evlilik hazırlığı

1 /
nymphadora nymphadora
son dakikaya bırakıldığında (ki burada son dakikadan kasıt evlilikten 3-4 ay öncesidir) koşa koşa bir yerlere yetişmeye çalışmanızla sonuçlanabilir ve hatta bunu bile yapmadan sadece oturup kara kara düşünüp "nasıl yetişecek bu işler" diye dertlenmenize bile sebep olabilir.

bunları yaşamamak için;

öncelikle aşağı yukarı bir tarih belirlenmelidir. bu tarihten en az 6 ay öncesinde gelin hanımın gelinlik hazırlıkları ve yavaş yavaş eşya bakma-araştırma süreçleri başlatılmalıdır ki sonradan sıkışmasın.

kararlaştırılan tarihten en az (zamanınız varsa) 7-8 ay öncesinde düğün için uygun bir mekan arayışına girilmeli. zira kendimden biliyorum 2012 temmuzdaki düğün için 2011 ağustosunda görüşmeye başladığımız mekanlar "seneye temmuzda full doluyuz" yanıtı veriyorlardı bile.

düğün tarihinden en az 4 ay önce ev tutulmalı/alınmalı ve eşya araştırması artık sonuca bağlanmalıdır. bu arada tabi ki gelinlik modeline karar verilmiş, satın alınacaksa alınıp üzerindeki detaylar netleştirilmeli, diktirilecekse moda eviyle görüşmeler başlamış olmalıdır.
davetiye örnekleri incelenmeli, nikah şekeri verilecekse eğer; seçilmelidir.

tarihten mutlaka 3 ay önce bütün eşyalar alınmış ve artık eve yerleştirilmeye başlanmış olmalı. beyaz eşyalar için acele etmeye gerek yok. zaten milyon tane çeşit yok mobilya gibi. beyaz eşya kısmı son 1 ayda da halledilebilir.

2 ay öncesinde ise balayı programı netleştirilmiş olmalı, yurtdışı seyehati düşünülüyorsa vize hazırlıkları yapılmalı, başvurulmalı; yurtiçi düşünülüyorsa kalınacak otelle görüşülüp rezervasyon yapılmalı. gelin için kuaför araştırılmalı. bulunan, anlaşılan kuaföre tarih ve saat mutlaka belirtilmeli ve tarihten bir ay öncesinde deneme yapılmalı.

özellikle son 1 aya çok fazla iş bırakılmamalı ki iki taraf da düğün stresi altındayken bir de mobilya-ev-gelinlik-davetiye-nikah şekeri gibi detaylar için birbirine girmesin. takdir edersiniz ki her ne kadar "biz çok iyi anlaşıyoruz, hiç sorun yaşamayız" denilse de evlilik hazırlığı tahmin edilenden de stresli olabiliyor.

velhasıl kelam; aslında oldukça uzun, detaylı ve stresli bir dönemdir bu evlilik hazırlığı. çoğu zaman stresten saçınızı başınızı yolabiliyorsunuz, kara kara düşünüp en olmayacak şeyleri kendinize dert edebiliyorsunuz ama hepsinin geçeceğini ve o günün muhteşem olacağını düşünürseniz bir miktar daha rahatlayabilirsiniz. bu dönemde müstakbel eşinizle karşılıklı anlayış içinde olmanız çok çok önemli.
en asil duygunun insanı en asil duygunun insanı
yüzük konusunda bazı aksaklılar yaşanabilen hazırlıklardır.

yüzük: "tunç çağı" zamanında bu takıyı bulanlar yıllar sonra bir işkence aletine dönüşeceğini bilselerdi belki vicdan yapıp vazgeçerdi.

- dostum bak ne buldum.
* o ne lan.
- yüzük olm tunçtan yaptım.
* yapma bence tunç çağı bittikten sonra pırlanta çağı falan başlarsa millete yazık olur.
- pırlanta derken.
* bilmem içimden geldi.

o çağ gelir... evlilik hazırlığı yapan gençler konuşur.

