farsça şarkılar

yüce dağ başında bir okulun öğrencisi yüce dağ başında bir okulun öğrencisi
farsça şarkılar iki grupta değerlendirilmelidir.
1. iranda yaşayan şarkıcıların şarkıları
2. yurt dışında yaşayan şarkıcıların şarkıları

ikinci grup iyi şarkılardır. fars müziğinin ezgilerini taşıtan çağdaş müziklerdir.

ama iranda yaşayan şarkıcıların müziği ise ayrı bir güzel gelmiştir her zaman. şöyle ki, kadın sesi yasaktır zaten. kadınlar bir kenara diyorlar. ger kalan erkek şarkıcıların da eli kolu bağlı. şarkılarının içerikleri kısıtlı, hükümet, allah, din, peygamber, sevgili. sevgili derken de azıcık ucundan versen değil tabi. seni severim, bana var vs. izin verilen teknik unsurlar kısıtlı. çoğu pop şarkısı bildiğimiz klavyeyle dıp tıs ritimleri üzerine yapılır. batı entrümanları yasak. iranda olmayanların işi kolay. kaçıyorlar ve yurt dışında özgürce müzik yapıyorlar. ama kalanlar bu şartlara rağmen müzik yapma derdinde insanlar. hafife alınmaması gereken insanlar. nasıl bir müzik aşkı olduğunun göz önüne alınması gereken insanlar. hem daha güzel bir yanı ise her gün canı sıkılan albüm de yapmıyor. işte o zaman türkiye'de bizlere komik gelecek soundlar iran şartlarına göre değerlendirildiğinde takdirle dinleniyor. ya da en azından ben bunu yapıyorum.

tek bir örnek teşkiletmek açısından:


doğunun yedinci oğlu doğunun yedinci oğlu
farsça şarkılar iki grupta değerlendirilmemelidir. zira bu ayrımı yapacak ne geçerli bir ortam ne de bol miktarda örnek vardır. bugün tahran sokaklarına salınsanız, her köşe başında hiç kimseden ve hiç bir şeyden çekinmeden hayedeh'in, googoosh'un, faezeh'in cd'lerini satan insanları görürsünüz. üstelik bunlardan rejimin de pek ala haberi vardır.

yurtdisinda yaşayan iranli şarkıcıların fars müziğinin ezgilerini taşıyan çağdaş müzikler yaptığını iddia etmek en basitinden sadece batının bize dayattığı ıranı görmek demektir ve cahillik alametidir. ıranda yaşayan ve batı enstrümanlarıyla müzik yapan muhsin namcu'yu, muhammed ısfahanıyı bile örnek vermek bu minvaldeki düşünceleri çürütmeye yeter.