erkeklerin kadınları yalan söylemeye itmesi

1 /
sekiz kenarli altigen sekiz kenarli altigen
olmayan durumdur.

bir insan, yaptıklarından pişmansa eğer bunu karşısındakine iletmelidir. erkek ya da kadın, hiç farketmez. karşı cinsin, sizi olduğunuz gibi, geçmiş ve geleceğiniz ile kabul edemeyeceğini düşünüp yalan söylüyorsanız, o ilişkiye hiç başlamayın çünkü hiçbir şey sonsuza kadar gizli kalmıyor.

yıkılan güven kolay gelmiyor geri.

yani özetle, kimsenin birini bir şeye ittiği yok. yaptıklarınız da sizin tercihinizdi, yalanınız da.
sana söyleyeceklerim var sana söyleyeceklerim var
konu aslında çok basit; 1)ilk giride bahsedilen ve beyin yoksunu diye tabir edilen erkeklerle olabilmek için şekilden şekile girmeyin. 2)hazmedebileceğiniz kadarını yaşayın. sizin yaşadıklarınızla bir derdiniz yoksa zaten kimseye kendinizi anlatmak, yaşanmışlıklarınızı eğip bükmek zorunda kalmazsınız.
3) ilişkide kimsenin kimseye sahip olmadığını, dürüstlükten zarar gelmeyeceğini, kişilerin başkalarıyla ne yaptığından ziyade sizinle ne yaşayacağı/ yaşatacağının önemli olduğunu kavrayabilen insanlara vakit harcayın. namus bekçisi modelleriyle etek boyunuzu, her sevgilisine ilk olduğunu iddia eden bir kadınla da size sokacağı tek taşın ölçüsünü tartışmaktan öteye gidemezsiniz. bunlar fizik kanunları kadar tartışmasız hayat gerçekleridir.
mutluluklar...
yeni bir üye yeni bir üye
önemli olan yalana itmek değil. önemli olan yalana iten sığ anlayış. günümüz türkiyesinde eğitim iş vs. derken evlilik yaşı iyice uzadı. cinsellik ise kadın erkek farketmeksizin bir insanın en büyük ihtiyacı. eh toplum hala bu gerçekleri iki yüzlü bir şekilde sümen altı ediyor. ama içten içe en köylüsünden en modernine herkes bişeyler karıştırıyor. sonrada bu gerçeklik ortamında insanlar iki yüzlü şekilde salağa yatıyor. adam onca yılın üstüne bakire istiyor. kadın sözde bakire kalıyor. alan mutlu, satan mutlu ama ruhlar fahişe, kimin umrunda.
2
karsenger karsenger
kadınlar yalan söylesin suçlu yine erkekler olsun...

feminizmin kaçıncı seviyesi bu kardeşim?

geçeceksiniz o işleri. burada kıvırmaya filan kalkmasın kimse.

insanları zorlarsanız ufak tefek yalanlar söylerler. ama kalkıp da hayatının bilmem kaç senesinde bulunmuş olan erkekler hakkında hiç yokmuş gibi ya da yarım yamalak bulunmuş gibi yalan söyleyebilen insan, zorlamadan değil, kendi içinde olduğundan yalan söylüyordur. işin daha vahim olan kısmı da vaktinde yaptığının nasıl kötü olduğunu bildiği için ancak bir insan o kadar yalan zincirine kendisini sürükler.

olaya bir de başka açıdan bakalım da bahsettiğimiz kadının ne kadar arızalı olduğunu ispatlayalım isterseniz.

diyelim ki varsayım doğru. gerçekten kadın zorlandığı için yalan söylüyor.

kendisini haksız yere zorlayan bu hırboyla birlikte olmak için bu kadar yalan zincirine sürüklenen insan ne kadar sağlıklı akla sahip olabilir?

velhasıl, eyyyyyyy turkish women
bana boş beleş iddialarla gelmeyin. aklı başında erkeklerin sizlerin büyük çoğunluğunuzu sevmeme sebeplerinden birisi ikiyüzlü olmanız. daha da üzücü olanını marilyn monroe söylemiş. gerçi o erkeklere gömmüştür ama kendi sözüyle hemcinslerini vuralım.

