extras

eglaia eglaia
yılbaşı özel bölümü dün yayınlanan efsanevi dizi. yılbaşı özel bölümü biraz drama da kaymış olsa, içerisinde yine televizyon tarihinin en komik sahnelerinden bazılarını barındırmakta..
altlejant altlejant
televizyon tarihinin en nevi şahsına münhasır yapımıdır bu. en iyisi, en komiği diyecek cesaretim yok ama kendine özgü olmak hususunda önüne bir adım geçecek yapım bulamam (seinfeld dahil).

karakterler teatral yapaylığa kapılmadan en doğal tepkileri ile var. diğer taraftan sırıtan doğaçlamaların engeli de yok. herşey yazılı ve doğal.

her bölümde bir yıldızın (samuel l jackson, kate winslet, david bowie,orlando bloom, ben stiller, ian mckellen ...) kendisini ama gerçekte tamamen kötü bir mizaca sahipmiş gibi oynaması dizinin bambaşka bir yanı.

bir detay:
david bowie 'nin david bowie olarak, andy millman (`ricky gervais)'ı aşağıladığı sahne izleyiciyi gülmekle , acımak hisleri arasında öyle umulmadık şekilde bırakır ki , o anı anlatamam, izlemek gerekir.
shut up shut up
sonunda izleyip çabucak bitirdiğim dizi. bugüne kadar nasıl izlememişim bilmiyorum ama izlemeye başlayınca hemen bitiriveriyor insan. kısa olması da bunda etken tabii ki ama gerçekten çok kaliteli olduğunu düşünüyorum. ayrıca gerçekten çok da komik ama izlerken hep gülmekle üzülmek arasında kaldım doğrusu. çünkü bir insanın başına gelebilecek en talihsiz olaylar geliyor başına andy millman'ın. (ki bu karakteri de ricky gervais oynuyor tabii ki) her bölümünde bir ünlünün oynaması da ayrı bir güzellik. seyretmeyen varsa kesinlikle tavsiye edilesi bir dizi. benim gibi bu kadar zaman izlememiş olduğunuza üzüleceksiniz.
mutombo mutombo
oyuncu olmasına rağmen iş bulamayıp ekmek parasını çıkarmak için figüranlık yapan andy millman* ın başarısızlıklarla dolu hayatını anlatan, her bölümünde ünlü konuk oyuncuların yer aldığı, şu ana kadar seyrettiğim en kaliteli komedi dizisi.
noscho noscho
teoride bir komedi dizisi extras, ama final bölümünün son 10 dakikasında ricky gervais'in popüler kültüre müthiş giydirmesi ve arkadaşına seslenişi onu çok çok özel bir yere koyuyor. sırf bu 1,5 saatlik son bölümü için bile izlenir.
geber marla singer geber marla singer
fazlasıyla iyi olduğunu bildiğimden "kenarda köşede izlemediğim 1-2 şey dursun" diyerek uzun zamandır izlemekten kaçındığım bir yapımdı, bu gece 2 sezonu sabahlayarak izledim, çünkü o şahane bölümleri bırakıpta uyumak yapabileceğim bir şey değildi. extras'tan sonra bir insan daha ne izleyebilir tam emin değilim. ricky gervais cümle aleme format nasıl olur, konuk oyuncu nasıl olur dersini vermiş adeta. bir izleyici olarak kendimi çaresiz ve aciz hissettim, kaldı ki yapımcı felan olsam sinir krizinden ağlardım sanırım, o yüzden "keşke ben düşünmüş olsaydım" diyen larry'i felan çok iyi anlayabiliyorum.

zehir gibi zeka kokan bişii. hele ki tek bölüm için diziye katılan orlando bloom veya kate winslet veya daniel radcliffe gibi isimlere kendilerinin gerçek hayattaki halleriyle ağır biçimde dalga geçen ve iğneleyen roller oynattırmak herkesin harcı değildir. bunu da ricky gervaies'in ormanda on kaplan gücüne denk gelen cezbediciliği ve her daim orijinal olan işlerinin sonucunda gelen "yaptırabilme gücü"ne bağlıyorum.

extras'ı izlerken life's too short'un ricky'nin kafasında ilk filizlendiği an olabileceği sahnelerden birisini yine ricky'nin ağzından çıkan "life's too short" sözü ile duyuyorsunuz ki, işin mutfağına inmeye meraklı olanlar için orgazmik bir sahnedir bu.

ricky gervais'da bir büyü mü diyim bir şeytan tüyü mi diyim, bişi var. onun elinden çıkma her yapımı bitirdikten sonra insan kendini yalnız ve zeka dolu bir oyunun bitiminde hissediyor. extras bittikten sonra yaşadığım o nolur bitmesin hissini black books'ta yaşamıştım yine.

bu kadar ingiliz övdükten sonra god save the queen diyem madem.

ek: son olarak krismıs extras özel bölümü var elimde. çok özel bir güne saklıyorum onu, siksen izlemem yani.
773 773
haha bunun orlando bloom'lu bölümü baya güzel ya. bu güzelliği daha iyi vurgulayabilmek için "haha" şeklinde bi giriş yaptım. sanki izleyip gülerken bi anda kesip sözlüğe yazıyormuş gibi. zaten öyle. haha. güzel olduğunu bilin istedim. extras'ın orlando bloom'lu bölümünün güzel olup olmadığını merak eden varsa aklında bi şüphe kalmasın yani. devam edeyim. haha.
robep robep
ricky gervais'in larry david'e ne kadar hayran olduğunu gösteren yapımdır. seinfeld'te izlemeye başladığımız curb your enthusiasm'de zirveye ulaşan yeni bir türün güzide örneklerinden. trajikomedi demeye gönlüm el vermiyor ama o günlük hayattaki rezil oluşlar, salak insanlar ve söyleyecek söz bulunamayan hadiseleri çok güzel işliyor dizi. ricky gervais'in en iyi işi.