evlat

1 /
chixculub chixculub
veled kelimesinin çoğulu, çocuklar manasına gelmektedir. türkçede evlat denmezse evlatlar denir bu yanlış bir kullanımdır herhalde; çünkü sonuç itibariyle çocuklarlar diyoruz de me?
stargazer stargazer
müslüm gürses in henüz halk konserlerinde hayranlarının kendilerini jiletlediği yıllarda çıkardığı şarkılardan biri. yamulmuyorsam "karıncayı bile incitme evlat" gibi bir söz öbeği içeriyordu. e şimdi bu adamın hayranları kimi incitecek, vuracak jileti böğrüne ümüğüne kendini incitecek.
azureel azureel
müslüm gürses'in şarkısı.

bugün batarsa güneş, yarın yeniden doğar
her gecenin sonunda bir sabah vardır elbet
sakla umutlarımı yıkılıp kalma sakın
ümitsiz ve gayesiz yaşamak zordur elbet
sev bütün insanları, sev bütün insanları.
kin gütme unut gitsin, geçmişte olanları
dürüst ol, insancıl ol
düşün öbür dünyayı bir karıncayı bile
incitme sakın evlat
evlat, evlat, evlat, insan ol evlat
geçmişten geleceğe yaratılmış ne varsa
unutmaki hepsinin bir sahibi vardır
kul kaderini yaşar, bahtında ne çıkarsa
düşmez kalkmaz bir allah unutma sakın evlat
consigliere contra capo consigliere contra capo
babanın hayat dersi verdiği, yanılmıyorsam 1994 yılına ait müthiş bir şarkı. son günlerde iyiden iyiye dilime dolanmıştır. sözleri ali tekintüre'ye aittir. hayattan ümidin kesildiği anlarda hızır gibi yetişir müslüm baba bu şarkıyla. nasihatten oldum olası hoşlanmam, amma velakin işin içinde müslüm gürses olunca iş değişiyor. kanun nağmeleriyle başlayan girişi de, sözleri de on numaradır.
bombacı kazım bombacı kazım
bir evlat evlat olduğu için sevilmelidir. istendiği gibi bir evlat olmadığı için onu sevmemek yanlıştır. o zaman o evladı dünyaya getirmeyecektiniz. evladınızın sizden farklı olması doğaldır... herkes farklı farklıdır. bir çocuk dünyaya getirirken lahmacun sipariş etmemektesiniz bu yüzden ne gelirse onu kabul etmelisiniz ve onu o olduğu için sevmelisiniz. eğer çocuğunuz kötü yolda ise ona darılmak yerine onu o yoldan kurtarmalısınız. elinizden geleni yaptınız ama olmuyor mu o zaman boş verin sizin bir suçunuz yok.
captainknuckles captainknuckles
bir garsona söylenmemesi gereken kelime imiş cem yılmaz'a göre yoksa yemeğine türlü türlü baharatlar, içeceğine egzotik karışımlar eklenebilirmiş garson arkadaşlar tarafından.
lora blood lora blood
tanımlamaya kelimelerin yetmeyeceği can parçasıdır.

evlat sevgisi öyle güzel bir sevgidir ki, insana bu hayatta yaşadığı tüm dertleri unutturabilir. aldığı her nefes çok değerlidir. o mutluysa mutlu, o mutsuzken sizde mutsuz olursunuz.

dün gece bir anne olarak benim için hiç bitmeyen bir geceydi mesela. sevgimin en mukkadesi olan oğlum hastaydı. uykumu, yorgunluğumu unutup onu iyi etmek için uğraştım durdum. gecenin ilerleyen saatlerinde ikimizde uykusuzluktan yorgun düşüp, sızmışız. sabah saat 7 30 sularında tekrar ağlayarak uyandı. yüzünden, o halsizlik ve hastalık haliyle sicim gibi yaşlar akıyordu. işte o an insan; "keşke, keşke ben çeksemde o acıları, o rahat olsa acı çekmese" diye düşünüyor..
zorla ısıttığım sütü içti. yine ilacını verdim ve dayadı kafasını göğsüme öylece sessizce kaldı.
hadi oğlum şarkımızı söyleyelime bile tepki vermedi. oysaki ne güzel söylüyordu pepe'nin şarkısını..

kağıda bir şeyler karalamayı çok sever, belki keyiflenir diye otutturdum onu mama sandalyesine, önüne de kalem kağıt verdim ve açtım çok sevdiği bebek kanalını. bir süre sonra ben lavabodayken seslendi: "anneee" diye. işte o an annemin bana hastayken, bana seslendiği sesle cevap verdim ona; "cannnn" diye.. evet can'dı o. canımın taa içiydi. kırdığı, döktüğü hiçbir şeyin onun gülüşünden kıymetli değildi.
yanına gittiğimde (ilaçların artık etkisinden sanırım) sızmıştı mama sandalyesinde. halbuki her akşam ne işkenceler çekerdim onu uyutmak için. bu sefer öyle olmamıştı. yorgun ve uykusuz bedeni yenik düşmüştü uykuya. gözlerini hafif araladı ve kollarını açtı "al beni" diye. aldım ve yatağına koydum. saatlerdir uyuyor. 15 dakikada bir gidip nefesini dinliyorum. her nefes aldığında "ohh" diyorum..

kıymetlim, yaşama sevincim. senin gözlerinde gördüğüm o ışık benim aşım, suyum. sen hep iyi ol, olur mu oğulcan?
toprakta adı kalan adam toprakta adı kalan adam
hayatına girdiği andan itibaren yaşamını ona göre şekillendirdiğin varlık.

hayaller, hedefler, beklentiler, umutlar hepsi onunla bağlantılı. bu bağlamda belki öz benlik adına sıkıntılı bir durum var.
1 /