"eğer ikiyüzlü bir insan olacaksanız, en azından bir tanesinde iyi biri olun"
lanetherif lanetherif
detaylara gerek yok, aynısı kadınların erkekleri yalan söylemeye itmesiyle de oluyor. çok da şayapmamak lazım

edittone tefankerdo :
meseleyi cinsellikten vuruyorsanız, bir kadının özgüveni eksik diye otu boku erkeklerin üzerine atmayın.
bekaret takıntılı herifle sevgili olmazsınız olur biter!

bak ben ne yapıyorum? bekaret problemi yaşayan kadını hayatımdan çıkartıyorum hiç zorlamadan!... işim olmaz. zira
1. seks yapmadığın ilişki yalandır
2. hiç bir insan tanımadım ki diğer her konularda sağlıklı düşünsün ama sadece bunda takıntılı olsun. bu takıntıyı yaşayanların zilyon tane farklı psikolojik problemi var. hepsinin ortak özelliği psikososyal problemlerinin var olması.

bak ne kadar kolay di mi? almam abi hayatıma. net.
bunun için gidip kadınlara "bu kadınlar ne kadar salak, bu çağda bekaret takıntısı mı olur?" diyor muyum ben?

otu boku erkeğe yığmayın. madem kadın - erkek eşit aman yarın ne olacak gerilimi yaşamak yerine insanlarınızı ona göre seçin... çok zor bir şey değil. garantici olmak zaten psikolojik rahatsızlık belirtisi.
karaktersizim, zarım giderse ne yaparım bilemiyorum ama boku erkeğe atayım!
ee o zaman bir kadın 10 erkekle yatak paylaşıp sırf vajinal penetrasyon yaşamıyor diye onu eleştirmek, boku erkeklere atmak falan ne oluyor? o kadını da eleştirmem ki ben... tercihi odur.
ha onun tercihine nereye kadar saygı duyarım. benim hayatıma sevgili namzedi olarak girmeye kalkana kadar. bu takıntı ile giremez. net.
sorna gidip "aklın fikrin şeyinde" tatavası çekiyorlar... aklım fikrim şeyimde değil. aklım fikrim işimde gücümde, seks hayat devamlılığı için önemli bir aktivite, belli yaştan sonra yapmamak hormon dengesinin amına koyuyor. aklım şeyimde falan değil. sen bana uygun değilsin ve seni hayatıma almıyorum. hayatıma uygun birisi için hayatımda boşluk yaratıyorum. bak ne kadar basit değil mi?


benim hayatımda daha bireysel yaşamında başarılı, ne istediğini çok ama çok iyi bilen ve mahrem alanımıza girdiğimizde kapıyı kapattığım anda üzerine herhangi bir hamle (sarılmak, öpmek vs.. vs..) yapmazsam "hayırdır? bir problem mi var?" diyecek olan kadınlar oldu.
neden?
zira böyle olmayanı hayatıma almadım. duygusal yakınlık hissetsem de "bu iş olmaz lanet, kendini kaptırma oğlum" dedim... bitti.
siz de onu yapın. salak gibi bir zarı saklayacağım diye mala bağlayıp suçu erkeğe atmayın...

sevdiğim kadının geçmişinde bir ruh hastalığı, kronik bir davranış bozukluğu vs.. vs.. yoksa benim için sorun değildir ne yaşayıp yaşamadığı.
ama dediğim gibi, kronik bir problem değilse... tekrar eden bir huy halinde değilse.
bak bu da ne kadar basit di mi?
bunu diyen bir adamı bulursunuz, otuna bokuna, kemiğine dikenine bakmaz seversiniz! o adamda sizin otunuza bokunuza bakmaz armudun sapı üzümün çöpü demez sever ve kabul eder. ottan boktan olay çıkartmazsınız, kadı kızı gibi sikim sokum isteklerde bulunmak yerine içinde bulunduğunuz şartlar seviyesinde manevi ve maddi taleplerle hayatınızı keyifli geçirirsiniz... ömür boyu bile yaşanır.

