feriştah

kowalski kowalski
mükremin'in edeleli gollarına hasta olan kadın. numan'dan bıkmış, her seferinde mükremin'le fenteziler alemine dalmış ama o güççük manav dükkanında aradığı mutluluğu bulamamıştır.
raıf efendi raıf efendi
ardık burama gadar gelmişti. buram neresiydi bilmiyordum. tek bildiğim buram buram terliyordum ve bir buhranın tam ortasındaydım. allahım bana noooluyordu? bir pşikolojiste mi gitseydim? pşikolojistin gappısında belirdigim anda hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlamıştım. yoh canım bu gadder de olamazdı. hem bir pşikolojistin niçin böyle edeleleri olsundu. yohsa bu bir filim idi de, pşikolojistin rolünü arnold şıtvayzeneger mi oynuyordu, bilemiyordum (kıvranarak) bilemiyordum bilemiyordum!
raıf efendi raıf efendi
feriştah: mükremin, kimdir bu?
mükremin: anlaşılan sizi taamüden tanıştırmak zorunda kalıcez. bu, feriştah yengemiz, bu da asuman. benim manitam oluyor kendisi.
feriştah: neyin oluyor?
mükremin: dalgam, davam, sevdalım.
feriştah: bunlar ne sevgisiz kelimeler mükremin? sen, sevda hücrelerini bununla mı etkisiz hale getiriyorsun? yazıklar olsun.
asuman: mükremin, ne diyor bu acayip kadın?
pich pich
feriştah: gocamdan ve tüm organlarından tiskiniyorum. zaten nasıl desem gocamın çalışan organları 3 ü geçmez. 3 ü geçse 4 de kesin durdururlar.yani tıbbi olarak izah edecek olursak numan a lokal anestezi de diyebiliriz.
grbzvrl grbzvrl
farsça ferişte'den gelen elçi, ulak anlamındaki söz. diplomatik ilişkilerde elçinin padişahı temsil etmesinden dolayı günümüzde atar yapma amaçlı söylenen deyimlerde kullanılır.
(bkz: feriştahı gelse)