fakir kız fakir erkekle evlenecek zorunluluğu

gayfe gayfe
evet arkadaşlar, sakın ha fakirseniz zengin birini aramayın sonra yosma oluyorsunuz. bulanlarınız da var üstelik görüyorum, terbiyesizler. şimdi ben burda bir sözlük yazarının fakirsen sen de öylesine layıksın tarzı bir tespitini duydum bana karşı. beni tanımadan etmeden hükmünü vermiş kendi hayat hikayemi anlatmak istedim. size de feyiz olsun. ben burda 43 yaşında bir ablanızım neticede.

bakın ben orta alt gelir bir aileye doğdum. yaş 14 ilk bulduğum çocuk yan komşunun oğlu. ölçtüm biçtim benim harçlığım onun harçlığı aynı aynı apartman. bak bizim 3 apartman yukarısının emlak değeri bizim evden 500 lira fazla diye ben başka bir yakılıklı çocuğu reddettim. haddimi bildim yani. ben sana layık değilim dedim. sonra canlar ben anadolu lisesini kazandım, bizim salak endüstri mesleğe gitti, benim harçlık 2 kat arttı. ben de hemen bunu terk ettim. bizim ev dedim köşe dedim, seninki ara kat, sen bana layık mısın ya dedim. 100 lira emlak değeri var dedim bahane ettim bıraktım bunu. 18 yaşıma kadar okuldan bir çocuk. aynı servis aynı ev aynı harçlık. bu salak kazanamadı okulu ben üniye gittim, bana layık değil diye bıraktım. çünkü ben ünide çalışmaya da başladım. denizci bir sevgilim vardı. 4 sene sonra ikimiz de mezun olduk, evlenelim dedi, e bu alıyor dolarla ben alıyorum türk lirası. ben sana layık değilim dedim bıraktım. o arada işsiz kaldım. hemen sultanbeyli ye doğru koştum. ipsiz sapsız bonzaici bir cucuk buldum. hep dövdü beni ama ben ona layıktım, aynı gelir grubu ya o bakımdan. neyse işte şans sonra ben uzatmayayım avrupada master kabulu aldım, euro annem euro. hemen bunu bıraktım, alman sevgili buldum,aynı parayı kazanıyoz 4.000 euro totalde 8000. ama sonra ülkemi özleyince geri döndüm, evlenmiştik de hemen boşandım.derken derken arkadaşlar uzatmayayım böyle böyle 5.evliliğim. şimdi 3 ay sonra avrupa yolu var gibi. mühendis kocişimi bırakıcam, 14.000 maaşı var, euro dediğin şeyi 7.5 la çarpıyorsun, ne yazık ki. ne yazık ki. çok üzgünüm. herkes layık olduğuyla.
semper paratus semper paratus
hayattaki esas amacı zengin koca bulmak olan kadınları kiralamak daha mantıklı bir yatırım. ayrıca duvar gibi yazıyla ironi, şaka, komiklik denemesi yorar. bilginize

based on a true story.

This Letter By J.P. Morgan CEO To A Pretty Girl Seeking A Rich Husband Is Amazing
2
gayfe gayfe
ulan jp morgen a mı bakıyoruz insaf lan, zengin dediğimiz 3 tane ev 500 hektar konyada babadan kalma pamuk tarlası. çok gördüğünüz de bunlar. ya sizin etrafınızda jp morgen a beni al diyen türk kızı mı var, az ayaklarınız yere bassın.

he amına koyim he, kendimizi zengin erkek bulmaya adadık, bütün bir jp bir rockafeller mail atıyoruz.fakir koç holding bokumuzu yesin.
wendera wendera
ben de tam bu konuya değinecektim, ne güzel açılmış başlığı yazayım madem.

evet böyle bi sorunumuz var milletce. bir kız kendi ailesinden zenginse zengin erkek istemesi çok doğal ve masum bir istekken alt sınıfsa eskort ve yosma sayılıyor hem de kendi hemcinsleri tarafından! neymiş denginle olacakmışsın. dengin olursa arada menfaat ilişkisi olmayacağını alenen görüp ölçebiliyor musun?
dengi ile beraber olmayan onca çift var yeri geliyor kadın çok güzel, yeri geliyor adam çok güzel veya zengin! ama onlar şikayet etmezken ne kolay yaftalanıyor kadınlar "kapağı atmaya çalışan eskort" diye.

ne kadar ironik dimi. kimse sonuca bakmıyor kimse hikayeye bakmıyor. belki o kızın peşinde koşan zengin erkek o kızı ödül olarak görüp ikna etmeye çalışıyor kimse buna bakmıyor. "iyi yere kapağı attı kevaşe" derken kendi sahip olmadığı şeyin hıncını alıyor kendi dengiyle beraber olan kızlarımız. belki arada gerçek bir sevgi var, belki adam istiyor o alt sınıftaki kızı? belki arada anlayamadığınız başka uyumlar var? ama ne? kız paracı adamı tongaya düşürdü oluyor, herkes dengiyle beraber olsun oluyor. hayat bu kadar denklem üzerine değil, herkes herkesle olabilir. sonuca bakmak lazım yapan yapıyor yani.