- aşkım bak ben yüzüğü beğendim.
* hangisi canım.
- aha bu.
* !!!!!uuuxxxttt&&&
- sana diyorum.
* ha canım. bu mu çok iyiymiş.
- ebet
* ebet ne amk.
- efendim.
* 5400 tl yazıyor farkında mısın?
- ne olmuş.

işte bu "ne olmuş" var ya tüm matematik biliminin iflasına denk gelen bir şeydir. * ya benim maaşımın bilmem kaç katı. - ne olmuş... bunu almazsak olmaz mı? - olmaz ne olmuş... - tamam...
gamlı baykuş gamlı baykuş
geren durum. arkadaşıma almayı istediğim bisikletin linkini yolladım, ''salak mısın kızım biz o paraya buz dolabı alırız'' dedi.
şu aralar yakın bikaç arkadaşım tam ortasında bu hazırlıkların, normal bişi konuşurken pat diye bi koltuk resmi falan görüyorum, ben geriliyorum. hayattaki en önemli şeymiş gibi davranmazlar mı bide, vur kafasına sussun.
manimani manimani
ciddi ciddi zor bir süreç. bak düşün ne kadar gerilmişim bu kadar kısa zaman varken ( 15 gün kadar ) sözlüğe atıyorum kendimi. her biri bir olay kardeşim diyeyim size. saç kalmayacak kafamda gerginlikten. eşya falan mesele de bu ev bulma olayı daha bir zor hele ki satın alacaksanız. size tavsiyem benim gibi, ev bakmaya sevgilinizi ailenizi neyin yollayın siz en son karar verici / yorum yapıcı olarak gidin. bakın abartmıyorum o kadar sıktı ki o süreç, bana gösterilen evlerin %80 inine olur dedim.

gelinlik ayrı muamma. canınızın istediğini alın ve çok butik gezmeyin aklınızdakini söyleyin onlar anlar sizi. şimdi bir de prova olayı var. neyse ben ama 4 kere provaya çağrıldım. henüz bu provaların neden olduğunu anlamış değilim.

evet, artık kendinize ayıracak özel zamanınız yok, sevgilinizle de keza öyle. artık özel vakitleriniz bir şeyler satın almayla geçiyor. geçen hafta eminönü'ndeyik. ciddi güzel şeyler vardı. gülmeyin güzel alışverişler yaptık.

çok da yıpratıyor. herkesin beklentisi oluyor. bir kız ailesi olarak benimkilerin görmek istedikleri var, talep etmeden. olmayınca sizin başınıza patlıyor olaylar tabi. nişanlınız ve aileniz arasında kalıyorsunuz. ince bir çizgi var ortada onu iyi keşfetmek lazım.

veee balayı... en çok hayali kurulan kısım. bayağı kafa yorduk buna. sharm el sheikh'ten kart atacağım kuzularım sizlere.
spesifik matrah spesifik matrah
en yakin arkadaş evlenince otomatik dahil oldugum hazirlik. ben daha geriliyorum yetismicek diye. arkadaş icindemi yaşıyor bilmiyorum aşırı rahat. hem is hem okul hem hazirliklar son 1 ay hadi hayirlisi.
kakalaflar kakalaflar
insani evlenmekten vazgecirecek surec hele birde o buyuklerin doyumsuz yorumlariyla harmanlaniyorsaa oooh yemede yaninda öl.evlenen kim bir ara onu unutmaniza sebep olan olaylar zincirlerine sahit oluyorsunuz..
-aynen ayse hanim,bence de bu renkle su renk harika uydu bunlar olsun
=dimii.zevklerimiz cok uyumlu
hani evlenen biziz ya anne
-bi dk ogluuum,unutma sozunu sunlara da bi bakalim biz
!@#$%^&*()
linukus linukus
şuan içinde bulunduğum durum. işin saçma yanı biz stres yapmazken milletin ticarileşmiş düğün örf adetleri ve millet ne der saçmalığıyla bizi darlaması sürekli. daha yorucu olan ise herkese tek tek açıklama yapmak zorunda kalmak. gelinlik/damatlık giymeyeceğiz diyoruz; "oooov öyle gelinliksiz, damatlıksız düğün mü olur", olayı ticari hale getirmiş hiç bir yeri tutmayacağız kendi bulduğumuz küçük bir yerde eğleneceğiz diyoruz, "ooo millet rahat edemez", kına/kız alma/araba konvoyu/yüzük vs hiç bir şey istemiyoruz diyoruz, "ooo millet ne der", daha bunun davetiyesi, eşya seçimi vs. amk sanki biz değil onlar evleniyor, illa her şey toplumun kabul ettiği standartlarda olacak. insan kendi düğününü istediği gibi yapamaz mı lan. en son kimseye bir şey söylememeye karar verdik. her şeyi halledip, şurada şu saatte, gelirseniz ekime gelmezseniz sikime kadar diyeceğiz. millet mi anormal biz mi bilmiyorum ama bize mantıksız gelen hiç bir şeyi yapmayacağız.