ama yok o zarı karşınızdaki herifin kafasına bir çok matah bir şey gibi her dakika kakma özgürlüğünüz biter o zaman di mi?
deep thinker deep thinker
double edged sword bir tartışma konusu.

bin yıllık ataerkapitalist sistemin neticesini çocuk kavgası gibi kim başlattı ilk sen vurdun muhabbetiyle çözümsüzleştirmek anlamsız.

ilk vuranın erkek olduğunu bilmemize rağmen.
(bkz: hakim güce sahip olan insanın zulmü/@deep thinker)

bu yüzden erkeklerin empati yapması gerekiyor.
(bkz: ait olunmayan azınlığı savunmak/@deep thinker)

kadınların da her erkeği genellememesi gerekiyor.
(bkz: ayrımcılığın vebalini ilgisiz kişilere yüklemek/@deep thinker)
(bkz: toplumsal sorunları bireylere fatura etmek/@deep thinker)

sevişsinler geçer bence.
dolphin1313 dolphin1313
erkekler kadınlardan temiz bir geçmiş isterken,
kadınlar da erkeklerden güvenli bir gelecek talep eder.(bu milyonlarca yıldır böyle)
temiz geçmişi olmayan kadın senden güvenli bir gelecek talep edebiliyor mu? evet ediyor.
peki ben neden ondan temiz bir geçmiş talep edince beyinsiz oluyorum?
bu durumda onun da benden güvenli bir gelecek istemeye hakkı yok.
pratikte ise işler hiç öyle olmuyor bütün kızlarımız evlenmek istedikleri adamın varlıklı olmasını istiyor.

bir de benim anlamadığım nokta ben bu gerçeği dile getirince neden beyinsiz oluyorum?
peki sen meriçsel taktiklerle; karı kız düşsün diye hassas,anlayışlı adam ayakları yapınca beyinli mi oluyorsun yani ?( gerçi doğru sen beyinlisin tabi, işini bilen adamsın sen.)
bu işin beyinle meyinle alakası yok. herkesin kendince bir dünya görüşü, hayata bakış açısı var, sana mantıksız geliyor diye kendi doğrunu başkasına dayatma hakkın yok. herkes fikrini söyler , taktir de okuyucularındır.bitti.
2
sondanikinciosmanli sondanikinciosmanli
olduğu gibi görünmeyen ya da göründüğü gibi olmayan herkes bir gün yalanlarının patlamasıyla yüzleşir. erkekler/toplum/aile v. b. mutlu veya tatmin olsun diye yalan söylemek bu kadar kısa vadeli bir yatırım. laf olsun diye demiyorum kızlar; gerçekten patlarsınız.
jean paul marat jean paul marat
mevzuyu bekaret konusuna indirgemek istemiyorum. bazı konularda insanları yalan söylemeye iten, erkekler ya da kadınlar değil, toplumun cinsiyetlere yüklediği roller ve bireylerin bu rollere hapsolmak istememesi, onlarla çatışması. misal, erkek eve ekmek getirecek, evin her türlü maddi ihtiyacını karışılayacak; kadın evinin hanımı olacak, çocuk yetiştirecek falan filan.

türk toplumu son 20-30 yılda epey değişti. insanlar gündelik sıkıntıların ve orta, uzun vadeli planların/hayallerinin derdine düşerek bunları gözden kaçırıyor olabilir.

