evlilik

2 /
azwepsa azwepsa
evlilik iki kişinin bir arada mutualist bir şekilde hayatlarını devam ettirme kararıyla başlayan bir süreçtir. bu kararın alınmasında aradaki aşk, birbirlerine sağlayabilecekleri imkanlar, daha yüksek bir refah seviyesi, üremek, sevişmek, hayatta sürekli destek olacak bir kişiye sahip olmak gibi nedenler yatar.

nedeni neler olursa olsun iki kişi bir arada, bir aile olarak, bir alt topluluk olarak yaşamaya karar verdiğinde doğal olarak birbirlerine karşı bir takım sorumlulukları olacaktır. ayrıca tarafların birbirleri üzerinde hakları da olacaktır. her sosyal ortamda bireylerin birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. aile de bir sosyal ortamdır ve onun da kendine özgü hak ve sorumlulukları vardır. işte bu hak ve sorumlulukların yasalar ile güvence altına alınmasına da nikah denir.
koltuk koltuk
evlilik yıllar süren bazen çatırdasada tekrar yapıştırıp yoluna devam etmektir .başta aşk ,gizem vardır sonrasında saygı ise sevgi ve bağlılık getirir.
twinkle twinkle
ülkemiz için özetle aklı fikri olan (temyiz kudretine sahip), yaşı filan tutan iki farklı cinsiyetten kişinin rıza beyanlarını yetkili kişinin*** önünde açıklamalarıdır.
chrystal chrystal
iyi veya kötü olması tamamen eşlere bağlı olan şey. tıpkı mayalı bir hamur gibi olduğunu söylerler; eğer itinalı davranır, iyi yoğurursanız, malzemeden çalmazsanız, içine onu bozacak şeyleri katmazsanız, ortam koşullarını iyi ayarlarsanız, çevreden etkilenmesine imkan tanımazsanız, biraz da sıcaklık ile mükemmel bir yiyecek elde edebilirsiniz. ama gereken özeni göstermezseniz, çevreden etkilenmesine izin verirseniz, bir köşede unutursanız, içine yanlış şeyler katarsanız ekşimeye başlar sonrada çürür gider. çöpe atmanız ve tekrardan yeni malzemeler ile başlamanız gerekir.
solti solti
insanın evi sığınağıdır. tüm gözlerden uzak, tüm tepki, eleştiri, yargılardan arındırılmış özel alanıdır. gerçekten kendi olduğu, kendi kendine kalabildiği yegâne çatıdır. kalorifere dayanmaktır, çaydanlığı alıp salonun ortasında oturmaktır, pantolonla uyuyakalmaktır, yağmurda sırılsıklam olan şemsiyenin eşiğe açıp bırakmaktır. sıcaktır, birlikte olmaktır, huzurdur, korunmaktır.

evi böyle yapan annedir, babadır, ağabeydir, abladır önce. babanın ocağı, ananın kucağıdır. sonra, bir bakarsın, o ocak hala huzurlu, o kucak hala sıcaktır ama dar gelmeye başlar. diğer bir tabirle annenin öpücüğüyle geçmemektedir baş ağrısı artık*.

ve sonra kendi ocağını kurup, başka bir kucakta şefkati ararsın. ve evlenirsin.


sevgi ve iyi niyet dolu bir not: allah bu kararı veren herkese, hiç pişman olmamayı, eski ocağındaki huzuru yeni yuvasında da kurmayı nasip etsin.
gülümsün gülümsün
sevdiğin insanla aynı battaniyeyi paylaşıp aynı yastığa baş koyup gözlerini rahatça kapayabilmektir (huzur).
aynı masada aynı zeytin tanesine aynı anda çatalı batırıp gene aynı anda hiç tereddüt etmeden çatalı çekmektir o alsın diye (saygı).
ve istisnasız, halen ilk günkü gibi o'na hayran hayran bakabilmektir (ömür boyu sevgi).
2 /