daha bunun bir de düğün günü stresi var, 10 liralık sakal traşı damat traşı olunca 200 tl oluyor, gelinleri çirkinleştirmek için maymuna çeviren abartı makyaj ve insanın normal şartlar altında hayatta yaptırmayacağı tribal saç şekilleri için tonla para, saçma sapan skimsonik yapmacık fotoşoplu iç/dış çekim fotoları, düğün sırasında çekilen samimiyetsiz fotoğraf saçmalığı, takı töreni sırasında hali vakti yerinde olanların şov yapıp garibanların utanması saçmalığı vs hangi birini sayayım amk. hiç birini yaptırmayacağız. şaka maka bu ülkede düğün olayı başından sonuna kadar hastalıklı zihniyet ürünü lan. allah evleneceklere yardımcı olsun.
harmonai harmonai
gözümüzde çok büyüttüğümüz ve insanları memnun etme merakı yüzünden, keyifli olması gerekirken eziyete dönen bir süreç. geçen hafta bir arkadaşımız ve nişanlısının sırf mobilya ayakları yüzünden günlerce tartıştığına şahit oldum sdjdjd yahu altı üstü bir mobilya ayağı! fuşya olsa hayatınızda değişen ne olacak? aylardır yüzük takmayı ailevi sebeplerden ötürü ertelemiş biri olarak aradan çıksa rahatlayacağım. merasim yerine minik bir kutlama, saçma sapan akrabalar yerine güzel bir yemekle bu işi çözecek gibiyim ama hala şu mobilya, eşya vs alırken insanlar neden kavga ediyor aklım almıyor.
purge me purge me
ben bunu seven kadın görmedim. yerseniz yani. herkes sevmiyor abi herkes. biri de sevmez mi? yoook. tüm kızlar sevmiyor ve gereksiz görüyor bunca telaşı, harcanan emeği, stresi, parayı. sevmiyorlar kardeşim, zorla mı? hah şöyle, hizaya gelin. zorla sevdiremezsiniz kimseye bir şeyi. evet evet yanlış tahmin etmediniz, laf şu bakın, fiks: onun yerine daha güzel bir balayı yapabiliriz aşkım en fazla. bunca taksit ile hayata başlamaya ne gerek var aşkım...

...ama bir kere de şaşırayım ben ya. şimdiye kadar olmadı. uzun ilişkilerde ne zaman artık iş o noktalara doğru ilerlese, aniden gelinim mutfakta moduna geçiş başladı. veee o artık gına gelen cümle kalıpları..

- en azından yemeği xxx yerde organize ederiz aşkım.
- düğün de yapmıcaz zaten. en azından aşkım......
- aaa, liseden melisa'nın yeri çok ayrı aşkım onları kesin çağırmak isterim aşkım
+ e ufak dedik, 60 kişi oldu aşkım?
- ama düğün yapmıcaz aşkım, ne düğün ne gelinlik
- düğünde gelinlikte gözüm yok aşkım ama küçüklükten beri hep şu çeşit yatak odası isterdim, sadece o aşkım
- bizimkiler öyle çeyiz eşya önem vermez aşkım ama sadece xxx ister dururdu annem aşkım

yav aşklarım, değerli kızlar: bu bi çeşit düğün işte amk.
el ele ve ufak bir çevre ile ya da en yakın dostlarla yemek yiyerek sessiz sedasız yaparız hayalleri ile başlayan her maceram, kına gecesine kadar gitti benim aga. olm seviyorsunuz işte bu tip işleri be aşklar. yüzde 97 böyle desem şimdi herkes saldırıp ben yüzde 3'lük dilimdeyim diyecek sldkjfsk. ya neyse. tamam evet çok gereksiz bişi evlilik hazırlığı canlarım. öyle diyorsanız öyledir.

- aşkım hilmi dayımlar bodrumda ya hani. gelemedi o hastalığı yüzünden. sadece onun yanına gitmeyi, seni görmesini isterim aşkım. o benim için çok önemli, baba gibi aşkım
+ aşkım eve ziyaretlere geçtik?????
- ama düğün istemedim aşkım sdlkfjsdklfj

olm bi gidin lan sdlfjkk.
2
1 /