esperanto

1 /
azwepsa azwepsa
yapay bir dildir. özelliği çok basit ve istisnasız olmasıdır. internet üzerinde pekçok online esperanto kursu mevcuttur. dili konuşanlar edebiyatının da gelişmesi için çalışmaktadırlar.

bunun yanında bu dili konuşanların bir kısmı dünyanın her yerinde bu dili konuşan ziyaretçileri ağırlamak amacıyla bir araya gelmiş ve bir katalog çıkarmıştır. bu katalogdaki isimlerle esperanto'da yazışarak bedava konaklama ayarlamak mümkündür.
azwepsa azwepsa
üç zaman vardır. geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman. -as, -os, -is ekleri ile fiilin sonuna eklenerek çekilir. tüm kuralları çok basit ve sadedir. istisna yoktur. hem önden hem de sondan eklemelidir.
civcivcikcikder civcivcikcikder
esperanto, anadilleri farklı olan insanlar arasında anlaşmayı kolaylaştırmayı amaçlayan yapay bir dildir. 1887'de polonyalı göz doktoru ludwik lejzer zamenhof tarafından icat edilmiştir.
esperanto, hint-avrupa dilleri (ari diller) arasında sayılabilir. ancak, morfolojisi macarca, türkçe gibi bitişken dillere benzer. 1,6 milyon kişinin bu dili konuşabildiği iddia edilmektedir.
sözcük dağarcığı daha çok hint-avrupa dilleri'den gelmektedir.
azwepsa azwepsa
esperanto dilinde anlamı "umut eden kişi" olan dil. öğrenmesi harbi çok kolaydır. insan kendi kendine başlayınca gidiyor... ispanyolca'nın yandan yemiş, sadeleştirilmişi.
keyif pezevengi keyif pezevengi
günümüz şartlarında sadece meraklıları tarafından öğrenebilinecek yapay dil. tarih göstermiştir ki, sadece en güçlü devletlerin dili her zaman yaygınlaşmıştır. ola ki bir gün birdevlet abd'ye kafa tutar, resmi dilini esperanto ilan eder, o zaman piyasa bayram olur.esperanto kolay ve tek anlamlı bir dildir.iyidir iyi.
recai pengül recai pengül
tasarım amaçlarından birisi öğrenmesi kolay bir dil olmasıdır. bu da kelime dağarcığının nasıl kurulacağı konusunda bir sorun yaratıyor. dilin tasarımcısı zamenhof, bu sorunu dile türetme kabiliyeti yüksek bir morfoloji (biçimbilim) koyarak aşmaya çalışmış. bir kökün başına ve sonuna gelen ekler sayesinde yeni pek çok kelime türetmek mümkün. bu da nispeten küçük bir kök dağarcığı ile geniş bir kelime dağarcığı oluşturmayı olanaklı kılıyor. wikipedia'da söylendiğine göre esperanto'daki bir kelime kökü türetme kapasitesi açısından 10 ingilizce kelime köküne denkmiş.

bence çok akıllıca bir karar olmuş bu. bu sayede nispeten küçük bir başlangıç kümesi ile büyük kelime dağarcıkları oluşturmak mümkün. "çilek için latinceden gelen kökü mü kullansak yoksa almancadan gelen kökü mü kullansak?" gibi tartışmalar en aza indirgenmiş çünkü çoğu zaman yeni bir kavramı zaten varolan köklerden kelime türeterek karşılayabiliyoruz.
recai pengül recai pengül
alfabesi ve seslerin türkçe okunuşları aşağıdaki gibidir:
a-> a
b -> bo
c -> so
^c -> ço
d -> do
e - > e
f -> fo
g -> go
^g -> co
h -> ho
^h -> kho (gırtlaktan çıkan ho sesi)
i - > i
j -> yo
^j -> jo
k -> ko
l -> lo
m -> mo
n -> no
o -> o
p -> po
r -> ro
s -> so
^s -> şo
t -> to
u -> u
~u -> wo (yanlış anlamıyorsam ağzı yayarak çıkarılan bir 'v' var sesin başında)
v - > vo
z -> zo

not: sözlük desteklemediği için aksanlı karakterleri yazamıyorum. ^x', x'in tepesinde şapka olarak görün. ~u ise u'nun tepesine breve gelmiş demek. (breve de yumuşak g'nin tepesindeki işaret)
recai pengül recai pengül
bu dildeki bütün isimler -o ile bitiyor. ingilizcedeki "the" yerine geçen artikel de la. cinsiyet ayrımı yok. örnek olsun diye bir kaç kelime şöyle:

urbo - şehir
amiko - arkadaş
domo - ev
viro - erkek, adam
ringo - yüzük
birdo - kuş
recai pengül recai pengül
sıfatları da -a ile bitmekte.

juna (yuna okunuyor) genç demek. granda büyük demek.

la granda domo büyük ev demek. la juna amiko, genç arkadaş anlamına geliyor. 'la' kullanmadan juna amiko deseydik bir genç arkadaş demiş olurduk. sıfatlar isimlerin sağına da gelebilir soluna. kimilerine "la domo granda" demek daha uygun gelecektir.

kuşu söylemiştik, kedi ile köpek de hundo ile kato unutmadan.
recai pengül recai pengül
wikipedia'nın söylediğine göre zamanında ayetullah humeyni ingilizce yerine esperanto'yu lingua franca olarak kullanma önerisi getirmiş. hatta iran'da resmi destekle kuran, esperanto'ya çevrilmiş ve basılmış. ancak esperanto dilinin yaratıcısının kızının da üye olduğu bahailerin de bu dilin kullanımını destekliyor olması iran'ı kıllandırmış, resmî desteği geri çekmişler.
recai pengül recai pengül
bu dilde fiillerin mastar hâli -i ile bitiyor. esti, olmak (to be) demek. parli, konuşmak. vidi, görmek, ami de sevmek anlamına geliyor.

fiil çekimleri kişiye göre değişmiyor, sadece zamana bağlı. toplamda beş zaman var: geçmiş, şimdiki, gelecek, şartlı, emir.

şimdiki zaman fiilin sonundaki -i'yi atıp -as koymakla oluyor.

"mi estas recai.": "ben recaiyim." demek.
"vi estas ali.": "sen alisin." demek.
"kiu estas vi?": "sen kimsin?" demek.

bu arada, söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama bu dilde düzensiz fiil yok.
1 /