en büyük değişikliklerden biri, kadınların toplum içerisinde daha görünür olması. en basitinden bir örnek vereyim. yaşı 30 ve üzeri olanlar, kadınların seksenler ve doksanlarda futbol maçlarına pek gitmediklerini hatırlayacaktır. açın bakın arşiv görüntülerine. stadyum gişesi mi askerlik şubesi mi belli değil aq. bugün anadolu'da yaşayan kadınlar da futbol maçlarına gidiyor. otuz sene önce biri çıkıp "kadınların yeri stadyumlar değildir," dese fazla tepki almazdı. bugün bunu diyeni tefe koyarlar, ağzına acı biber sürerler, aracının sileceğini kırarlar.

geçmişe göre daha çok kadın üniversiteye gidiyor ve/veya işgücüne katılıyor. yalnız bu değişim biraz sancılı oluyor, ki bu da normaldir. her değişim az biraz sancılı olur.

kadına yönelik gelenekçi bakış ile pek uyuşmayan bir kadın profili var artık. iyi tahsilli, çalışan, ne istediğini bilen, birey olmuş, ne yapacağına ya da yapmayacağına kendi karar veren bir kadın. islamcı, muhafazakar kesimlerde bile bu kadınların sayısı artıyor. kadınlar ümmetin en büyük sorunu başlığında birkaç giride yazmıştım. adamlar tesettürlü kadınları üniversitelere, kamuya soktular, onları görünür kılmak ve başı açık kadınlar üzerindeki baskıyı arttırmak için; ancak ters tepti ve o kadınların azımsanmayacak bir kısmı kendilerine dayatılan hayatlara karşı çıkıyorlar. toplumu islamileştirmek isterken islamcı, muhafazakar kesimleri modernleştirdiklerinin yeni farkına vardılar. dram gibi dram.

başlık altında da yazılmış; bu yeni kadın daha geç evleniyor. eskiden türk insanı daha erken yaşta evlen(diril)irdi.* sadece kadınlar değil muhtemelen pek çok erkek de ilk cinsel deneyimini evlendikleri günün gecesinde yaşıyordu. yirmilerin sonunda ya da otuzların başında evlenen insanların evlenmeden önce bir veya birkaç partnerle cinsel ilşki yaşama ihtimali daha fazla. bekaret takıntısı erkeklere özgü de değil. kadınıların evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamaması gerektiğini düşünen bir sürü kadın var. çok da şeyetmemek lazım. insanlar kolay değişiyor da toplumların değişmesi biraz zaman alabiliyor.

bence insanlarla değil tabularla dövüşün. "erkek kadın kardeştir, tabular kalleştir."


pandass pandass
zorla evlendirilmiş kadınların yaşadığı mutsuz hayat haricinde yalan söylemenin bahanesi ya da sebep olanı olamaz. bunlar yediğin(m)iz boklara kılıf uydurmak sadece.

normalde çok yüzeysel yorum yapmayı sevmem her şeye ama böyle konularda tek bir kriterim var. "başına silah mı dayadılar?"

istemediğiniz bir şeyi yapacak kadar zayıf olduğunuz için (siz derken kendimi de katıyorum, bunu herkes yapıyor) başkalarına sorumluluk yüklemeyin.

kötü davranış kötü davranıştır, yapmak istemiyorsan da yapma. hem yapıp hem de yok erkek arkadaşım beni itti, yok kız arkadaşım sebep oldu tribine girip kendinizi aklamaya çalışmayın.

karakteriniz olsun, onu da koruyun. sorun o bu değil, sizi(bizi) olduğu gibi kabullenmeyi başarmayan insanlara bağlanıp kalmamız ve onlara yaranacağız diye bir noktadan sonra karakterimizi çiğnememiz.

o yüzden demem o ki, birine yeri geldiğinde dur diyebilecek kadar cesur olmak gerek...
brsln brsln
erkek ya da kadın fark etmez insan önce kendine karşı dürüst olmalı karşında ki kişiyle berarber olabilmek için yalan söylemenin bi anlamı yok. eğer diyorsan ki yalan söylemessem beraber olmaz , beni istemez o zaman sende onu isteme karşındakinin karekteri belli niye inat ediyorsun.
1 /