eş cinsel evlilik

1 /
alexander supertramp alexander supertramp
sanırım itü sözlük'te bu bir ilk olacak.

taşınız ve sopanızla geleceğinizi tahmin ederek olay'da belirtmek istemedik bunu, burada kalsın. nickini söylemek istemediğim sevgilimle (evet erkek!!!) bu haftasonu belçika'da evleniyoruz. kendisi belçika'da üç aydan fazla yaşadığı için bu hakkı elde edebiliyoruz dolayısıyla başka bir yer olsun istemedik, ne kadar serbest olsa da türlü türlü işlem istiyorlar çünkü.

açıkçası biz de burada evlenmek isterdik ama şu sözlükte tezahürünün nasıl olacağını tahayyül etmek bile ürkütüyor insanı, zaten bunun için daha çok yol var. belçika'yı tercih etmemizdeki bir diğer neden de evlat edinmeye izin vermesi, burada sinirle nasıl yetiştireceksiniz diye gelenlere, böyle nefretle yetiştirmeyeceğiz diye cevap veriyorum.

işbu sebeple sözlüğe uzun bir süre girmeyeceğim, gidiş gelişler olacak belçika'dan bu da yoğun bir dönem olacağına işaret.

nefret saçmadan, sevgiyle kalın.

erhan & aydın.
olea olea
insanların doğuştan getirdikleri özellikler yüzünden toplumda dışlanmasına son verilmesidir. hayat herkese asil davranmadığı için kimilerini kadın kimilerini erkek, kimilerini eşcinsel olarak dünyaya gönderiyor. senden benden sokaktaki adamdan farkı olmayan bu insanların evlenebilmeleri bile mevzu oluyor, alışılmışın dışındaki her şey gibi. ya onlar doğru olan ve biz yanılansak, azınlıklar her zamanyanlışları simgelemez...

evlenseler keşke, özgürce söyleyebilseler yaşadıklarını, hissettiklerini; dünya şimdikinden daha çekilmez olmaz aksine içindeki sebepsiz kavgalardan biri son bulur.
recai pengül recai pengül
evlilik gibi, devletin noterliğini yaptığı toplumsal bir dayatmanın eşcinsellere serbest kılınması, o toplumdaki bireysel hakların bir göstergesi oluyor. eşcinsellerin dahi parçası olmak için çaba verdiği bir düzen ne kutlu bir düzendir.
ali kamber ali kamber
bunun serbest olmadığı bir ülkenin vatandaşıyken, serbest olduğu bir ülkeye gidip gerçekleştirilmesini anlamıyorum. çünkü aslında getirdiği yasal kolaylıklar ve devlet güvenceleri dışında, ben evliliği anlamıyorum! e başka ülkede gerçekleştirilen bir evlilik kendi memleketinde sana hiçbir yasal kolaylık ve devlet güvencesi sağlamayacağına göre niye bu zahmete katlanasın? nikah ve düğün merasimleri için mi? yine yap merasimini! yap, ama bırak ilişkin olmayan bir devletin rastgele bir memuru da şahitlik etmeyiversin. pratikte hiçbir işe yaramayan sembolik bir etkinlik için nedir bu zahmet, anlamadım şu yaşımda.
prezerlatif prezerlatif
çok kısa sürer.

-hayatım hazır ayaktayken bi su getirir misin?
+yarraaa bak. karın mıyım lan ben senin?
-kocam mısın?
+yoo
-ne sikimsin lan sen o zaman
+ben annemin evine gidiyorum hasan
-mitat!
yerçekimli karanfil yerçekimli karanfil
eş cinsel evliliğin yasalaşmasını evlilik kurumu eleştirisi üzerinden anlamsız bulmak "zaten marjinalsiniz, ne evliliği" demeye geliyor. eş cinsellerin evlenemeyişi bir lütuf değil ötekileştirmeden kaynaklı bir engel, ayrımcılık. bu çok basit. heteroseksuellerin önünde evlenmeyle ilgili bir engel yok, eş cinsellerin böyle bir engeli var. dünyanın en manasız şeyi bile belli bir kesime serbestken belli bir kesime serbest değilse bunun adı ayrımcılıktır ve mücadele edilir. hak elde edilirse bunun adı da kazanımdır, özgürlüktür. "evlilik özgürlüğü" hiç de oksimoron değil bu bakımdan.

