sonra olanlara anlam veremez ve şunu söyler;

-yaağ bu ne be? hocam cnbc-e'yi açsana yea, almodovar'ın film vardı bugün ustalara saygı kuşağında...

birden bakışlar gencimize çevrilir. şaşkınlık ve nefret doludur. en son elinde kumanda olan eleman döner arkasını. şunu der;

-ne dedin sen?

gencimiz hala olacakların farkında değildir.

-baboli bu ne yeaa? hayır kimseye sormuyorsunuz ki! belki başka bir şey izleyecek adam. allah allah yeaa... hocam verir misin şu kumandayı?

çakır gibi burun çeken kumandalı eleman şunu der;

-muzaffer! arkadaşa kumandayı verin. (kumandayı muzaffer'e uzatır. ve tv'ye döner)

muzaffer yanına iki arkadaşını alır. gencimizi kolundan tutar. "baba ne oluyo yeaa" demeye kalmadan en yakın boş odaya götürürler bunu. sonrasında ise "hayıııır! yapmayııııın! aaaaaaaa!" seslerini duyarız...

ertesi gün olur. gencimizi topallayarak yürürken görürüz. evet arkadaş kumandayı almıştır. vatana millete hayırlı olsundur.

velhasıl kelam erkek yurdunda kurtlar vadisi izlemek ayrı bir olaydır. dikkat etmek gerekir. mazallah sonunda birçok bünye gibi canınız yanabilir.
elnino666 elnino666
3 sene kyk da kalmış biri olarak, bu süre zarfında tv nedir, nasıl izlenir, kumanda nasıl kullanılır unuttuğum gerçeği var. eve dönüp tv de reklam görünce şaşırıyodum. ulan reklamlar kadar saçma bişey vardı değil mi filan demiştim. hoş tv programları da reklamlar kadar kötü olunca tv den soğumak çok zor olmadı.
burası istanbul yeditepe burası istanbul yeditepe
2007 şubat -2010 mayıs arasındq yurtta kalmıştım.

pusu'yu o yıllarda izliyorduk. özellikle polat henüz, tayyip erdoğanın oğlu olmadığı yıllardı, iskender büyük falan vardı...

kantinin en arkaya 8 10 arkadaş doluşur ve çay sigara ile cendere cendere cendere izlerdik.

2010 dan sonra tayyipin oğlu olunca bıraktım diziyi.. kantine uğramaz oldum perşembe geceleri...

mayısta da eve çıktım. hala bu diziyi izleyen var mı lan?
hunharca yazarım hunharca yazarım
üniversiteye ilk geldiğim yıl kyk kantininde bu diziyi hipnotize olmuş şekilde insanları görünce şaşırdım. efsane apiş arası kokan yemek kokularıyla karışmis acayip boktan bi atmosfer olurdu. 10 dakikadan sonra beynin uyusur, bonzai çekmiş gibi olurdun. ey gidi.. reklam verince masaları yumruklarlar, polat artistlik hareketler yapınca alkışlar falan kopardı. iskenderin infazindaysa alkışlara ek olarak ıslıklar bağrismalar.. doğrusu çok ilginç bi habitatti.. diziyi 2009 yılında izlemeyi bırakmama sebep olmuştur kyk gençliği..
puslukıtalaratlası puslukıtalaratlası
bir sene çektiğim törensi olay bu abiler giyerler takımı kendilerine ait masaları vardır oraya otururlar ve onlardan başka kimse oturamaz benim gibi safçıklar da gider kızla oturur neyse o ayrı hikaye . yurttan nefret sebebi olurlar. dizi bitince de on kişi bi kişiyi dövmeye giderler.