eskişehir atatürk stadı

silentpain silentpain
eskişehir'in oldukça merkezi bir yerinde kalan ve eskişehirspor'un maçlarını oynadığı stadyumdur. ayrıca resmi bayramlar, anadolu üniversitesi'nin mezuniyet törenleri, mahalli lig finalleri vs. de bu stadda yapılmaktadır. vikipedia'ya da yazan bilgiye göre göre kapasitesi 18700'dür fakat koltuksuz zamanlarında 25-30 bin kişiyi de aldığı görülmüştür. stadın kale arkası tribünlerinin yok denecek kadar az olması stad için bir dezavantajdır. kaldı ki eskişehir'e kale arkası tribünü olmayan bir stad yakışmamaktadır. fakat buna rağmen eskişehirspor maçlarının olduğu gün stadyumda yapılan tezahüratları stadyuma hayli uzak olan eskişehir şeker fabrikası lojmanlarından bile duymak mümkündür.
psndyz psndyz
muhteşem bir deplasman tribününe sahiptir.

o kadar muhteşem ki zıplamaya korkarsın. ilk zıplamaya başladığında üstünde durduğun koltuk çat diye gider. mnskym noluyo dersin. zıpladıkça tahta olan zeminin sallanmaya başladığını farkedersin. tribüne ilk girişte tribünün altının komple demirlerle dolu olduğunu görünce düştüğün an başına gelecekleri düşünür ilk başta tırsarsın fakat daha sonradan 'ulan zaten niye geldim ki buraya' dersin. dışarda herhangi bir taşın oturduğun cama denk gelip yaralanma ihtimalini düşünüp normal bir tribünmüş gibi muamele göstermeye başlarsın.
isetö ev rom isetö ev rom
misafir takım tribünü aile tribünün yanına alınmıştır. şekil şemal olarak türkiye'nin en kötü stadlarından biridir. ayrıca böyle şehrin tam göbeğinde başka bir stad var mıdır bilinmez.
yak bi winston yak bi winston
şimdilerde yıkılması ve yerine avm yapılması ya da tokiye verilmesi düşünülen stattır. şehrin en güzel yerlerinden birinin rant amacıyla kullanılmasını istemiyorsanız buradan destekleyebilirsiniz. statın taşınması kesinleşmiş, en azından kent meydanı yapılsın zaten her yer yeterince beton.


www.change.org
nymeria sand nymeria sand
kocaeli stadının tokiye devrinin haberinin etkisini atlamamışken; ankara cebeci stadının da benzer bir akıbeti paylaşacağını duyduktan sonra üzüntü ile dolmama vesile olan stad.

bir çok eskişehir taraftarı ile aynı fikirde olduğum bir nokta var; yakışmıyor kulübe.
lakin anlamadığım bir nokta var. nereden çıktı hacı sizde ki bu toki merakı?
merkezde bulunan 15 bin kişilik stadı dolduramadığınız ayan beyan belli iken allah'ın sazova'sında bilmem kaç binlik stadı dolduracağınıza nasıl güveniyorsunuz bu kadar?

yoksa kemal unakıtan türevleri tarafından destekli başkanınız mesut hoşçan servis mi kaldıracak her maç öncesi de bizim mi haberimiz yok?

çok fazla maça gitmedim aslında... aklım almıyor yalnızca...
tarihi ile bu kadar gurur duyan bir kulubün; tarihi stadını bu kadar kolay harcamasını.

fethi kaldırmayacak sazova'da bir daha cumhurbaşkanlığı kupasını...
üstü açık tribünde üşümeyeceksiniz bir daha doğru, kim bilir yerden ısıtmalı bile yapar suat abiniz çimleri.

sinan ya da ediz göremeyecek o günleri...

çok uzattım, kimse okumayacak bunları biliyorum da şahsi fikrime göre eskişehir atatürk stadı kale arkasına yapılacak adam gibi bir tribün ve biraz bakım ile değme toki stadlarına taş çıkartır.

neyse kimin umrunda ki?

ne diyor şarkı; "hatıralarımı yıkıp, otel yapmışlar..."
anabacı vokke anabacı vokke
stadın şehitliğe bakan tarafında kale arkası tribünü yoktu-bildiğin yok-, şekli şemali bir acaipti, koltukları tribünleri eski püsküydü, seyirci kapasitesi düşüktü falan ama bir ruhu vardı be abi. dünyanın hangi stadında kale arkasındaki duvarın arasındaki küçücük aralıktan maç izlenir ki? eskişehir'in beleştepesi de şehitlik tarafındaki kalenin arkasıydı işte. baya millet sırayla maç izlerdi o küçücük aralıklardan. stadın dışı bile tutkuydu yani içi nasıl olmasın? o küçücük stadda tribünler sahaya çok yakındı. taraftar bir başka baskı altına alırdı sahayı ve es es o stadda her zaman bir başka oynardı. ben eskişehirspor'un gerçekten çok kötü kadrolarını izledim o stadda. ama o stadda taraftarla birleşince kendisinden çok daha güçlü takımları yenebiliyordu. yeni stadda kesinlikle yok o hava...

kardeşim her şeyi siktiret bir tarih var o stadda, o dönem ispanya'da şampiyonluk mücadelesi veren sevilla'nın ezici bir üstünlükle elenmesi var, amigo orhan var, çengel fethi var, ender var, kaptan ismail var, kamuran var, nihat var, riva halil var, piç ahmet var, çingene mehmet var, deli bahtiyar var, koko burhan var, önceleri deli sonra imparator olan coşkun demirbakan var, boris miçevski var, asker selahattin var, sahtekar burhanettin var, trabzon'da yıldız olmadan önce çok şutu hava hastanesinin bahçesine düşmüş bir rüzgarın oğlu orhan var, yuvaya döndüğünde her golden sonra topu ağlardan alıp koşa koşa santraya koyan kaptan zafer var, ilk taklalarını eskişehir'de atan yılmaz vural var, davulcu ismail var, tatar mustafa var, hatta bizim zamanlardan şarapçı ibo bile var be abi... adama tribünden "şarapçı" diye bağırmışlardı da babası da maçtaymış, utanmıştı adamcağız.

bursa'yla oynanan çekişmeli, bazen de kavgalı maçlar var. 82'de küme düşülen trajik bir beşiktaş maçı var. kesinlikle sağlam hikayesi olan bir maç... maçtan 20 yıl sonra bile ziya'nın ikinci golünün ofsayt olduğunu müthiş inanarak iddia eden dayılar vardı eskişehir sokaklarında. yıllar sonra maçın özetini youtube'a koydular, gördük ofsayt değilmiş.

şimdi bunca anıyı millet bahçesi yaptılar işte. bari klüp müzesi yapsaydınız...