yasalar önünde eşit olmaya çalışmayı toplum dayatmalarina entegre olma çabasi diye değerlendiremezsiniz. bu hepten eş cinselliği toplum dışı yapıyor, o maksatla söylenmese de. hepten marjinalleştiriyor.

tabii işin miras gibi, bizim ülkemizde mesela hapishane görüşü gibi, hastane refakati vs. gibi bazı haklardan faydalanma olayı da var. bunları eş cinseller düşünemez mi? direkt kalpli çiçekli böcekli eş cinsel evliliği gibi bir karikatüre kapılmayın. o da var ama başka şeyler de var. "lovewins" kafasına da pek girememiştim bu yüzden. eş cinsel de heteroseksuel gibi emekli maaşı nedeniyle, yalnız kalmamak için vs evlenebilir. böyle şeyler romantize ediyor olayı. yani çok büyük bi meseleymiş gibi oluyor eş cinsellik. oysa değil. olağan görmeye çabalarken taşralı yanımız hepten abartıp süslüyor, gerçi buna şimdilik şiddetli bir itirazım yok çünkü bir reaksiyon, anlayabiliyorum, zaman zaman kapılıyorum da.

ezcümle, eş cinsel evlilik serbestisi olsun, bu özgürlüğü kullanıp kullanmamak da eş cinsellere kalsın bi zahmet. bu kadar kibirli olmayın.
kafası karışık genç kafası karışık genç
müslüman bir ülke affedilemez bir davranıştır ancak olamaz diye bir şeyde yok hıristiyan ve ateist ler eş cinsel evlilik î normal buluyorlar. müslüman ülkeler bunu garip buluyorlardır bu normal çünkü böyle eş cinsel evlilik e alışık değiliz alışabileceğimizide sanmıyorum.asla asla deme
ürkek ürkek
karşı çıkanlara siz nerenin mandırasından kaçtınız sorusunu sormak istediğim konu.

özgürlük kavramından yürümeyeceğim hiç. hala bu ülkede özgürlük olduğunu düşünenler varsa zaten bir şey diyemem. herhangi bir sosyal ağda, birilerinin kuyruğuna basan düşünceleri paylaştığında, göz altına alınma gibi durumun varken, özgürlük kavramını s.ktiret bir zahmet. eşitlik kavramı olarak değerlendirdiğimde zaten böyle bir cinsel ayrımın ortadan kaldırılması gerekiyor. dini yargılarla değerlendirmek istiyorsan da imam nikahı kıyılmaz olur biter. sanki onların da çok umurunda dini boyutu. yalnız şunu düşünmeden de
geçemiyorum.

eş cinsel arkadaşlardan çok özür dileyerek sormak istiyorum. şimdi sayın arkadaşlar, diğer insanlara göre daha çok sosyolojiyle, psikolojiyle iç içe insanlarsınız. bunlarla haşır neşir olduktan sonra niye evlilik hakkı için neden bir yerlerinizi yırtıyorsunuz. şahsen bir kağıda imza atıp atmamanın hiç bir önemi yok. kadın ve erkek evliliğinde toplumsal baskıdan kaynaklanan bir durum söz konusu. zaten toplumsal yargılara karşı gelecek kadar cesaret isteyen bir adım atıp, neden toplumsal yargılarla oluşturulan bir kağıt parçasına önem veriyorsunuz? önemli olan iki ruhun birbirine olan sevgisi değil mi?

evli çiftlerin birlikteliği daha ciddiye alınıyor düşüncesiyle mi? evlilik isteme sebepleriniz o güveni sağlama isteği mi?

hiç unutmam çok sevdiğim bir arkadaşım aynen şu cümleyi kurmuştu. ''aslında biz çok şanslı insanlarız, 2 erkek veya 2 kadın aynı evde kaldığında ev arkadaşı gözüyle bakıyorlar. 1 kadın 1 erkek aynı evde kaldığında kötü gözle bakıyorlar. sence hangimiz daha şanslıyız. '' demişti. aslında ne kadar haklı değil mi?
enverhoca enverhoca
neden, evlilik diye bir şey var??
diye sorarlar insana.
yani evlilik denen saçmalık olmasaydı izin vermek gibi bir gerizekaĺılık da olmazdı.
temel bozuk arakatlardan tadilatla binayı kurtarmaya çalışmak anlamsız.
kişinin istediği daha doğrusu sevdiği kişi ile yaşaması kadar doğal bir davranışın izne tabi olması ahmaklık değil de nedir.
1 /