europa universalis iv

1 /
inutero inutero
şanına yakışır bir şekilde 80 sayfalık kullanım kılavuzu netten bedava indirilebilen oyun. başka türlü anlayamayacağım ben bu oyunu.
rafsanjohnny rafsanjohnny
harika oyun.

seriye geç katıldım* ama müptelasıyım tabi. oyunu kesinlikle ironman mode ile oynamak lazım, böyle daha zevkli ver gerçekçi.

yalnız bazı saçmalıklar devam ediyor. normalde savaşan iki ülke arasında kaldıysam benden geçiş hakkı isterler, birbirlerinin topraklarına girebilmek için. şimdi diplomatik ilişki sayısına kota geldiği için öyle her kafamıza estiğinde anlaşma yapamıyoruz diplomasi puanlarımızdan gidiyor. durum böyle iken saçma talepler geliyor. fransa ile oynuyorum mesela, venedik geçiş hakkı istiyor. bakıyorum acaba burgonya ile mi savaşta yok, flandres? hayır ee ne alaka!? herif akkoyunlu ve kırım ile savaşta benden geçiş hakkı istiyor. şimdi diyecem gemileri için liman sığınma hakkı? ee yok karadan geçiş istiyor.

bu ve bunun gibi bir iki saçmalığı olan ama yine de canım ciğerim oyun. şekersiz stratejidir. canımsss.
nedircikyavrusu nedircikyavrusu
geç keşfedip, çok sevdiğim oyun.

yıllarca total war serisi öyle güzel işler çıkardı ki, resmen strateji piyasasına kulaklarımızı tıkadık. ama neler neler dönüyormuş halbuki serhat. önceki 3 oyunu oynamadım ama, bu oyundaki gerçekçilik beni benden aldı. özellikle stability'yi etkileyen olaylar ve bunların hepsinin düzen içinde idare edilmesi çok mantıklı. ordu basıp dan dun millete dalamıyorsunuz mesela.

colonial range diye bir kavramın olması da, bir çok avrupa devletinin keşif ve sömürge yarışına girememesine neden oluyor. ispanya, portekiz, ingiltere, norveç bu konuda coğrafya ötürü şanslılar. başka devletlerin limanını kullanma anlaşmasıyla kolonicilik işi de 1.5 yamasında kalkmış. dolayısıyla bu çözüm de artık işe yaramıyor.

genelde paradox oyunları bol yama alır buglardan ötürü. benim de (1.5.1) başıma gelen bir durum şöyle; osmanlıyla oynuyorum, bir bakıyorum castile ordusu antepten bir giriyor, kimseyle savaşmadan belgraddan dışarı çıkıyor. military access vermemişim. savaşta da değilim. saldırayım desem, saldıramıyorum da. böyle bir saçmalık.
iye iye
tarih dergisinde görerek tanıdığım, final sonrası yapılacaklar listeme eklediğim oyundur. daha oynamadım lakin çok olumlu duygular beslemekteyim kendilerine karşı, umarım karşılıklı çıkar.
cehennemde soğuk bira keyfi cehennemde soğuk bira keyfi
japonya ile shogun döneminde başladığım oyun. japonya olarak adanın ortasında başlıyorsunuz. shogun lık size ait. diğer tüm beylikler sizin emrinizde. avrupadaki tanımıyla sömürgeniz. nereye saldırsam sizin yanınıza geliyorlar. adayı japonyalaştırma politikası izleyerek önce güneye doğru saldırdım. bir iki şehri aldıktan sorna biraz ortalara doğru saldırdım. kuzeyde iki tane ülke var onları sona saklıyorum biri çok büyük diğeri de çok uzakta diye. şehirleri alma şeklim biraz taktiksel. önce kalenin dışındaki askerlere saldırıyorum, onlar öldükten sonra şehri kuşatıyorum. ticaret ambargosu koyuyorum. ordum o şehirde bekliyor. kalenin içindekiler açlıktan ve hastalıktan ölüyorlar. sonra da şehri alıyorum. bu sayede çok az kayıp veriyorum. bu sırada kolonileşmeye başladım. önce kore ile ilişkilerimi düzelttim. müttefik olup işlerimi kolaylaştırır diye. sonra şöyle bir baktım, ada küçücük. bu fikirden vazgeçtim. ilerde korenin hepsini almaya karar verdim. yeni zelandaya küçük bir koloni gönderdim, minicik adalar ne olabilir ki diye, shogun savaşlarında yoshimaga ashigata nın sağ kolu olan, ona kılıç arkadaşlığı yapan katsuhito tokugawu önderliğinde üç bin kişilik küçük bir ordu gemilere. bir baktım kocaman savaş gemisiyle bana saldırdılar adaya çıkardığım ordu da hemen dağıldı. orduya değil de tokugawu ya bir şey olmasından çok korktum. halkım adaya ayak basar basmaz büyük bir ordu ile karşılaşınca şaşkına uğradılar. hemen güvenli japon sularına çektim gemiyi, büyük bir kayıp verdik. bir de bunun üstüne adadaki iç savaş eklenince halkın morali iyice bozuldu. katsuhito tokugawu yu ubir süre göremedim öldü sandım. biraz zaman geçti, adam yüzerek adaya gelmiş. kurtulduğua çok sevindim. hemen bir çay töreni düzenledim katsuhito nun onuruna. ülkemin 27 yaşındaki shogun ı (kral gibi bir şey ) (bkz: shogun )yoshimasha ashigaka nın oğlu ve aynı zamanda varisi katsuhio 5 yaşına bastı. doğum gününü bile kutlayamadan suruga şehrine bir savaş açtık. etraf kan gölü, suruga halkı açlıktan ölmeye başladı. içeri casus gönderip halkı tetikleyerek iç savaş çıkması için biraz para harcadım. japonyayı günümüzdeki şekline kavuşturunca taylandı kolonileştirmeye karar verdim. ayrıca avusturalyayı da ingilizlerden önce keşfedip kolonileştirmek istiyorum bakalım ne olacak.

