fes

1 /
aqua aqua
şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık.*
aqua aqua
kılık kıyafete o kadar takmışız ki, bunu takmak gericilik, inek çobanlığı yapan katil kovboyların şapkasını takmak çağdaşlık olmuş. ama o başlığı geçip de altındaki beyni incelemek kimsenin aklına gelmez nedense.
kitty wu kitty wu
fas'ın 2. büyük şehri. "fas" adının kökeni. ispanya'dan göçen yahudilerin yerleşim yeri olan bir yahudi mahallesi bulunmaktadır. "medina" adı verilen dar sokaklı eski şehirde kaybolunduğunda çıkışın 6 ay bulunamadığı gibi rivayetler vardır.
easy company easy company
benim gözümde gelişi de gidişi de bir utanç kaynağıdır. osmanlıya ilk defa 1820'de sultan 2. mahmud han tarafından, annesi fransız asıllı nakşı dil valide sultan'ın baskıları ile, avrupa'ya uyum sağlamak adına getirildi. çok değil, 100 yıl sonra da gene avrupa'ya uyum sağlamak adına yasaklandı. gelişi de her ne kadar olaylı olsa da, gidişi kadar kanlı olmadı.

osmanlı ruhunu simgeleyen fesi yasaklayıp avrupa tarzı şapkayı türk toplumuna yerleştirmek mustafa kemal'in en başından beri planladığı birşeydi ve bunu usta bir taktikle yaptı. şapka devrimini ilk defa 1925 kastamonu ziyaretinde ilan etti. bu çok planlı bir hareketti. kastamonu halkı dinine ve geleneklerine bağlılığı ile biliniyordu. hatta çoğu tarafından yobaz bir şehir olarak tanımlanıyordu. atatürk şapka devrimini burada ilan ettiğinde iki olasılık vardı. avrupa tarzı şapka ya halk tarafından benimsenecek, ya da reddeliecekti. eğer kabul edilirse, kastamonuluların bile kabul ettiği birşey, reddedilirse ancak yobazların redettiği birşey olacaktı. dahası, kurtuluş savaşında kastamonu cephane sevkiyatının ana noktalarından birisiydi ve kastamonu halkı bu cephaneyi sırtında taşımıştı. mustafa kemal bu fedakar halkın bu konuda da kendisini destekleyeceğini düşünüyordu ve yanılmadı. kastamonu halkı aynı gün feslerini çıkarıp şapkalar almaya başladı.

türkiye'nin geri kalanında ise şapka o kadar kolay kabul edilmedi. kimisi bunu doğrudan dine, kimisi de kişisel özgürlüklere bir saldırı olarak görüyordu. nasıl şapka devrimi yanlıları fesi cumhuriyete ve laikliğe karşı bir tehdit olarak görüyorlardıysa, halk da şapkayı birkaç yıl önce uğruna canlarını vermeye gittikleri dinlerine karşı bir saldırı olarak görüyordu. nitekim ilk baş kaldırılar da görülmeye başladı. aynı dönemlere denk gelen kürt isyanlarını bastırmak için bölgeye gönderilen askeri birlikler hemen şapka takmayı reddedip fes takmakta direnenlere karşı görevlendirildi. aynı yıl cumhuriyetin temelinin atıldığı iller olan sivas ve erzurum'da şapka kanununu protesto eden ayaklanmalar çıktı. hemen şapka takmayı reddedenler için en hafifi 3 ay hapis, en ağırı idam olmak üzere cezalar çıkartıldı.