para acaip şeytanlaştırılıyor bu toplumda bunu anlamıyorum. biri sixpack inden "daha çok" etkilenir biri kariyerinden biri yataktaki performansından biri vicdanından çok etkilenebilir. bu kimseyi tek boyutlu canlı yapmıyor yani emin olun kimse biriyle sırf parası sırf görünüşü sırf sex performansı için beraber değil. arada anlayamadığınız başka değişkenler varken evet sırf parasına adamla beraber oluyor demek içinizi rahatlamak için belki de keşke öyle birini ben bulsam ya da benim çalışmayan tembel sevgilim parayı bulsa da rahat etsem düşüncelerinin verdiği hınçtan ibaret bence.
yoksa kimse bu çift niye beraber, birbirinin dengi bile değil kesin kız adamı kullanıyor diye tribe girmez durduk yere.
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
taraflar denklerini bulsun yoksa hakir görünürler fakir erkek de fakir kızla evleniyor.
bizim bir akrabamız var çocuk hakim sevdiği kız da milletvekili kızı. ama aileler birbirini istemiyor. kimse demiyor bu çocuk hakim olmuş savcı olmuş pırlanta gibi diye varsa yoksa hamamönü'nde büyümüş olması kızın ise çankaya'da oran'da.
nitekim olmadı o iş.
bunun ablası da sınıf öğretmeni sevdiği çocuk anaokulu öğretmeni diye onu da istemediler.
erkek anaokulu öğretmeni olur mu dediler.
bu oldu ama arada çok uçurum olmadığından kabul ettiler alfkrkdk!
bedava sirke bedava sirke
(bkz: davul bile dengi dengine çalar)
(bkz: iki çıplak bir hamama yakışır)
(bkz: kör topal geçinmek)
gibi ata sözleriyle göze sokulmuş bir zorunluluktur. söz konusu bu zorunluluk günümüzde yeni oluşmuş bir durum değildir elbette tespit edebildiğimiz kadar geriye gittiğimizde karşımıza çıkan bir durumdur bu. üstelik sadece bizim kültürümüze ait bir olgu da değildir . ancak bizim kültürümüze ve geçmişimize dair çok net bilgiler mevcuttur 400-500 yıl öncesinin mahkeme kayıtlarına baktığımızda zengin zenginle fakir fakirle evlenir kaidesinin osmanlı'da da çok iyi bir şekilde örneklendirildiği görülmektedir. şer'i mahkemelerde tutulmuş olan tereke (miras kayıtları) bize aile yapısı hakkında net bilgiler sunmakta bunlardan biri de evlilik durumları. kayıtların tutuluş sistematiği her zaman aynıdır; adına kayıt tutulan kişi ismen belirtilir, ikamet ettiği mahalle belirtilir, vârisleri belirtilir, kaydın kimin istediği ile tutulduğu belirtilir ve mal varlığı dökümü ve değer biçme işlemi yapılır.

işlemin başında kişi tanıtılırken zengin ise (kadınlar için konuşuyorum) hanım, hatun, hanım efendi gibi unvanlar almasının yanında babası için; şeyh, efendi, bey, ağa, çelebi, hacı gibi unvanlar var ise evli olduğu kişide de ve kayın babasında da benzer unvanlar olduğu; eğer kadında herhangi bir "elitlik" belirten bir unvan yoksa kendi babasında, eşinde ve eşinin babasında da bu tip "elit" bir unvan olmadığı dikkat çekmektedir. yukarıda bahsi geçen saygınlık/zenginlik unvanlarına paralel olarak kişilerin tereke dökümlerinin miktarı küçük kasabalarda bile yarım milyon akçeye kadar çıkan kadınlar olduğu bilinmektedir. durumun sağlamasının yapıldığı bir diğer veri ise islâm hukukunda nikah akdinin şartı olan mihrdir. muaccel (önce ödeme, nikah akdi esnasında ödenen miktar para/altın) ve müeccel (sonraya bırakma [boşanma vs. durumlarda nafaka olması için]) [ mesela nikah için 100 akçe mihr belirlendiyse erkek 25 akçeyi evlenirken kadına peşin (muaccel) olarak verir bu paranın tüm tasarruf hakkı kadındadır, 75 akçe ise erkeğin üstünde borç olarak kalır boşanma ya da ölüm gibi durumda ayrı olarak kadına verilmek üzere sonraya (müeccel) bırakılırdı). kendisinde hanım, hatun, hanım efendi gibi unvanlar olan ve eşlerinde de saygınlık ve zenginlik belirten unvan olan kadınların tereke dökümlerinde yer alan mihr miktarları binlerce akçeyi bulurken (toplam değil, ayrı ayrı binlerce akçe) tereke dökümünden fakir olduğu anlaşılan kadınların mihrlerinin muaccel ve müeccel toplamları bin akçeye değil ulaşmak çoğu zaman binin yarısını bile karşılayamamaktadır. yani görülmektedir ki dede ve ninelerimiz zamanında çok net bir şekilde zengin zenginle fakir fakirle evlenmektedir zira mihr miktarı erkeğin ekonomik gücü ile doğru orantılı olacak şekilde hesaplanırdı.