ertuğrul turan

eudaimonia eudaimonia
ankara felsefenin bir tanecik hocası, hocaların hocası...boş kağıt verip sınavdan çıktığınızda sizi odasına çağırıp diğerleri sınavdayken hegel anlatır, herkes sınavdan çıkınca da size sınav kağıdını uzatıp hadi yaz ne anlatabildiysem diyecek kadar mükemmeldir. sınav sorularını 2 hafta önceden odasının kapısına asıp derdinin öğrenci değil öğretmek olduğunu gösterecek kadar örnektir. odasına gittiğinizde sohbetine doyamayacak, her an sizi bilgisiyle büyüleyecek kadar donanımlıdır. neye canınız sıkılırsa sıkılsın, sizi ağlarken teselli edebilecek, sarılıp gözyaşlarınızı silecek, "canım kızım ağlama üzülürüm" diyecek kadar babadır...
eudaimonia eudaimonia
" caner tülin'i düzemedi diye bir stüdyo dolusu kadın feryat ediyor", "sersem s.kin tohumu", "nereye dönersen dön kıçın arkanda kalır", sabah ders saatini erken bulan ve derse gelmeyen öğrencilere: " gece pavyonda mı çalışıyosun? niye gelemiyosunuz sabah?", "niye türbana takılıyor bunlar? tanrı modacı mıymış? ilgilenmez o kumaşla falan ben biliyorum" gibi inci ve vecizleriyle bizi bizden alan hocadır.