esenler otogarı

13 /
en dış kulvardan bold pilot geliyor en dış kulvardan bold pilot geliyor
açık ara türkiye'nin en boktan yapısı.
yapımda esas emeği geçen isim bedrettin dalan değildir, 1987'de yalnızca temeli atılmıştır. otogarın açılışını 1994'te -imar ruhsatı olmamasına rağmen- dönemin büyükşehir belediye başkanı recep tayyip erdoğan yapmıştır.
kızıl kurt kızıl kurt
i̇lk 2010 yılında gittiğim yer.

''bu muymuş lan i̇stanbul'un otogarı? leş gibi sidik kokuyor her yer, cins cins insanlar var mk mordor orcları gibi'' tepkisini vermiştim. bilirsiniz, karadenizlilerin çoğu i̇stanbul'a düşük istihdamdan dolayı göç etti vakti zamanında. i̇stanbul, karadeniz'de bayram ziyaretlerinde falan çok abartılır şöyle güzel şehir, böyle güzel şehir diye. ben doğma büyüme karadenizli olan ve 3 sene öncesine kadar karadeniz dışında hiç yaşamamış olan bir birey olarak dinlerdim avrupai bir şehir galiba diye. bu tarihten daha erken tarihlerde i̇stanbul'a gitmişliğim vardı akraba ziyaretine/düğüne ama o i̇stanbul'un güzel semtleri ve ilçeleri olan bir kaç ilçe dışında, gerçek i̇stanbul'la yüzleşmem ilk kez burada olmuştu. yoğun i̇stanbul antipatisi ve overrated bir şehir olduğunu anlamam da bu seneye tekabül ediyor zaten. neden yolum düşmüştü? sevgilimi görmeye gelmiştim, i̇zmit'te amcamın yanında tatildeydim, günübirlik bir kaçıp gideyim dedim.

bir de bilmeden alt katına falan indim ben oranın çıkışı arayacağım diye, çok uzun süre kalmadan ''hiç güvenli görünmüyor burası'' diyerek geri çıkmıştım yukarı. 17 yaşında bir veletsin nihayetinde, götünü keserlerdi orada.

sonrasında i̇stanbul'a tekrar 2016 yılında gittim, bu sefer esenler otogarına uğramadım, kadıköy, taksim, beşiktaş ve iş görüşmesi için gittiğim adını unuttuğum bir kaç semtle sınırlı kaldı ziyaretim. umarım bir daha gitmek zorunda kalmam. aslına bakarsanız, umarım bir daha i̇stanbul'a da yolum düşmek zorunda kalmaz. en sevmediğim şehirlerden biri, 1970'lerden itibaren bozulmaya başlayan tarihi dokusundan sonra leş bir şehir haline dönmüş. nerede çokluk, orada bokluk. samsun - antalya - ordu üçgeninde mutlu mesut yaşıyor gidiyorum ben.
harley davutoğlu harley davutoğlu
i̇bb başkanı ekrem imamoğlu'nun el atıp değiştirmeye kararlı olduğu anlaşılan, istanbul'un en rezil yeri. enerji emmesi bir yana, istanbul gibi bir metropol kentine yakışmayacak bir otogardır. gerek tasarımı, gerek kirli olması, gerek personel profili, gerekse de güvenlik açısından i̇stanbul'un kanserli noktasıdır. buranın herhangi bir yerinden, mecbur kalıp da yemek yemek zorunda kalmak kadar kötü bi şey yok.

imamoğlu'nun buraya el atması gerçekten bir ibb başkanının öncelikli yapması gereken bir işti. destekliyorum.

ancak şunu anlamıyorum: burayı yüksek teknoloji merkezine dönüştüreceğini söylüyor imamoğlu. ama daha fazlasına rastlamadım. nasıl bir şey yapacak? telefon, bluetooth hoparlör falan satan yerler mi olacak? apple, huawei, xiaomi store'ları, play station kafeler mi olacak?

türkiye'nin yüksek teknoloji üreten bir ya da birkaç firması mı var da onlara üs yapacak?

peki yeni otogarı nereye koyacak? lan havalimanı ayağımın dibiydi, aldılar cehennemin dibine koydular. bari otogar şurada kalsaydı (lokasyon veriyorum: güngören).

neyse her ne yapacaksa şimdiden eline sağlık. inşallah beğeniriz. mafyatik tiplerin oradan kovalanması bile yetebilir.
kuba gibiyim kendi kendime yeti kuba gibiyim kendi kendime yeti
bu akşam istanbul seyahat'in önünde otobüsün kalkmasını beklerken içimden esenler otogarıyla ilgili goygoy yapıyordum. okullarda, esenler otogarını neden sevmeliyiz konulu kompozisyon yarışmaları yapılmalıdır, diye kendi kendime geyik yapıyordum.
o sırada bineceğim otobüsün muavinini aynı firmanın bir şoförü kenara çekti, konuşuyorlar. kulak misafiri oldum;

şoför: kaşar elif'i annene getirdim... annene yaptığım son harekette haklıydım... annen gibi şerefsiz şerefsiz gülme...annen keyfini düşünüyor...annen telefon numarasını değiştirmiş, sanki onu bulamayacağım....

muavin: bulursan ne yaparsın?

şoför: hiçbir şey yapmam... sen de annen gibi şerefsizsin amc*k.

(şoför gider)

muavin kısık ama hınç dolu bir sesle: or*spu çocuğu!

sonuç olarak: esenler otogarı kaldırılsın!
balbalzarus balbalzarus
10 yıldır falan esenler otogarından gelirim istanbula

otobüsten inerim ve doğruca yürüdüğümde metronun girişinde bulurum kendimi bu yaklaşık olarak 4 dk yürümeye tekabül ediyor sonrasında metroya tam girmeden kapının yanında bulunan camdan kendimi görürüm bu görüntü çok net değil akşamları yansımam biraz daha fazla okadar herneyse tam o görüntüme bakıp bir sigara yakarım ve 'balbalzarus ne yaptın bu gelişinde hayatında ne değişti' derim ve ben ne zaman bu soruyu sorsam kendime bi tık daha kötü şeyler olmuş oluyor hayatımda;

ahtım şudur : eğer bi gün o aynaya bakıp artık derdim yok anasını satayım dediğim an o cama omuz atıp kırıp geçeceğim camcı numarası bile hazır tek eksik dertlerin bitmesi
13 /