evliya çelebi

1 /
azwepsa azwepsa
biraz abartmıştır yazarken. gördüklerini bire bin katıp kağıda dökmüştür. ama gene de dökmüştür. çok güvenilecek bir kaynak olmasa da çok değerli bir tarihi eser bırakmıştır.
sahra sahra
gerçek adı derviş mehmet zilli'dir.evliya çelebi seyahatnamesinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında hazreti muhammed'i gördüğünü, ondan "şefaat ya resulallah" diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp "seyahat ya resulallah" dediğini, bunun üzerine peymberimiz'in ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar.
seyahatnaesinde gezip gördüğü yerleri kendi üslubu ile anlatmaktadır.olaylara çoğu zaman alaycı bir tavırla yaklaşır. okuyucunun ilgisini çekmek için insan aklımın sınırlarını zorlayan bir hayal gücü kullanmaktadır
antares scorpio antares scorpio
osmanlı marco polosudur kendisi.

eskiden trt'de şehirleri evliya çelebi ile tanıtan bir çocuk programı vardı. türkiyenin bir çok şehrini (o yaş için) çok eğlenceli bir şekilde tanıtmışlardı. çizgi film modunda evliya çelebi ve küheylan şehri anlatırlardı, başkası yaklaşınca bir iksir koklayıp görünmez olurlardı ve şehrin görüntüleri gösterilmeye başlanırdı.

hey gidi günler hey...
peasklepios peasklepios
dili sürçtüğü,''seyahat'' dediği için hayatı boyunca seyahat ettiğini söylese de,kimilerine göre bir yeniçeriye aşıktır ve onun her seferine katılır.hiç evlenmemesi ve kadınlardan uzak durması bunu kısmen desteklese de,bazıları sehayatlerini iktidarsızlığına bağlar.derdine deva bulabilmek için diyar diyar gezmiştir.
tikulti ninurta tikulti ninurta
türk edebiyatında en büyük seyahatnameyi yazmış memur, seyyah ve asker.

padişah imamı olan evliya mehmet efendinin -ki babasının en yakın arkadaşıdır.- evliya adını almıştır. evliya çelebinin babasının adı saray kuyumcubaşısı derviş mehmet zilli'dir. ailesinin kökü kütahya'ya kadar dayanır.

evliya çelebi güleç yüzlü fiziki yapısı olarak da ince, zarif bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar. hoş sohbet oluşu padişah sohbetlerine katılmasına da olanak sağlamıştır. gerek memurluk gerekse askerlik mesleğinden dolayı gezmediği memleket kalmamıştır. gezdiği yerleri anlatması evliya çelebinin edebi kuvvetini göstermez. zira dili bir edebiyatçı kadar gelişkin ve ahenkli değildir. günümüz lisesi diyebileceğimiz seviyede bir eğitim evresi geçirmiş fakat bunu iyi bir şekilde kullanmıştır. dilindeki abartı onun mümtaz ve esprili kişiliğine verilebilir.
seyahatlarine kendisinin de ayrıntılı olarak anlattığı rüyasına dayanır. rüyasında, ahi çelebi camiisinde oturduğunu ve camii içine nurlu bir ışık ile beraber sefere ya da savaşa giden askerlerin girdiğini anlatır. bu askerler tatar beyini (kırımda ki) kurtarmaya gitmektedir. en sonunda camiye nurlu bir ışık hüzmesiyle peygamberimiz girer. peygamberimizin elini öpeceği sırada evliya çelebi şefahat ya resululah diyeceği yerde seyahat ya resullullah deyiverir. rüyasından uyanan evliya çelebi birçok rüya tabircisine başvurur ve rüyasını yorumlatır. rüyası onun seyahat etmesi gerektiğini söylemektedir. o da denileni yapar ve gezmeye başlar.
bayermuhen bayermuhen
bursa ve trabzonu betimledi. doğu illerini, azerbaycan ve gürcistan ile arnavutluk izlenimlerini de yazdı. bunlar olağandı çünkü evliya çelebi adı geçen yerlere muhasip ya da ulak olarak göreve gitmişti. nedir, evliya çelebi binlerce sayfalık seyahat kitabında kafkasları, rusya steplerini, bütün karadeniz kıyılarını, ortadoğuyu, akdenizi, avrupa ve afrikanın hemen hemen bütün ülkelerini inanılmaz ayrıntılarla yazınca kafalar karıştı. mesela çok kısa süreli bir göreve gittiği viyanada cerrahlarla ahbap olduğunu, bunların yaptıkları ameliyatlara konuk olarak katıldığını yazıyordu. üstelik bu ameliyatları "cerrah adamın başını adana kabağı gibi ikiye ayırdı..." diye başlayan çok ayrıntılı cümlelerle uzun uzun anlatıyordu.

bütün dağlarını, ırmaklarını, şarap ve zeytinyağı üretimini ballandıra ballandıra anlattığı rodosa da hiç gitmediği ortaya çıktı. evliya çelebi, aşık mehmet bin ömer adlı yazarın bizzat gezip görerek kaleme aldığı rodos ceziresi adlı eseri okumuş ve bu kitaptan fazlasıyla esinlenmişti. evliya çelebi okuduğu bazı kitapların hoşuna giden bölümlerini kendi kitabına aldığını da saklamazdı zaten. "bu değerli bilgilere daha çok kişinin okumasına aracılık ettiği" için iyi bir şey yapmış olduğunu bile savundu.
1 /