eski yunan savaşçılar

zeus zeus
yunan kent devletlerinin sürekli olarak birbiriyle savaş durumunda olduğu milattan önce 500-300 döneminde, sağlıklı erkeklerin tümü bu savaşların birinde ya da birkaçında savaşırdı..askerliğe en fazla önem veren yunan kenti sparta'da her erkek çocuk yedi yaşından başlayarak savaş için eğitilir, 20 yaşına geldiğinde tam bir asker olur ve sağlığı elverdiği sürece askerlik yapardı..sparta'da sıradan işleri ise helot adı verilen köleler yapardı..atina'da ise 16-60 yaş arasındaki sağlıklı erkeklerin tümü gerekli olduğu zaman savaşa katılırlardı..öbür yunan kentlerinde ise benzer yasalar bulunurdu..
zeus zeus
önceleri yunan ordularında, atlara çok seyrek rastlanırken milattan önce 5. yüzyılda sonra süvari birlikleri yaygınlaşmıştı..ama bu devirde eyer ve üzengi daha bulunmamıştı..(bir film hatasına parmak basmak isterim; truva filminde yunan ordusu atlarında eyer ve üzengi vardı, o zamanlarda daha eyerin e'si yoktu!) yaya askerler; ağır piyade (hoplites ve hafif piyadepsiloi) olmak üzere ikiye ayrılırdı..toplumun üst sınıflarından gelen ağır piyadeler miğfer ve zırh giyer, kalkan taşırlardı..zırh giymeyen hafif piyadeler sapan ve okla savaşırlardı..ağır abiler genellikle savaşa phalanks denen savaş düzeni içinde giderlerdi..her phalanks'ta, omuz omuza duran ağır piyadelerden oluşan 8 sıra vardı (truva filminde bunlar iyi betimlenmiştir) hafif piyadeler ise bu phalanks'ların önünde bulunurdu..milattan önce 4. yüzyılda makedonya kralı ikinci phillippos ve oğlu büyük iskender döneminde phalanks düzeni yetkinleştirildi..bu düzende en küçük piyade birliği 16 ağır piyadeden oluşuyordu..bunlarda 16'si arka arkaya dizilerek 256'lık kare biçiminde bloklar oluşturuyordu..bunların dördü bir araya gelerek 1024 kişilik bir bloğu oluşturuyordu..onların dördü bir araya gelerekte 4096 kişilik biraz sağlam gözüken (!) bir phalanks ordusunu oluşturuyordu..her phalanks'ın çevresinde belirli sayıda hafif piyade ve süvari bulunuyordu..büyük iskenderin ordularında çok sayıda süvaride yer alırdı..ağır piyade silahları, uzunluğu 2,5-7,5 metre arasında değişen bir mızrak, iki ağızlı bir kılıç ve yuvarlak bir kalkandı..phalanks'ın ilk 5 sırası mızraklarını ileriye doğru uzatarak düşmanı mızrak uçlarından oluşmuş bir duvar ile karşı karşıya bırakıyordu..
son of the sea son of the sea
en ünlüsü akhilleus'tur. yarı tanrıdır, annesi tarafından kutsal suyla yıkandığı için ölümsüzdür fakat su topuğuna değmediği için topuğundan vurulduğunda ölmüştür.
critical critical
bir kitabede şöyle yazıyordu: "gecelerce sabahlara kadar acı çekiyoruz... birşey yapmaya çalışıyorduk. provakatif terörize eylemlere birazcık sabretseydiniz başka bir işimiz vardı. bir çuval incir berbat oldu... ya da en azından şimdilik öyle görünüyor. biz burda niye sabahlara kadar acı çektik o zaman...özür dilerim ama böyle..."