edit: planlar değişti, adanın kuzeyini komple aldım güneyde iki tane küçük sömürgelik ülke bıraktım. onlarla da aram gayet iyi bağımsızlık için savaş açmayacaklarından eminim. halkım beni çok sevdi, adıma bir destan yazmak istediler izin verdim. büyümemi gören kore, denizden ticaret yollarıma ambargo uygulamaya kalktı ve bana karşı bir koalisyon oluşturdu. ben de sinirlendim ona karşı ben de bir koalisyon oluşturdum. büyük bir savaş patlak verecek. baktı tek başıan başa çıkamayacak hemen koalisyon oluşturdu korkak. ama ülkesini biraz inceledim de büyük ordu birlikleri var. hemen korenin komşusu olan ming ve manchu ülkelerine diplomat gönderip (bunlardan birinin ilerde adı değişip çin olacak ama hangisi bilmiyorum) aramı düzeltmeye başladım. müttefik olmayı planladım. savaş çıktığında kore nin yanında olanlar ve japonyanın yanında olanları göreceğiz. bense şu an hazırlıklarıma başladım bile. şu küçük iki beyliği de korenin bu hareketine kadar alsaydım iyiydi ama şimdi onlarla uğraşıp asker kaybı yaşayamam.
leo africanus leo africanus
detaycılığına hayran kaldığım oyun.memlüklerin son dönemlerindeki generali ve hükümdarı tumanbey'i oyunda görünce şaşırdım.bizans oyunumda neredeyse aldığım her şehirden sonra o şehirin türk akınlarına ne zaman yenik düştüğünü, o şehirin doğu roma ve hristiyanlık dünyası açısından önemini anlatan bilgi kutucukları çıkageldi.insanı tarih açısından çok iyi bilgilendiren bir oyun.4 senedir europa universalis serilerini oynuyorum.yapay zekanın harddan sonra expert modu yapılırsa daha zevkli olacağını düşünüyorum.