ilk cezalar 28 kasım'da erzurum'da uygulandı. 140 kişi halkı isyana teşvik veya şapka kanununa muhalefetten çezalandırıldı. bunlardan üçü idam edildi. bir ay sonra giresun'da iki kişi fes takmaya devam ettiği için hapis cezasına çarptırıldı. rize'de ise 8 kişi idam edildi. sonraki ocak ayında kahramanmaraş'da 16 kişi hapis, 6 kişi idam cezasına çarptırıldı. idam cezaları hemen ertesi gün uygulandı. bir ay sonra kayseri'de şapka aleyhinde konuşan 6 kişi 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. sivas'ta duvarlara asılan şapka karşıtı bir bildirinin yazarı idam edildi. şapka'ya direniş sadece halk arasında değildi ve orduda da görülüyordu. şapka karşıtı olduğu düşünülen subayların rütbeleri hemen sökülüyordu.

bütün bu baskılar şapka karşıtlarını sindirmek yerinde herşeyi daha çok alevlendiriyordu. ilerleyen aylarda toplu tutuklamalar, idamlar gündelik olaylar haline geldi. hatta ülkede fes üretimi, ithalatı ve ticareti de tamamen yasaklandı. bazı şehirlerde ise şapka sıkıntısı baş gösterdi. sırf bulundukları yerde şapka kalmadığı ve şapka alıp takamadığı için idam edilen insanlar oldu. 1930'da izmir'in menemen ilçesinde derviş mehmet isimli bir şeyh şapka karşıtı bir başka bir ayaklanma başlattı. ayaklanmayı bastırmaya çalışan kubilay isimli bir subay da dahil 9 kişi hayatını kaybetti. bu olayları bölgede olağanüstü hal ilanı ve 28 kişinin idamı takip etti. bunların arasında kubilay'ın ölümünü alkışladığı iddia edilen joseph isimli yahudi bir tüccar da vardı. idam edilirken ise yahudi tüccarın son sözleri yaşasın türkiye cumhuriyeti oldu.

1940'lara gelidiğinde yılda en az 600 kişi şapka takmayı reddetikleri için tutuklanır olmuştu. hatta cumhuriyet tarihinin belki de ilk fikir suçu kurbanı, şapka kanununun çıkmasından iki sene önce batı taklitçiliği ile ilgili yazdığı kitabı yüzünden idam edilen iskilipli atıf hoca olmuştur. üstelik daha önce yargılanıp berat ettiği halde tekrar yargılanıp idama mahkum edilip hemen ertesi gün asılarak.

sonuçta ne şapka taktığımız için ileri gittik, ne de fes taksaydık şu ankinden daha geride kalacaktık. bugün ise kimse ne fes takıyor, ne şapka takıyor. onca baskı, zulüm, ölüm boşuna mı oldu diye düşünmeden edemiyor insan.
yergöğü yergöğü
püskülünün istenilen şekilde kullanılamamasından dolayı içinden çıkılmaz işler için kullanılan "püsküllü bela" deyimini doğurmuş erkek başlığı.
tat mahal tat mahal
kaptanı derya hüsrev paşa nın kalyoncularına giydirdiği bu başlığı gören ikinci mahmud un 1828 yılında yayınladığı fes nizamnamesi ile osmanlı günlük hayatında kullanıma başlamıştır. nizamnameye göre fesin püskülünün düzgün olması zorunluluğu olduğu için her köşe başında püskül tarayıcılar bu işi meslek edinmiş ve bu yüzden fese "püsküllü bela" adı verilmiştir.
fesli adam fesli adam
önceleri kavuk takan konstantiniye halkına alıştırması pek zor olmuş,sonra benimseyince şapkaya gavur icadı deyip isyan çıkarmışlardır.
kavuktan fese geçerken de ''gavur icadudur istemezük'' demişlerdi.

ayrıca en güzeli vişne çürüğü rengidir.
bey efendi bey efendi
keşke hala kullanmaya devam etseydik , ne güzel olurdu.
batıda türklüğü simgeleyen bir hededir , tamamen bize özgü diyebiliriz.

ek bilgi : pakistanlılar halifeye bağlılıklarını belirtmek için fes takarlar imiş.
ek bilgi 2 : yunan askerleri (!) de kullanır fesin bir türünü.
(bkz: turks ve caicos adaları)
1 /