evliya

varolmanın dayanılmaz hafifliği varolmanın dayanılmaz hafifliği
kutsal olan; lakin bazen çok şey adanılan. zaman zaman mucizeler beklenen.

oysa mucize beklemenin tarihimize yakışmadığı unutulmamalıdır.

sakarya savaşı kazanılmıştır, ankara'ya dönülür. halk yoğun bir coşkuyla mustafa kemal ve arkadaşlarını karşılar. meclise gidilecek ve nutuklar dinlenecektir. atatürk bakar, kalabalık ters yöne ilerliyor. sorar öğrenir ki; "önce hacı bayram veli türbesine gidilecek, savaşı kazandırdığı için teşekkür edilecek, ardından meclise dönülecek." kulaklarına inanamaz, kalabalığın önüne geçer atıyla, geriye çevirir insanları. sonrasında şu açıklamayı yapar: "bazıları bu hareketimin kamunun vicdanını incittiğini öne sürebilir; fakat ben bu vatanın her karış toprağını kanıyla sulayan mehmetçiğin hakkını evliyalara kaptırmam!" der. bir insan ileriyi bu kadar iyi görebilir, mucize uzaklarda aranmamalı bence!

edit: tdk yayınları'na ait atatürk ten 20 anı adlı kitaptan hatırda kaldığı kadarıyla özetlenmiştir. hata, eksik varsa affola.
dikkatsi dikkatsi
bugün etrafımızda doğan kimse için evliya diye konuşmuyorsak, bundan 50-100 sene önce benim gibi anasının vajinasından doğan sıradan bir insanın da evliya olabileceğine inanmıyorum