eğer iyi bir oyuncu olduğunuzu düşünüyorsanız ve zevk almak istiyorsanız, sadece istanbul ve mora yarımadası elinizdeyken bizansı oynamaya çalışın.tavsiyem hiç asker basmamanızdır.donanmaya yüklenin ve osmanlı askerlerini mora yarımadasına geçirmeyin.istanbul'u alsalar da barış anlaşması yapmayın.zaman ilerledikçe eninde sonunda white peace'e boyun eğeceklerdir.ekonominizin bu denli bir donanmayı kaldırabilmesi için ilk olarak diplomatic idea'lardan maritime idea'sını açın.grand navy'e kadar açtıktan sonra işiniz daha kolay olacaktır.bu arada savaş halinde değilken donanmanızın maintance'ını düşük tutmalısınız.osmanlı size her saldırdığında moraya geçmelerine izin vermeyin ve loan almaktan çekinmeyin.paralarınızla patriot isyancıları destekleyin ve osmanlı memlüklerle savaşa girince, eğer memlükler üstünlük sağlarsa osmanlı'ya savaş açın, donanmanızı marmara denizi'ne çekin böylece anadolu yakasındaki osmanlı askerleri avrupa yakasına geçemez.siz de kolayca şehirleri alırsınız.
doomhammer doomhammer
muazzam oyun. boşuna "grand strategy" demiyor ecnebiler türüne.

ancak, benim gibi agresif oynamayı sevenleri zorluyor biraz. bir anlaşmada düşmandan azcık fazla yer alsanız domino taşı gibi bütün azınlıklar, hatta kendi halkın bile ayaklanıyor. 300 yıl gözün gibi baktığın, refaha erdirdiğin ülke 20 senede paramparça oluyor. tamam tarihsel gerçekçilik olsun, üç yılda avrupadan çin'e kadar tüm toprakları alamayalım zaten ama arkadaş yavuz'un iki üç savaşta ele geçirdiği mısır topraklarını "aman yavaş gideyim de göte gelmiyim" diye 5-6 savaşta(ki 70 yıl falan yapıyor aşağı yukarı sanırım) ancak alabiliyoruz. yavuz alırken iyi de bana ne gıcığınız var lan!

he, tabi hayvan gibi toprak alıp sonra isyan çıktıkça bastırmak da bir seçenek ama bu sefer de o klasik tarihi geyik meydana geliyor: "iç isyanlarla uğraşmaktan fetih yapamadı". ayrıca isyanlarla uğraşırken ekonomi de, teknoloji de zarar görüyor. iki şehir fazla aldık diye reva mı lan bu?

ama mutapa(şimdinin zimbabwe'si) ile en güneyden en kuzeye bütün doğu afrika'yı fethedip afrika'nın kolonizasyonu için ispanya, portekiz, hollanda gibi ülkelerle mücadele etmek acayip keyifli. güney amerika'ya bile çıktık siyahi kardeşlerimizle. yeni dünya siyahların olacak ulan!
zımpara kagıdıyla 31 ceken pinokyo zımpara kagıdıyla 31 ceken pinokyo
oliver cromwell bugı olan oyun.

büyük britanya ile kopmuşum gidiyorum. bu kardeşimiz ortaya çıktı. ben de dreux hanedanını bırakmam dedim. brittany kucağıma düşmüş hanedanlık bağıyla ne bırakacağım zaten. bir güzel hakladım bunu. tüm ordusunu infaz ettim, zırhını eritip kendime taç yaptım, adını ağzına alanların dillerini kestim, tebaam oliver ismini koyamaz oldu evlatlarına.






tam her şey yolunda, tüm kuzey amerika, avusturalya ve yeni zelanda'yı emrim altına almışken yine karşıma çıktı bu. adam yememiş içmemiş en büyük kolonim olan kanguru ülkesinin valisi olmuş. dokunamıyorum kolonilerdeki yönetime. mal gibi kaldım.




bunun dışında devlet-i aliyye, britanya topraklarına çıkıp mağlup etti beni.
defender of the faith olmak hiç akıl işi değil. bosna osmanlı'ya savaş açtı, ne olacak sanki bana diyip savaşa girdim ama tüm akdenizi geçip londra'ya asker çıkardı adamlar.




asker çıkardığı yetmemiş gibi bir de britanya'da yendi beni. koloniye asker göndereceğim, nasıl olsa kimse saldırmaz bana dememek ve her daim götü korumak lazımmış. acı bir tecrübeyle öğrendim.






toprak kaybetmedim ama çok feci göte geldim. bir daha ne avrupa siyasetine bulaşırım, ne inancın koruyucusu olurum. amerika benim olm siz kimsiniz.
1 /